Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/10321 K.2023/6225
1. Hukuk Dairesi 2021/10321 E. , 2023/6225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/79 E., 2021/320 K.
DAVA TARİHİ : 18.06.2014
HÜKÜM : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ... ili,...ilçesi, ... Mahallesinde ekli krokide gösterilen yaklaşık 1.500 m2. miktarlı tescil harici taşınmazı 1986 yılında satın aldığını, o tarihten beri davasız ve aralıksız olarak malik sıfatı ile kullandığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya kamunun yararlandığı veya özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olmadığını ileri sürerek adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
3.Dahili davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2014/325 E. 2015/761 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.12.2018 tarihli 2016/4646 E. 2018/8256 K. sayılı kararıyla, yasal ilanlar yapılması için sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, zilyetliğin başlama ve bitiş tarihlerinin tespit edilmediğini, imar ve ihyanın tamamlanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zilyetliğin hangi tarihte başladığının kesin olarak tespit edilmediğini, dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü, 17 inci; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 713/1 inci, 2863 sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Kadastro sonucunda, ... ili,...ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu yer tescil harici bırakılmıştır.
2. Mahkemece, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
3. Geri çevirme sonucu getirtilen kayıtlardan; Kültür ve Turizm Bakanlığı ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 29.09.2023 tarih ve 4248100 sayılı yazısı ile çekişmeli taşınmazın tespit ve tescili tamamlanmış herhangi bir sit veya taşınmaz kültür varlığı kaydının olmadığı ve koruma alanı içerisinde kalmadığı belirtilmiştir....Belediye Başkanlığının 03.10.2023 tarih ve 46073 sayılı yazısı ile çekişmeli taşınmazın "...1/1000 ölçekli Uygulama Planı...Kilisesi, ... ve Eski...Mezarlığı 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ve Etkileşim Geçiş Sahası sınırları içerisinde kalmakta olup 13.02.2018 tarih ve 073 sayılı ... Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararıyla onaylandığı, ... İli,...İlçesi, ... ili,...ilçesi, Yeni Cami Mahallesi, 426 ada 1 parselin doğusunda bulunup “Özel Proje Alanı” olarak planlandığı..." belirtilmiştir....Belediyesinin cevabı ile Kültür Turizm Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün cevaplarının birbiri ile çeliştiği açıktır.
4. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece;...Belediye Başkanlığının çekişmeli taşınmazın 1. derece arkeolejik sit alanında kaldığına dair yazısı da eklenerek çekişmeli taşınmazın sit alanı içerisinde kalıp kalmadığı, kalıyor ise sit alanının nevi ve derecesi ile sit haritası bulunup bulunmadığı hususları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünden sorulup varsa getirtilmelidir. Ayrıca dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait ve üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları temin edilmeye çalışılarak dosya içerisine alınıp dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra fen bilirkişisi, ziraat bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotoğrametri uzmanı, harita mühendisi ve arkeolog bilirkişi eşliğinde keşif yapılmalı, fen bilirkişisi ve arkeolog bilirkişi aracılığıyla bölgeye ait sit haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak yöntemince uygulanmalı; taşınmazın arkeolojik sit alanı içinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli; kalıyor ise derecesi ve taşınmaz üzerinde 1. grup olarak tescil edilmiş kültür ve tabiat varlıkları bulunup bulunmadığı hususları incelenmeli; bilirkişilere denetime elverişli şekilde rapor ve kroki tanzim ettirilmeli, yapılacak değerlendirmede 2863 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarının iktisabının mümkün olmadığı göz önünde bulundurulmalı; çekişmeli taşınmazın bu nitelikteki sit alanı içerisinde kalmadığının belirlenmesi halinde ise davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti bakımından yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan üç kişilik yerel bilirkişi kurulu belirlenmek suretiyle mahallinde yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli; 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümlerinin eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsünü, taşınmazların imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazlar üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazların kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş sınırları kabaca işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş ve önceki bilirkişinin kanaatlerini irdeleyen ayrıntılı rapor alınmalı; fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir içerikte rapor alınmalı; ortaya çıkacak sonuca göre davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde belirlenen norm sınırı gözetilip iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmaz imar planı kapsamında ise imar planı onay tarihinden önce, imar planı kapsamı dışındaysa dava tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü ve 17 inci maddesinde öngörülen koşulların davacı yararına gerçekleşmiş olup olmadığı saptanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, değinilen hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Yerel Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde Belediyeye iadesine;
Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.