Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/969 K.2025/5290
3. Hukuk Dairesi 2025/969 E. , 2025/5290 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1533 E., 2024/1584 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/109 E., 2023/274 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 25.02.2020 tarihinde "2020 Yılı Çerezlik Ayçekirdeği Üretim Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkili Şirketin işbu sözleşme uyarınca çerezlik ayçekirdeği üretimi yapmak üzere tohum verme, davalının ise sözleşmede belirtilen şart ve koşullara göre ürünlerin üretimini yaparak müvekkili Şirkete satma taahhüdünde bulunduğunu, davalının müvekkili Şirketten toplam 370 kg tohum teslim aldığını, tohum bedellerinin 48.100,00 TL olduğunu, sözleşmenin 13.1 maddesi uyarınca müvekkili Şirketin üretim aşamasında çiftçinin ihtiyaç duyduğu ilaçlama, gübre, avans vs her türlü ihtiyacını giderdiğini, ilgili maddede her türlü avansın üreticinin son hak edişinde mahsup edileceğinin hüküm altına alındığını, davalıya verilen gübre ve avans borcunun 96.860,00 TL olduğunu, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak hasadı yapılan ürünlerin hiçbirisini müvekkili Şirkete teslim etmediğini ve müvekkilini mağdur ettiğini, davalının 12.09.2020 tarihli imzalı belge ile üretilen ürünleri teslim etmeyeceğini ikrar ettiğini, bilahare müvekkili Şirketin .. .. Noterliğinin 07.10.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmediği belirterek, çerezlik ürünlerin teslim edilmesi, sözleşmenin 17. maddesi uyarınca 345.000,00 TL cezai şartın ödenmesi ve teslim edilen gübre, tohum ve avans bedellerinin tamamı olan 96.860,00 TL'nin ödenmesini ihtaren bildirdiğini, ancak davalının ürünleri teslim etmediğini ve herhangi bir ödeme yapmadığını, davalının 12.10.2020 tarihli cevabi ihtarında, ürünleri teslim etmeyeceğini yeniden ikrar ederek, cezai şartı da ödemeyeceğini bildirdiğini, davalının toplam 230.000 m²'lik alanda üretim gerçekleştirdiğini, sözleşmede belirtilen cezai şartın ifaya eklenen cezai şart olduğunu, müvekkili ürünleri teslim alamadığı için ham ay çekirdeği satın almak zorunda kaldığından zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin alacak hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL cezai şart, 100,00 TL maddi zarar ile ayni ve nakdi avans bedeli olan 96.860,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının yaptığı ödemelerin müvekkilinin oğlu dava dışı... adına yapıldığını, müvekkilinin ekim yaptığı arazilerin müvekkilinin oğluna ait olduğunu, bu nedenle davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıdan maddi avans almadığını, mücbir sebep dolayısıyla tohumlarda sorun çıktığını ve müvekkilinin arazisine ekim yapılamadığını, ekilen bölümlerde ise ürün çıkmadığını, davacı Şirket tarafından gerekli denetimlerin yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın keşide ettiği cevabi ihtarında ve davacı şirkete sunduğu dilekçesinde, fiyatı beğenmediğinden ürünleri teslim etmeyeceğini bildirdiği, davalı tanığının da davalının ekim yaptığını, fiyatı beğenmediği için ürünleri davacıya satmadığını bildirdiği, sözleşmeye göre edimini ifa etmeyen davalının dekar başı 1.500,00 TL cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, ekim yapılması kararlaştırılan alanın 230 dekar olduğu, buna göre davacının 345.000,00 TL cezai şart talep edebileceği, dava dilekçesinde 100,00 TL talep edildiği, talep edilen miktarın düşüklüğü sebebiyle indirim yapılması gerekmediği, maddi zarar istemi yönünden yapılan değerlendirmede; TBK'nın 112. maddesinde "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür." denildiği, davalı sözleşme ile kararlaştırılan fiyatı beğenmediğinden yetiştirdiği ürünleri davacıya teslim etmeyerek sözleşme hükümlerine aykırı davrandığından, davacının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi ek raporunda davacının uğradığı zararın 293.250,00 TL olarak tespit edildiği, bilirkişi raporundan sonra davacıya ıslah dilekçesini sunmak üzere kesin süre verildiği ancak davacının ıslah dilekçesi sunmayıp fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep ettiği, davacının ayni ve nakdi avans bedeli istemi yönünden yapılan değerlendirmede; dava dilekçesinin ekinde sunulan belgelerden, davacının davalıya 27.03.2020 tarihinde 20.800,00 TL ve 24.03.2020 tarihinde 27.300,00 TL bedelli tohum teslim ettiği, 30.04.2020 tarihinde "taban gübre bedeli" açıklamasıyla 27.025,00 TL havale ettiği, buna göre talep edilebilecek ayni ve nakdi avans bedelinin 75.125,00 olduğu, 21.735,00 TL bedelinde gübre teslim edildiği ileri sürülmüş ise de, buna ilişkin davacı adına düzenlenmiş faturanın sunulduğu, gübrenin davalıya teslim edildiğine dair yazılı bir belge sunulmadığı gibi yemin deliline de dayanılmadığı, davacı adına düzenlenmiş faturanın tek başına faturaya konu gübrenin davalıya teslim edildiğini ispatlayamayacağı, bu sebeple bu kalem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 75.125,00 TL tohum ve gübre bedeli, 100,00 TL cezai şart ve 100,00 maddi zarar olmak üzere toplam 75.325,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 75.125,00 TL tohum ve gübre bedeline 09.10.