Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2999 K.2025/9843

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2999 📋 K. 2025/9843 📅 18.11.2025

2. Hukuk Dairesi         2025/2999 E.  ,  2025/9843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3278 E., 2025/198 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/51 E., 2022/768 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından ...davasının kabulü, kusur belirlemesi, tedbir nafakasının kaldırılması, yoksulluk nafakasının reddi, reddedilen tazminatlar, erkek lehine kabul edilen manevi tazminat yönünden; davalı-karşı davacı... vekili tarafından ise katılma yoluyla manevi tazminat miktarı ve tazminata faiz hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi hükmü davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tedbir nafakasının kaldırılması, yoksulluk nafakasının reddi, reddedilen tazminatlar, erkek lehine kabul edilen manevi tazminat yönünden, davalı-karşı davacı... vekili tarafından ise manevi tazminat miktarı ve tazminata faiz hükmedilmemesi yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. İstinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı "...boşanma davasının kabulü" yönünden istinaf yoluna başvurmayan davacı- karşı davalı kadın vekilinin bu yöne ilişkin temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı- karşı davalı kadın vekilinin "...boşanma davasının kabulüne" yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı- karşı davalı kadın vekilinin diğer yönlerden, davalı- karşı davacı... vekilinin tüm yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı- karşı davacı... vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Boşanmanın fer'î niteliğindeki tazminatlar boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren muaccel (istenebilir) hale gelir. Faiz talebi varsa, belirtilen tarihten geçerli olarak faize hükmedilmesi gerekir. ...manevi tazminat için faiz talebi bulunduğu halde İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan manevi tazminata kararın kesinleşmesinden itibaren faize hükmedilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın ilgili bent yönünden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı- karşı davalı kadın vekilinin "...boşanma davasının kabulüne" yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,
2.Davacı- karşı davalı kadın vekilinin sair, davalı- karşı davacı... vekilinin tüm temyiz itirazlarının esasının incelenmesine gelince;
a.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı- karşı davacı... vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
b.Davalı- karşı davacı... vekilinin "lehine hükmedilen manevi tazminata faiz uygulanmamasına" yönelik temyiz itirazının kabulü ile bu yöne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine 6. bent olarak; "6-Davalı-karşı davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE'' bendinin eklenmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz eden ...ye yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.