Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1001 K.2025/1163

🏛️ 2. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1001 📋 K. 2025/1163 📅 10.02.2025

2. Hukuk Dairesi         2025/1001 E.  ,  2025/1163 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1778 E., 2024/1892 K.
DAVA TÜRÜ : Soybağının reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/442 E., 2023/446 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava, koca tarafından açılan soybağının reddi davasıdır. İlk Derece Mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda davanın kabulüne ve soybağının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve bu konuda yeniden hüküm kurulmasına, davacının açtığı soybağının reddi davasının reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
Soybağının reddi davasında, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı hususunda ve davanın temellendirilmesinde belirleyici olan “öğrenmenin”, ne zaman gerçekleştiği noktasında şüphenin öğrenme açısından yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Yerleşik Yargıtay uygulamalarında, yargılama dışında elde edilmiş babalık raporlarına özellikle hak düşürücü süre niteliğindeki dava açma süresinin öğrenme tarihinden itibaren başlaması bakımından dikkate alındığı görülmekte yani öğrenmenin yargılama dışı babalık testi ile gerçekleşmesi anında hak düşürücü sürenin başlayacağı kabul edilmektedir. Sonuç olarak, bir çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki şüphe öğrenme açısından yeterli kabul edilemeyecektir.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, davacının çocukların kendisinden olmadığını bildiği kabul edilmişse de, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere şüphe öğrenme anlamına gelmeyeceğinden, boşanma davasında DNA incelemesi yapılmadığından davacı ile çocuklar arasında kurulan soybağının kesin ve inandırıcı delille çürütülmesi de söz konusu olmayacaktır. Soybağının reddi davası yönünden hak düşürücü süreyi düzenleyen 289 uncu maddedeki sürenin başlangıcı mahiyetindeki "öğrenme" olgusunun henüz gerçekleşmediği anlaşılmakla, mahkemece süresi içinde açılan soybağının reddi davasının DNA testinin sonucu dikkate alınarak kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın hak düşürücü süreden reddi doğru görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.