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı tarafın cezai şart ve maddi zarar yönünden ek dava hakkının saklı tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin davalı ile yapılmış olması, yine ürünlerin fiyatın beğenilmemesi nedeniyle iade edilmeyeceğine dair davalı beyanı ve 27.03.2020 tarihli 20.800,00 TL bedelli ve 24.03.2020 tarihli ve 27.300,00 TL bedelli tohum alımına ilişkin davalının imzasını taşıyan tohum teslim tutanağı uyarınca davalının sözleşme kapsamında sorumlu olduğu ve husumetinin bulunduğunun anlaşıldığı, ifaya eklenen cezai şarta ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/II. maddesine göre, alacaklının borca aykırılık nedeniyle bir zarara uğramasa bile ifaya ek olarak ceza koşulu talep edebileceği, ifaya eklenen ceza koşulunun zarar koşulunu gerektirmediği, bilirkişiden alınan ek raporda, üreticiden alınan faturaların sunulması halinde davacının maddi zararının net hesaplanacağı belirtilmekle birlikte Mahkemece bu yönde yeniden rapor alınmadığı, davacının maddi zararının net olarak tespit edilmediği anlaşılmakta ise de; Mahkemece taleple bağlı kalınarak karar verildiğinden açılacak ek dava da bu hususun değerlendirilebileceği, davacı tarafça kısmi dava açıldığı, davacı taraf alacağın tamamının tespitini bu aşamada istemediğinden, talep edilen miktarlar yönünden davacının taleplerinde haklı olduğunun anlaşıldığı, cezai şart bedeli açısından Mahkemece taleple bağlı kalınarak karar verilmiş olup, TBK'nın 182/3. maddesine göre indirim yapılması gerekip gerekmeyeceği de açılacak ek dava ile değerlendirilecek olup, bu yöne ilişkin davalının istinaf talebinin de yerinde olmadığı, davacının kısmi dava açtığı ve talebi de dikkate alındığında alacağın tamamının tespitini bu aşamada istemediği, talep edilen miktarlar yönünden davacının taleplerinde haklı olduğu, sözleşmeye göre ayni ve nakdi avansların teslim tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerektiğine dair bir hüküm bulunmamakta olup, davacı tarafın faize ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı, 21.735,00 TL bedelli faturaya konu gübrenin davalıya teslimi ispat edilmediğinden bu alacak tutarı yönünden talebin reddinin doğru olduğu, davalı tarafça tanık listesinde ismi bulunmayan tanıkların hazır edilerek dinletilmesi talebine karşı olarak davacı tarafça tanıkların dinlenilmesine açık olarak muvaffakat edilmemesi karşısında Mahkemece tanık listesinde belirtilmeyen tanıkların dinlenmemesinde de hukuka aykırı bir yan bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; 21.735,00 TL bedelli faturanın müvekkili Şirket tarafından davalıya fatura edildiğini, süresi içerisinde faturaya itiraz edilmediğini, her ne kadar Mahkemece faturaya bağlı olarak gübre bedelinin istenemeyeceği kanaatine varılmış ise de, dosyada davalı tarafından imza altına alınmış belgelerin mevcut olduğunu, davalının gübreyi teslim aldığı ve gübre bedelini de ödemediğinin açık olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.4. maddesinde, ayni ve nakdi avanslar için açıkça faiz başlangıç tarihinin belirlendiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili; davacı Şirketin gönderdiğini ve teslim ettiğini iddia ettiği desteklemeler ve avansların müvekkili adına değil müvekkilin oğlu ... adına yapıldığını, müvekkilinin ekim yaptığı arazilerin müvekkilinin oğluna ait olduğunu, müvekkilinin ÇKS kaydının olmadığını, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, Yerel Mahkemece 26.10.2023 tarihli duruşmada hazır olan tanıkların dinlenmediğini, farazi tahminlerle hesaplama yapılarak hukuka aykırı, fahiş bir meblağ ortaya çıkarıldığını, müvekkilinin zaruri sebeplerden ötürü ürün teslimini gerçekleştiremediğine ilişkin beyanlarına itibar edilmediğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğinin davalı tarafça yerine getirilmemesinden kaynaklı uğranılan zararın ve ifaya ekli cezai şartın tazmini ile ayni ve nakdi ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davacı Şirket tarafından, taraflar arasında imzalanan "2020 Yılı Çerezlik Ayçekirdeği Üretim Sözleşmesi"nin gereğinin davalı tarafça yerine getirilmemesinden kaynaklı uğranılan zarar ve ifaya ekli cezai şartın tazmini ile davalıya yapılan ödemelerin iadesi için kısmi dava açılmış olmasına, davacı taraf alacağın tamamının tespitini bu aşamada istemediğinden talep edilen miktarlar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmasına, sözleşmede ifaya ekli cezai şartının kararlaştırılmasına ve işbu davada davacının sözleşmenin yerine getirilmemesinden kaynaklı doğan zararını kanıtlamasına, Mahkemece davaya konu edilen alacak miktarı yönünden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinin yerinde olmasına, 21.735,00 TL bedelli faturaya konu gübrenin davalıya teslimi ispat edilemediğinden bu alacak tutarı yönünden talebin reddinin yerinde olmasına, 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereği davalı borçlunun temerrüdünün, davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden itibaren oluşmasına, davacı tarafça açılacak ek dava yönünden işbu dosyada alınan bilirkişi raporunun bağlayıcı olmamasına, Mahkemece taleple bağlı kalınarak karar verildiğinden davacı tarafça açılacak ek davada alınacak bilirkişi raporuyla uğranılan zarar miktarının belirlenebileceğinin anlaşılmış olmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.