Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4038 K.2025/1461

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4038 📋 K. 2025/1461 📅 13.02.2025

2. Hukuk Dairesi         2024/4038 E.  ,  2025/1461 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/620 E., 2023/1674 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2017/764 E., 2021/10 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kadının davasının reddi, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, erkek lehine takdir edilen maddî ve manevî tazminat ile iştirak nafakası miktarı ve ziynet alacağının reddi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise onur kırıcı davranış ve pek kötü muamele nedeniyle açılan davanın reddi, velayet, iştirak nafakasına hükmedilmesi, maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1.Davacı-davalı kadın vekilinin reddedilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen ziynet alacağı bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu hale göre davacı-davalı kadın vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.
2.Erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki (b), davacı-davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki (c) bendi dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı erkek yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
c.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre velayetleri anneye verilen ortak çocuklar Ekin Su ve Cemre yararına takdir edilen iştirak nafakaları azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun’un hakkaniyet ilkesi ile ilgili 4 üncü maddesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı-davalı kadın vekilinin reddedilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının velayetleri anneye verilen ortak çocuklar lehine hükmedilen iştirak nafakaları ile erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının iştirak nafakalarının miktarı yönünden kadın yararına, maddi ve manevi tazminatların miktarı yönünden ise erkek yararına BOZULMASINA,
4.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.