Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2098 K.2025/5368
3. Hukuk Dairesi 2025/2098 E. , 2025/5368 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/995 E., 2025/342 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/88 E., 2023/550 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... İli ... İlçesi ... Mahalle 1 71... ada 19 parsel 2.556,13 m² alanlı arsa vasıflı taşınmazın davacı, davalı ve dava dışı... .... babaları ...'ndan miras kaldığını ve her bir tarafın 1/3 oranında pay ve hak sahibi olduğunu, dava dışı kardeş... ..., gayrimenkuldeki 1/3 hissesini 3. kişiye satması üzerine davacı ve davalı tarafça (Eski ... 4. AHM) ... Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/715 E. sayılı dosyası ile şufa hakkına dayanarak dava ikame ettiklerini ve dava sonunda hissenin 1/2 pay ile eşit olarak davacı ve davalı adına kayıt ve tesciline karar verildiğini, ancak şufa hakkının kullanıldığı dava dışı ...hissesi üzerinde dava dışı ...borcundan dolayı haciz bulunduğundan söz konusu gayrimenkul hissesinin hacizli olarak tescil edilebildiğini ve dava dışı haciz alacaklısınca ... Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2010/1382 E. sayılı dosyasından gayrimenkulün icra kanalıyla satışa çıkarılması üzerine davacı ve davalı yanın aralarında anlaşarak dosya borcunun davacı tarafından ödenmesini kararlaştırdıklarını ve icraya yapılacak ödeme karşılığında ise davalı yanın gayrimenkulün satılması halinde satış bedelinden veya gayrimenkulün kat karşılığı verilmesi halinde ise hissesine düşen kısımdan 250 m²'ye tekabül eden kısmının davacıya verilmesi konusunda mutabık kaldıklarını, bu hususta davacının oğlu ... ... tarafından davalıya iletilen e-postada icra satış dosyasının dosya borcunun tamamının davacı yanca kapatılacağı, davacı ve davalı tarafça yapılan davadışı 1/3 hissenin şufa hakkı için Asliye Hukuk Mahkemesine yapılan ödemenin neye tekabül ettiği açıklanarak, davalının bu şartlarla davacının tüm borcu ödemesine onay verip vermediğinin sorulduğunu ve davalı tarafından bu beyana şifahi olarak onay verilmesi üzerine davacı adına davacının eşi dava dışı ... ...'ın ... Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2010/1382 E. sayılı dosyasına 1.126.155,57 TL ödeme yaparak 10.01.2014 tarihinde satış işlemlerinin düşürülerek haczin kaldırıldığını, gayrimenkulün satılması veya kat karşılığı verilmesi için davacı ve davalı taraflarca çeşitli çalışmalar yapılmışsa da söz konusu arsa üzerinde natamam binanın bulunması sebebiyle sürecin birkaç yıl uzadığı ve nihayetinde 2017 yılında kat karşılığı inşaat için bir müteahhitle anlaşılması üzerine, taraflar borcun ödenmesinin şartlarını bu defa yazılı olarak taraf vekilleri aracılığı ve imzalarıyla sözleşmeye bağladıklarını, sözleşmenin (1.2.) maddesi ile dava dışı ...hissesine dair şufa hakkı kullanılırken ortaya çıkan satışın düşürülüp haczin kaldırılması için ödenen bedele dair davalının davacıya kendi hissesinden 200 m² vermesinin kararlaştırıldığı, ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle davadışı müteahhitin yükümlülüklerini yerine getirememesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini ve bu kat karşılığı verilememesi üzerine söz konusu gayrimenkulün ancak 06.11.2020 tarihinde 3. kişilere 14.400.000,00 TL bedelle satışının gerçekleştiğini ve gayrimenkul satım bedelinin aynı gün hem davacı hem de davalı yanca tahsil edilmesine karşın davalının yazılı olarak kabul ettiği ve davacıya ayni olarak vereceğini beyan ettiği 200 m²'nin değeri davalı yanca ödenmediğini ve satış yapılması halinde ödeme yapılacağına dair sözü de davalı tarafından yerine getirilmediğini, davalının yazılı olarak kabul ettiği ve davacıya ayni olarak vereceğini beyan ettiği 200 m²'nin değerinin satış tarihi olan 06.11.2020 tarihi itibariyle 1.126.703,00 TL olduğunu, davalı/borçlu ile davacı arasında öncelikle şifahi olarak yapılan akabinde yazılı anlaşmaya dönen şufa hakkının kullanıldığı ... İli ... İlçesi ... Mahalle 1 71... ada 19 parsel 2.556,13 m² alanlı arsa vasıflı taşınmaz üzerinde bulunan haczin kaldırılması için davalı adına da davacı yanca ödenen bedelin davacıya ödenmemesi nedeni ile davalıya ... ... Noterliğinin 15.12.2020 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilerek borcun 5 gün içinde ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya 16.12.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın davacıya herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhinde 14.01.2021 tarihinde ... Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2021/483 E. sayılı icra takip dosyası ile 1.126.703 TL asıl alacak, 355.000,00 TL işlemiş faiz sebebiyle icra takibi başlatıldığı, ancak takibe borçlu vekili tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusunun %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatın hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; icra takibine itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere, ödeme emrinde borcun sebebi olarak “Asıl Alacak 1.126.703,00 TL” şeklinde yazılmış olup borcun hangi sebepten kaynaklandığının yazılmadığını, borcun bir senetten mi sözleşmeden mi sebepsiz zenginleşmeden mi yahut haksız fiilden mi kaynaklandığının (tarihi de belirtilmek suretiyle) ödeme emrinde belirtilmesinin hukuken gerekli ve zorunlu olduğunu ve bu durumda takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebi gösterilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davada tarafların birlikte malik bulundukları ...'daki bir adet arsa vasıflı taşınmaz üzerinde, şufa davasından önce dava dışı... ...'nun borcu nedeniyle haciz şerhi bulunması nedeniyle icra dosyasına dava dışı ... ... tarafından 09.01.2014 tarihinde ödenen (takriben 1.126.000,00 TL) bedel ile ilgili davacı tarafından talepte bulunulduğunu ve dolayısıyla mezkur ödeme ile ilgili davacının aktif dava ehliyeti ve taraf sıfatı bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazda bulunan takyidatların davacının yaptığı ödeme sonrasında kaldırıldığı, davalının, davacı tarafından yapılan ödeme nedeniyle taşınmazdaki yarı hissesi oranında ödemenin yarısı kadar borçlandığı, taraflar arasında düzenlenen adi yazılı sözleşmeyle bu borcun tasfiyesinin amaçlandığı, tasfiyenin gerçekleşebilmesi için kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasının zorunlu olduğu; ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmeyerek taşınmazın dava dışı kişilere satılarak devredildiği, bu nedenle ifa amacıyla düzenlenen sözleşmenin etkisiz hale geldiği, davalının davacı tarafından yapılan ödeme nedeniyle yarı oranında sorumluluğunun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre devam ettiği, davalının davacıya 563.067,78 TL borçlu olduğu, alacak hakkının varlığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ... Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2021/483 E. sayılı icra takibine yaptığı itirazın 563.067,78 TL asıl alacak ve 1.943,00 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, davalı adına yapılan ödeme nedeniyle ileride davacıya geri ödenecek bedelin diğer kardeşe nasıl ve hangi oranda ödeneceğinin 09.01.2014 tarihli maille belirlendiğini, bu hususta taraflar arasında şifahi bir uzlaşma sağlandığını, bu uzlaşmanın daha sonra 12.07.2017 tarihli anlaşma ile yazılı hale getirildiğini, tanıklarının dinlenmediğini, 12.07.2017 tarihli sözleşme incelendiğinde bu sözleşmenin kat karşılığı inşaat sözleşmesine herhangi bir şekilde bağlanmadığının, şifahi olarak uzlaşılan borcun tasfiyesi için tamamen bağımsız olarak hazırlanan bir sözleşme olduğunun açıkça görüldüğünü, bu sözleşmenin aynı zamanda borç ikrarı niteliğinde olduğunu, Mahkemece faizin hatalı hesaplandığını, icra inkar tazminat taleplerinin de kabulü gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; ödeme emrinde borcun sebebinin gösterilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davada aktif ve pasif husumet ehliyetinin olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin taraflarca feshedildiğini, dolayısıyla taraflar arasındaki adi yazılı sözleşmenin de hükümsüz kaldığını, şufa bedelinin ½'lik kısmının müvekkili tarafından ödendiğini, davacının müvekkil adına ödediği bir şufa bedelinin söz konusu olmadığını, kötü niyet tazminat taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı adına yapılan ödemenin iadesi talebine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle dava dosyasının incelenmesinde 14.01.2021 tarihli takip talebinde asıl alacağın ve takibin dayanağının gösterildiği, söz konusu takip talebinin ve borcun dayanağı belgelerin davalı tarafa icra dosyasında tebliğ edildiği, borcun sebebi ve dayanağının gösterilmesi nedeniyle usule uygun olarak icra takibinin başlatıldığı, taraflar arasında imzalanan 12.07.2017 tarihli sözleşmenin dayanağı olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiği, 12.07.2017 tarihli sözleşmenin bu anlamda hüküm ifade etmeyeceği, davacının davalı hissesine düşen bedel için davalı adına da hacizlerin kaldırılması için ödeme yaptığının sabit olduğu, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının kötü niyetli olmadığı, davacının davalı adına ödediği bedeli yasal faizi ile talep edebileceği anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesince; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını Mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Dava dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça davacının kendi adına yapmış olduğu ödemeyi tespit edebilir durumda olduğu, icra inkar tazminatının yasal koşullarını taşıdığı anlaşıldığından davacı tarafın inkar tazminatı talebinde bulunması üzerine Mahkemece, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, davacının bu talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi hükmü gereğidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine de yer alan "563.067,78 TL'nin %20'si oranındaki 112.613,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.