Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2016 K.2025/5367

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2016 📋 K. 2025/5367 📅 17.11.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/2016 E.  ,  2025/5367 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2038 E., 2025/917 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/105 E., 2023/161 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalı Belediyenin mülkiyeti kendisine ait olan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 742 ada, 16 parselde kayıtlı taşınmazı ihale yolu ile müvekkillerinden ...'na sattığını, 07.01.2013 tarihinde tapuda tescil ettirdiğini, söz konusu taşınmazın 02.08.2016 tarihinde de müvekkili ... tarafından diğer müvekkili ...'ye devredildiğini, yapılan satış ve tapu devir işlemlerinden çok sonra davalı ... tarafından müvekkillerinin aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/364 E. sayılı dosyası ile yolsuz tescil hükümlerine istinaden tapu iptal ve tescil talepli dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmazın davalı ... adına tesciline karar verildiğini, söz konusu kararın 15.10.2020 tarihinde kesinleştiğini, davada davalı Belediyenin encümen kararının İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, bu sebeple de satış işleminin yolsuz hale geldiğinin belirtildiğini, zarara uğradıklarını, Yargıtay içtihatlarında ve öğretide taşınmazın rayiç değerinin ödenmesi gerektiği yönünde karar verildiğini belirterek davanın kabulü ile ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 7 42... parselde kayıtlı taşınmaz bedeli karşılığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.250.000,00 TL maddi tazminatın 15.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacıların davasının ve talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacılardan ... ile müvekkili Belediye arasında herhangi bir satış ilişkisi kurulmadığını, davanın ... yönünden aktif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, satış işleminin dayanağı meclis kararının iptali ile satış işleminin artık geçersiz hale geldiğini, geçersiz sözleşmelerde de tarafların yalnızca karşılıklı olarak verdiklerini geri alma hakkına sahip olduklarını, davacı tarafça talep edilen bedelin de fahiş derecede yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 1.216.250,00 TL tazminatın 15.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; bilirkişi raporunda benzer mahiyetteki taşınmazların güncel sürüm değeri (sahibinden.com vb. site üzerinden sunulan ilanlar) ile resmi satış bedelleri kıyaslama yapılarak değerleme yapılması gerekirken bu yönde hiçbir kıyaslama yapılmadığını, bilirkişi raporunda yapılan hesaplama ile dava konusu taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş surette farklılık bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesinin eksik ve hatalı hesaplamaya dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurmasının müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; davacılardan ... ile müvekkil Belediye arasında herhangi bir satış ilişkisi kurulmadığını, davacı ...'in dava konusu taşınmazı diğer davacı ...'ndan satın aldığını, müvekkili Belediye ile arasında herhangi bir satış ilişkisi bulunmaz iken tazminat davasını müvekkil Belediyeye yöneltmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple ... bakımından davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, bir an için bedel talebi ile müvekkili Belediyeye başvurulabileceği düşünülse dahi, bu talebin ... tarafından ve kendisinin ihalede ödediği bedel ile sınırlı olarak ileri sürülebileceğini, zira satış işleminin dayanağı meclis kararının iptali ile satış işleminin artık geçersiz hale geldiğini, geçersiz sözleşmelerde de tarafların yalnızca karşılıklı olarak ancak verdiklerini geri alma hakkına sahip olduklarını, bir an için taşınmazın rayiç değerine hükmedilebileceği düşünülse dahi, hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Belediye tarafından ihale ile gerçekleştirilen taşımaz satışının Mahkeme kararıyla iptali nedeniyle ödenen rayiç bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalı ... tarafından yapılan ihale sonucuna göre dava konusu taşınmazlar, tapu sicil memuru huzurunda yapılan sözleşme ile Türk Medeni Kanunu’nun 706, Türk Borçlar Kanunu’nun 237 ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerine uygun olarak davacı ...'na satılmıştır. Satış tarihi itibarıyla tapuda satımı engelleyen veya taşınmazların niteliği ile ilgili herhangi bir şerh de bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, yapılan satımın geçerli bir satım olduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre, başlangıçta hukuken geçerli olarak kurulan, ancak sonradan ortaya çıkan sebeplerle ifası imkansız hale gelen sözleşmede davacı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.09.2010 tarihli ve 2010/14-386 E. 2010/427 K. sayılı kararı uyarınca gerçek ve müspet zararını, başka bir deyişle taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptaline ilişkin Mahkeme kararının kesinleşme tarihi olan 15.10.2020 tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebilecektir.
Yukarıda yapılan bu genel açıklamalar doğrultusunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İdare Mahkemesi kararının tapuya şerh edilmesinden önce taşınmazın davacı ... tarafından davacı ...'e satışının yapıldığı göz önüne alındığında, davacı ...'nin de davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunun, ileri sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı inceleme yapılacağının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.