Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/4041 K.2025/7682

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4041 📋 K. 2025/7682 📅 23.09.2025

2. Hukuk Dairesi         2025/4041 E.  ,  2025/7682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/562 E., 2025/75 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki istinaf incelemesinden geçen davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, kadın lehine kabul edilen maddi tazminat ve yoksulluk nafakası, velâyet, kişisel ilişki süreleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye usuli müktesep hak veya usule ilişkin kazanılmış hak denir. Usule ilişkin kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan Mahkeme, bununla bağlıdır.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usule ilişkin kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usule ilişkin kazanılmış hak gerçekleşebilir (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak), Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, No 351, 1974, s. 395 vd.).
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda; davacı-karşı davalı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl boşanma davasının reddine, karşı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine, kadının tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası taleplerinin kabulüne, kadının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, kararın erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce davacı-karşı davalı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İşbu kararın da erkek vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 18.04.2024 tarihli ilamı ile davacı-karşı davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, tanık olarak dinlenen tarafların ortak çocuğu ..'in beyanlarından kadının erkeğe tartışmalar esnasında "salak, aptal" şeklinde hakaret içeren sözler söylediği ispatlanmış olup davalı-karşı davacı kadının erkeğe hakaret ettiği ve bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiği, bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabit olduğu, olayların akışı karşısında davacı-karşı davalı erkeğin dava açmakta haklı olduğu ve erkeğin davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile erkeğin davasının reddi doğru bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının erkek yararına bozulmasına, bozma sebebine göre her iki boşanma davası ve fer'îleri konusunda yeniden karar verilmesi zorunlu hale geldiğinden davacı-karşı davalı erkeğin diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda uyulan bozma ilamı uyarınca erkek tarafından açılan asıl boşanma davasının da kabulüne karar verilmek suretiyle her iki dava ve fer'îleri yönünden hüküm kurulması gerekirken bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda son hükümde tekrardan, asıl davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu ve İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduğu halde, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmış olup hükmün münhasıran bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre her iki boşanma davası ve fer'îleri konusunda yeniden karar verilmesi zorunlu hale geldiğinden davacı-karşı davalı erkeğin diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.