Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3678 K.2025/5469

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3678 📋 K. 2025/5469 📅 19.11.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/3678 E.  ,  2025/5469 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/51 E., 2025/227 K.
Taraflar arasındaki davalı doktorun özen yükümlülüğünü ihlali ve gerekli müdahalenin gecikmesi nedeniyle davacı küçük ... beyin felci geçirmesine sebebiyet verildiği iddiasıyla açılan asıl ve birleşen maddi ve manevi tazminat davalarında; Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair 09.12.2014 tarihli kararı; davalılar vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)13. Hukuk Dairesinin 28.06.2016 tarihli, 2015/12242 E., 2016/15688 K. sayılı kararıyla "...Dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemece maddi tazminatın hesaplanması için bilirkişi raporu alındığı görülmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 266. maddesine göre, Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Aynı Kanun’un 267. maddesi uyarınca, Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür.
Uyuşmazlığın çözümünde, bilimsel teknik inceleme gerektiği açıktır. Ne var ki mahkemece, bir adli tıp uzmanı ve bir hukukçu bilirkişi heyetinden rapor alınarak hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda, davalının itirazları karşılanmamıştır. Yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulamaz.
Davalının itirazları da gözetilmek suretiyle, konusunda uzman üç kişilik aralarında aktüerya, tıbbi bilirkişi ve davaya konu olay ile ilgili uzmanlığı bulunan bilirkişilerden teşekkül eden yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, bu heyetin hazırlayacağı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor sonucuna uygun karar verilmesi.." gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına karşı davacıların karar düzeltme istemi Yargıtay (Kapatılan)13. Hukuk Dairesinin 07.02.2018 tarihli, 2016/26939 E., 2018/1413 K. sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
Bozma ilamına uyan Mahkemenin kusur ve illiyet bağı ispatlanamadığından asıl ve birleşen davaların reddine dair 10.10.2023 tarihli kararı; Dairenin 04.06.2024 tarihli ve 2024/336 E., 2024/1825 K. sayılı ilamıyla; "Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamının maddi tazminatın hesaplanması için alınan bilirkişi raporuna ilişkin olduğu, davalının itirazları da gözetilmek suretiyle, konusunda uzman üç kişilik aralarında aktüerya, tıbbi bilirkişi ve davaya konu olay ile ilgili uzmanlığı bulunan bilirkişilerden teşekkül eden yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, bu heyetin hazırlayacağı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, bozmada belirtilen şekilde heyet teşekkül ettirilerek ve davalıların maddi tazminat hesabına ilişkin rapora itirazları da dikkate alınarak davacıların maddi zararlarının hesaplanması gerekirken, mahkemece bozma kapsamı dışına çıkılarak ve davacılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek, davalıların eylemleri ile sonuç arasında illiyet bağının olup olmadığı hususunda yeniden rapor alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuş; bu kez bozma ilamına karşı davalılar vekillerinin karar düzeltme istemi Dairenin 10.12.2024 tarihli, 2024/3757 E., 2024/4227 K. sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan)13. Hukuk Dairesinin 28.06.2016 tarihli, 2015/12242 E., 2016/15688 K. sayılı bozma ilamının aktüerya raporu alınması gerektiği yönünde yorumlanmadığı, illiyet bağının kesinleşmediği ve bu yönde usuli kazanılmış hak oluşturmadığı gerekçesiyle verilen direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Yargıtay (Kapatılan)13. Hukuk Dairesinin 28.06.2016 tarihli, 2015/12242 E., 2016/15688 K. sayılı ilamının davalı tarafın hüküm altına alınan tazminat tutarlarına ilişkin temyiz itirazları gözetilerek maddi tazminat hesabına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünde olduğu, bozma ilamının kapsamı aktüer bilirkişinin de yer aldığı heyet aracılığıyla maddi tazminatın hesaplanmasına ilişkin olmakla bozma ilamının kapsamı dışında kalan illiyet bağı bakımından davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bozmaya uyan mahkemece illiyet bağı ve kusur bulunmadığından bahisle davanın reddine dair verilen karar ile davacılar lehine bozma ilamı ile ortaya çıkan usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiği ve bu açıklamalar ışığında Dairemizin bozma ilamının yerinde olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.