Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6105 K.2025/2834
2. Hukuk Dairesi 2024/6105 E. , 2025/2834 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/762 E., 2024/1413 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Terme 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2022/254 E., 2023/326 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili, kusur belirlemesi, erkek yaranına hükmedilen tazminat ile velayet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Velayet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken ... ilke, çocuğun "üstün yararıdır" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme md.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi md.1; TMK md.339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu md.4/b). Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Dosya kapsamında anne yanında talimat yoluyla alınan 11.05.2023 tarihli sosyal inceleme raporunda ortak çocukların anne yanında kalma konusunda ısrarlı ve istekli oldukları, kaldıkları yerden ayrılmak ve düzenlerini bozmak istemedikleri, çocukların anne bakımında olmaktan dolayı ihmallerine ilişkin bir durumun da tespit edilemediği, davalı annenin ailesinin de desteği ile velayet sorumluluğunu üstlenebileceği, ortak çocukların velayetlerini üstlenmeye engel bir hali olmadığı, ancak tek taraflı yapılan görüşme neticesinde velayet ve kişisel ilişki hususunda net bir kanaat bildirmenin mümkün olmayacağı yönünde tespitlerin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, babanın yaşadığı ortamda inceleme yapılarak hazırlanan 31.07.2023 tarihli sosyal inceleme raporunda ise ortak çocuk ...'in davacı baba yanında, diğer çocukların davalı anne yanında yaşadıkları, davacı baba ...'ın yaşı ve gelişim düzeyi dikkate alındığında; güvenli bir aile ortamında tutarlı bakım ve psikolojik doyum unsurlarına ihtiyacı olan küçüklere bakabilecek ve bu velayet sorumluluklarını yerine getirebilecek ruhsal ve fiziksel olgunlukta olduğu, bu konuda üst düzeyde aile desteğinin de mevcut olduğu, küçüklerin öz kardeşleri ile birlikte sağlıklı sıcak bir aile ortamında ebeveynleri arasında yetişmesinin de yararlı olacağı yönünde görüş bildirmesinin yanında dosyada ki mevcut belgeler de düşünüldüğünde küçüklerin davacı anne yanında iken ihmale açık bir yaşantısal risk faktörlerinin daha yoğun olduğunun da düşünüldüğü belirtilerek görüş bildirilmiştir.
Sosyal inceleme raporlarında çocukların üstün yararları uyarınca araştırma ve inceleme yapılması gerekmekte olup boşanma davasına yönelik ve çocukları ilgilendirmeyen delillerin değerlendirmesi yapılarak rapor hazırlanması doğru değildir.
Dosya arasında mevcut bu iki rapor birlikte değerlendirildiğinde, her iki ebevynin de velayet sorumluluğunu alabilecek durum ve isteklilikte olduğu, anlaşılmaktadır. Ortak çocuklardan 25.06.2009 doğum tarihli ...’in baba yanında olduğu, 25.06.2009 doğum tarihli İlayda ve 26.09.2014 doğum tarihli ... ...’in ise anne yanında kaldıkları ve eğitimlerine bu ebeveynlerin yanında devam ettikleri anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece her bir ebeveynin yaşadığı yerde üç kişilik uzman heyetinden her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; gerektiğinde idrak çağında bulunan çocukların da yeniden dinlenerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çocukların üstün yararları uyarınca velâyeti konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu hususta eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının, velâyet düzenlemesi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının velâyet düzenlemesi yönünden BOZULMASINA,
3.Davalı kadının bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.