Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/6817 K.2025/2743

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/6817 📋 K. 2025/2743 📅 17.03.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/6817 E.  ,  2025/2743 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1018 E., 2024/1133 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/235 E., 2023/207 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, davanın kabulü ve velayet yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin ise aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Velâyet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir.(Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 3 üncü madde; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi 1 inci maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 339 uncu maddesinin birinci fıkrası, 343 üncü maddesinin birinci fıkrası, 346 ncı maddesinin birinci fıkrası). Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar veren makamındaki kişinin de aynı yönde vermesi gereken karar; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır.
Velâyet kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle, yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir ve Mahkemece re'sen dikkate alınır. Mahkemece tarafların sundukları delillerle yetinmeyerek re'sen araştırma yapıp her türlü delili değerlendirerek çocukların üstün yararına uygun bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca 4721 sayılı Kanun'un 347 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hakim, çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş kalırsa çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya kuruma yerleştirebilir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3 ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Velâyet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir.
Somut olayda; Mahkemece tarafların ortak çocuklarının velâyeti anne ve babadan kaldırılarak ortak çocuklara vasi atanması yönünde ihbarda bulunulmuş ise de; 4721 sayılı Kanun'un 347 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortak çocukların bir aile yanına veya kurama yerleştirip yerleştirilmeyeceği konusunda bir karar verilmemiştir. Dosya kapsamında tarafların ortak çocuklarının halen nerede yaşadıkları konusunda da açık bir bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca dosya içeriğine kazandırılan tek uzman tarafından alınan sosyal inceleme raporunun da velâyet yönünden hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, velâyet düzenlemesi yapılırken çocuğun üstün yararının belirlenmesi amacıyla psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı uzmanlarından oluşan bir heyet aracılığı ile anne, baba ve ortak çocukların bulunduğu yerde araştırma ve inceleme yapılarak, her iki ebeveyn ve ortak çocuklarla görüşülmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına göre çocukların sağlıklı gelişimi için velâyetin anne veya babadan birine bırakılıp bırakılamayacağının, velâyetin anne veya babadan birine bırakılamaması halinde 4721 sayılı Kanun'un 347 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortak çocukların yerleştirileceği yerde belirlenmek ve ilgili Sulh Hukuk Mahkemesine ortak çocuklara vasi atanması hususundan da ihbarda bulunmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının velayet düzenlemesi yönünden BOZULMASINA,
2.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.