Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1543 K.2025/5107
3. Hukuk Dairesi 2025/1543 E. , 2025/5107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/227 E., 2023/16 K.
Mahkeme kararının davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 11.10.2012 günü rahatsızlığı nedeni ile davalı hastaneye müracaat ederek diğer davalı doktora muayene olduğunu, bu muayene esnasında yanında daha önce devlet hastanesinde yaptırdığı tahlil sonuçlarını da götürdüğünü, davalı doktorun sadece bu tahlillere bakarak yeniden tahlil yaptırmadan, Guatr rahatsızlığı olduğunu, ertesi gün ameliyat edilmesi gerektiğini söylediğini, ameliyatın basit olduğunu ve 2 gün içinde taburcu olabileceğini belirterek kendisini ameliyata aldığını, ameliyattan 1 gün sonra durumunun ağırlaştığını, davalı doktorun kendisini tetkik ettikten sonra acil olarak .. Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevkettiğini, burada yoğun bakıma alındığını, 1 aydır konuşamadığını, halen hastanede tedavi gördüğünü ve ne zaman iyileşeceğinin belli olmadığını, bu şekilde beden ve ruh sağlığının zarara uğradığını, iktisadi geleceğinin tehlikeye girdiğini belirterek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 15.11.2022 tarihli dilekçe ile davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu belirterek maddi tazminat talebini 1.055.067,02 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacı iddialarının doğru olmadığını, 11.10.2012 tarihinde davacının davalı hastaneye ait polikliniğe başvurduğunu, gerekli tetkikleri yapılan hastada "guatr" olduğunun tespit edildiğini ve ameliyat olması gerektiğinin bildirildiğini, guatr ameliyatının mevcut riskleri ve oluşabilecek komplikasyonların anlaşılır ve uygun bir şekilde anlatıldığını, kabulü üzerine hastanın ameliyat edildiğini, dahiliyenin de önerileri alınarak, genel durumu iyi, vital bulguları stabil seyreden hastanın postop 1. gün şiddetli boğaz ağrısı tariflemesi üzerine ileri tetkik ve tedavi amacıyla .. Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiğini, guatr ameliyatlarının Genel Cerrahinin yüksek riskli ve bir takım komplikasyoların sıkça karşılaşıldığı en ciddi ameliyatlardan olduğunu, ameliyata bağlı olarak, hastada düzeltilebilir bir takım komplikasyonların oluşmasının mümkün olduğunu, davalı doktorun üzerine düşen tüm dikkat ve özeni göstererek müdahaleyi yaptığını, davalı hastanenin de adam çalıştıran sıfatı ile üzerine düşen dikkat ve ihtimam borcunu yerine getirdiğini, bu nedenle her iki davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.01.2016 tarihli ve 2012/761 E. 2016/25 k sayılı kararıyla; alınan Adli Tıp Kurumu raporları hükme esas alınarak davalılara yüklenecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara yönelik süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 29/06/2020 tarihli ve 2017/8515 E., 2020/5427 K. sayılı kararıyla; ortaya çıkan hasarın komplikasyon olması aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi hastanın komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesinin aydınlatma yükümlülüğünün bir gereği olduğu, Mahkemece, dosya içerisinde bulunan 12.10.2012 tarihli ''Tiroidektomi İzin Formu''nun incelenmesi ve davacıya yapılan guatr ameliyatı ve olası komplikasyonları, özellikle davacıda ameliyat nedeniyle ortaya çıkan özefagus perforasyonu konusunda davacının yeterince bilgilendirilip bilgilendirilmediği hususunun değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkememe kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, 12.10.2012 tarihli ''Tiroidektomi İzin Formu''nun incelenmesinde davacıda ameliyat nedeniyle ortaya çıkan özefagus perforasyonu konusunda herhangi bir bilgilendirmenin bulunmadığı, aydınlatılmış onamda ispat külfetinin davalılarda olduğu, davalıların davacının özefagus perforasyonu konusunda aydınlatıldığını ispata yarar delil ibraz edemedikleri, davacının bilgilendirilmediği ve davalıların kusurlu olduğu, davanın kısmi dava olarak açıldığı, 6098 sayılı TBK'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde fiilin işlendiği tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun belirtildiği, davaya konu eylemde ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, ıslah talebinin olaydan 10 yıl geçtikten sonra yapıldığı ve ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla ıslah ile artırılan kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair karar verildiği, davalıların kusurlu olması, davacıda meydana gelen maluliyet oranı, tarafların gelir ve sosyo ekonomik durumu dikkate alındığında davacının duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla 35.000,00TL manevi tazminatın somut olayın özellikleri dikkate alınarak hak ve nesafet ilkelerine uygun olacağı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin 12.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ıslah ile artırılan kısmın zaman aşımı nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 35.000,00 TL'nin 12.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalılar vekilleri temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
Dairece kararın bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı ... vekili; temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek dosya kapsamı itibariyle alınan tüm bilirkişi raporlarında müvekkilinin kusurlu olduğuna dair herhangi bir tespit bulunmadığını, aydınlatma yükümlülüğünün hastanede olduğu, gerek maddi ve gerekse manevi tazminat miktarları yönünden müvekkil aleyhinde kurulan hükmü kabul etmediklerini, davacı tarafın ıslah dilekçesi ile artırdığı kısmın zamanaşımına uğradığını belirterek Daire bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının da bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Tesisleri San. ve Tic. A.Ş. vekili; alınan tüm raporlardan da anlaşılacağı üzere davalı doktor ve müvekkil hastanenin herhangi bir kusuru olmadığının ortada olduğunu, ''Tiroidektomi İzin Formu'' ve '' Hasta Yatış Onam Formu'' ile davacıya yapılan ameliyat ve olası komplikasyonlar konusunda davacının bilgilendirildiğini, davacıdan ve ailesinden onam alındığını, kaldı ki kabul etmemekle birlikte ''Aydınlatılmış Onam'' olgusunun davaya konu operasyonun gerçekleştiği tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, dosyada bulunan onam formunun alındığı tarih itibari ile var olan hukuk kurallarına uygun olup olmadığına yönelik bilirkişi raporu aldırılması gerekirken bu taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, davacıda oluşan maluliyeti kabul etmediklerini belirterek Daire bozma ilamının kaldırılarak Mahkeme kararının da bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı doktor tarafından davalı hastanede yapılan ameliyat sonucu uğranılan zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle düzeltilmesi istenen Daire bozma ilamında belirtildiği üzere davacı zararının miktarının tespit edildiği tarihten itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı hususunun tartışmasız olduğunun anlaşılmasına göre davalılar vekillerinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezalarının karar düzeltme isteyenlere yükletilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.