Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4681 K.2025/1204
2. Hukuk Dairesi 2024/4681 E. , 2025/1204 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/287 E., 2024/558 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/1283 E., 2022/885 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, maddî ve manevî tazminat ile Adli Tıp Kurumundan rapor alınmaması yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının d bendi) olup, bu husus kamu düzeniyle ilgilidir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (6100 sayılı Kanunu'nun 115 inci maddesinin birinci fıkrası) Kadının tüm yargılama aşamalarında erkeğin demans hastası olduğunu beyan ettiği ve Kocaeli Devlet Hastanesi'nin 25.04.2022 tarihli tek hekimli raporunda erkeğin dava ehliyetinin bulunduğu rapor edildiğinden İlk Derece Mahkemesince alınan rapor yeterli görülerek karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya arasına alınan tek hekimli rapor, erkeğin taraf ehliyetine sahip olup olmadığı hususunda yeterli değildir. Mahkemece, davalı erkeğin vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği, diğer bir ifade ile dava ve taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmadan hüküm kurulduğu belirlenmiştir. Buna göre varsa daha önceki tedavi evrakları ile birlikte davacı erkeğin Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405 inci maddesi ve 6100 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğine ilişkin İhtisas Dairesinden rapor alınıp, bu hususun bir ön sorun sayılması sonucuna göre yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Bozma sebebine göre davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.