Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1862 K.2025/5295
3. Hukuk Dairesi 2025/1862 E. , 2025/5295 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1645 E., 2025/471 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/10 E., 2024/46 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil; babalarının sağlığında davalı kardeşleriyle birlikte çalıştıklarını, hayvancılık yapmak üzere müracaat ettiklerinde, ahırları bulunması şartıyla kendilerine hayvan ve kredi verileceğinin söylendiğini, 958 parsel sayılı taşınmazda dört adet ahır bulunduğunu, bir ahırı kendi imkanları ile yaptırdığını, kardeşleri ile yaptırdıkları üç ahırda da 1/4 hissesinin olduğunu, daha sonra kardeşleri ile anlaşmazlık yaşadıklarını ve taşınmazın tapusunun davalı ...'ten davalı ...'e devredildiğini, davalı ...'in tarlayı terk etmesini söylemesi üzerine 958 parselde bulunan ahırı boşaltarak 957 parsel sayılı taşınmaza nakil olduğunu, kullandığı ahırı boşaltmak ve yeni ahır kurmak için de masraf yaptığını ileri sürerek; bilirkişi tarafından hesaplanacak bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat davası olduğundan davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ileri sürdüğü olay üzerinden ıttıla tarihinden itibaren 9 yıl geçtiğini, davacının iddialarının tamamının gerçek dışı olduğunu, dava konusu 968 parselin müvekkili ... ait iken 16.02.2011 tarihinde diğer müvekkili ..... satıldığını, dava konusu 958 parselde 1 ahır mevcut iken 2009 yılında alınacak hayvan kredisi nedeni ile müvekkili ... tarafından bir ahır daha yaptırıldığını, ayrıca anılan gayrimenkulde müvekkili ... tarafından yaptırılan iki adet de depo bulunduğunu, 2009 yılında davacı ve davalılar dahil 5 kardeşin hayvan kredisi aldığını, 2009 yılı itibarı ile müvekkili ...'in 968 parsel sayılı araziyi davacı dahil diğer kardeşlerine herhangi bir bedel talep etmeksizin kullanmalarına izin verdiğini, davacının ahır iyileştirmesi için aldığı krediyi şahsi dükkanında aldığı malzemeleri satmak sureti ile kullandığını, davacının iki yıl süre ile kardeşlerinin tarlasından ücretsiz yararlandığını, davacının bedelsiz yararlandığı araziden bir kısım malzeme ve ürün çaldığının ortaya çıkması üzerine müvekkili tarafından araziden çıkmasının istendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya adi ortaklık hususunda beyanda bulunmak ve adi ortaklığa ilişkin delillerini sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 21.02.2022 tarihli dilekçesinde "..müvekkil ve kardeşleri eskiden bir arada iş yapmakta iken aralarında davalılardan kaynaklı olarak ihtilaf çıkması üzerine müvekkili hiçbir hakkı olmaksızın aralarından dışlayarak iş ve çiftçilik faaliyetlerinin dışına çıkarmışlar, neticeten müvekkil köyde hayvancılık faaliyetleri için yapmış olduğu masrafları sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca verdiklerini ve söz konusu taşınmazda bulunan yatırım ve masraflarını geri istemek için söz konusu davayı açmıştır." şeklinde beyanda bulunduğu, taraflar arasındaki ihtilafın sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak talebine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunup bulunmadığına ilişkin toplanan bilgi ve belgelerin incelendiği, davacının bu kapsamda dosyaya ibraz ettiği belgelerin bir kısmının davacının münhasıran şahsı adına tanzim edilen belgeler olduğu, bir kısmının ise taraflar arasında limited şirket ortaklığının bulunduğuna işaret ettiği, ancak şirketin faaliyet konusu itibarı ile davacının alacağına dayanak gösterdiği hayvancılık işletmesi ile ilgili olmadığı, kuruluş tarihinin 1996 yılı olduğu ve dava konusu alacağın doğumu ile bağlantısı bulunmadığının görüldüğü, davacı tanıklarının beyanlarından, alacağa konu ahırların yapımında davacının maddi destekte bulunduğunun anlaşıldığı, ancak tanıkların taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisi bulunup bulunmadığına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadıkları, davacı vekilinin gerek duruşmadaki beyanlarından, gerekse dosya içerisine ibraz edilen dilekçelerinden taleplerinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğuna dair dosyada ispata yarar gerekli ve yeterli delil sunulamadığı, Hayrabolu Noterliğinin 28.02.2011 tarihli ve 1325 yevmiye numaralı ihtarnamesine cevap sureti incelendiğinde, zenginleşmeyi ve zenginleşeni öğrendiği 11.03.2011 tarihi itibarıyla iki yıllık zamanaşımı süreci başlayan davacının, davanın açıldığı tarihte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 82. maddesinde düzenlenen iki yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı, davalı kardeşleri ile arasında ortaklık ilişkisi olduğunu, davalıların taşınmazı üzerine yapılan ahırlara masraf yaptığını, sonrasında taşınmazdan uzaklaştırıldığını, yaptığı masraflar nedeniyle de zarara uğradığını ileri sürdüğü, davalıların ise adi ortaklığı inkar ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Senetle İspat Zorunluluğunun İstisnaları" başlıklı 203. maddesi gereğince, taraflar kardeş olduğundan tanıkların dinlendiği, tanıkların beyanlarında, yapılan ahırın sıva işiyle ilgili beyanda bulunduklarının görüldüğü, bu haliyle davacının ortaklık iddiasını kanıtlayamadığı, kaldı ki davacının dava dilekçesindeki açıklamalarla, ahırların yapımı için yapılan masraflar nedeniyle alacak iddiasında bulunduğu, tanıkların beyanlarından alacağa konu ahırların yapımında davacının maddi destekte bulunduğunun anlaşıldığı, davanın açıldığı tarih itibarıyla 6098 sayılı Kanunun 82. maddesinde düzenlenen iki yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin beyanları doğrultusunda ahırlarda inceleme yapılması ile dosyaya sunulan ödeme belgeleri de göz önüne alınarak yapılan masraf ve işlerin tespiti ile ortaklık paylarının tespiti için Mahkemece keşif yapılması gerektiğini, tarafların babalarının sağlığında başlayan adi ortaklık şeklinde çiftçilik ve hayvancılık faaliyetlerinde bulunduklarını, dosyaya tüm gider ve ödeme belgelerinin sunulduğunu, davalıların müvekkiline hakkını vereceklerini söylemek suretiyle oyaladıklarını, kardeşler arasında herhangi bir tasfiye veya ortaklığın sonlandırılması gibi işlemlerin de yapılmadığını, deliller toplanmadan davanın esasına girilmeden ve henüz on yıllık süre dolmadan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı tarafça inşa edilen ahırlara yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davacı tarafından iddia edilen adi ortaklığın varlığının dosya kapsamındaki deliller ile ispat edilememesine, tarafların birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteme hakkına sahip olmalarına, dava tarihi itibarıyla iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.