Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1526 K.2025/5079
3. Hukuk Dairesi 2025/1526 E. , 2025/5079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/58 E., 2025/140 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/696 E., 2023/1093 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile davalıların murisi ... arasında imzalanan 05.09.2016 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli iş yeri kira sözleşmesi kapsamında kiraya verene depozito ödendiğini, bu hususun sözleşmenin 9. maddesinde de belirtilmesine rağmen depozitonun iade edilmediğini, 115.000,00 USD depozito bedelinin iadesi için başlatılan takibe davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; bahsi geçen sözleşme tarihinde 10 yıllık kira bedeline denk depozito verilemeyeceğini, sözleşmede yer alan başka bir cezai şart hükmünün de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, depozito bedeli boşluğun sonradan doldurulmuş olabileceğini yahut murisin dolandırılmış olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; aynı iş yeri için 2013 yılında davacının damadı ile yapılan kira sözleşmesinden başka sözleşme olmadığını, sunulan sözleşmenin sahte olduğunu, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, sözleşmedeki imza ve yazıların murise ait olmadığını, sözleşmenin fahiş rakamlar içerdiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... vekili; davacının iş yerinde hiçbir zaman kiracı olmadığını, sözleşmenin sahte olduğunu, imzaya itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
4. Davalılar .., .. ve .. vekili; 2013 yılında davacının damadı ile yapılan kira sözleşmesinden başka sözleşme olmadığını, sunulan sözleşmenin sahte olduğunu, dükkan değerinden daha fazla depozito ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, belgede sahtecilik yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesi ve kiraya veren murise ait yazı ve imza örnekleri toplandıktan sonra Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fiziki İhtisas Dairesinden alınan 13.06.2022 tarihli raporda; 05.09.2016 tarihli kira sözleşmesindeki imzaların murisin eli ürünü olduğu, sözleşmenin 9. maddesinde yer alan "115.000 $ Dolar" ibaresindeki sol başta yer alan "1" rakamı ile "$ Dolar" ibaresinin farklı fiziki evsafta bir kalemle sonradan ilave edildiğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fiziki İhtisas Dairesinin 18.07.2023 tarihli raporunda ise söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla murisin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalıların borçlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan raporlar kapsamında sözleşme hükmünün tahrif edildiğinin anlaşıldığı, tahrifatsız haliyle sözleşmede 15.000,00 TL güvence bedeli kaydı bulunsa da davacı iddiasının ve icra takibi ile iadesi istenen bedelin yabancı para cinsinden olduğu, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasında taleple bağlılık ilkesi gereğince talep konusu yabancı para cinsinden farklı olacak şekilde Türk Lirası üzerinden hüküm kurulamayacağı ve delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; talep edilmesine rağmen davalılarda olan sözleşme aslının Mahkemeye sunulmadığını, sadece fotokopisinin sunulduğunu ve bu husus araştırılmadan karar verildiğini, davalı tarafça sunulan yazı örneklerinin murise ait olup olmadığı yönünde araştırma yapılması gerektiğini, itirazın süresinde olmadığını, ceza dosyası sonucunun beklenmesi gerektiğini, imzanın sahte olmadığının sabit olduğunu, davacıların itirazlarının kısmi olduğunu, murisin tanın ve bilinen bir iş insanı olduğunu, boş bir evraka imza atmanın sonuçlarını bileceğini, imza ile sınırlı inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken itiraza konu olmayan ve borca itirazda taraflarca ileri sürülmeyen sebeplere dayanılarak karar verilemeyeceğini, doldurulan kısımların borçlunun el yazması olmasının beklenemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve değerlendirme
Uyuşmazlık, kira sözleşmesine dayalı olarak ödenen depozito bedelinin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, ceza yargılaması sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olarak verilen hükmün kesinleşmesine ve alınan Adli Tıp Kurumu raporları kapsamında takibe dayanak sözleşmede tahrifat yapıldığının tespit edildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.