Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1369 K.2025/4998
3. Hukuk Dairesi 2025/1369 E. , 2025/4998 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/955 E., 2025/140 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili; .. İli, .. İlçesi, .. Mah. 22... parsel sayılı taşınmaz üzerine tatil kenti, otel ve sosyal tesisler yapmak için malik olan davalı ... ile davacı şirket arasında bir ön protokol yapıldığını, bu protokol ile projenin Belediye ile ortak yapılması, arsa bedeli karşılığında davacı şirketin Belediyeye ödeme yapması ve 35 parsel sayılı arsanın tapusunun davacı şirkete devir edilmesinin taahhüt altına alındığını, anlaşma gereği davacı şirket tarafından arsa bedeline mahsuben davalı Belediyeye değişik tarihlerde ödeme yapıldığını, daha sonra davacı şirket ile yeni bir sözleşme yapan davalı Belediyenin, sözleşme konusu arsa tapusunu 15 gün içerisinde davacı şirkete vereceğini taahhüt edip, arsa bedeline mahsuben tahsilat yapmaya devam ettiğini, yapılan protokol ve sözleşmeler gereği Belediyenin yaptığı ihalede encümen kararı ile mülkiyeti Belediyeye ait olan 35 parsel sayılı taşınmazın davacı şirkete ihale edildiğini ve tapu kaydının devredildiğini, 13.02.1996 tarihli protokol gereği davacı şirket tarafından 420 daireden oluşan tatil kentinin 1. etabının sosyal tesisleri ile birlikte yapıldığını, tamamlanan dairelerin alıcılarına teslim edildiğini ve tatil kentinin 2011 yılına kadar kullanıldığını, protokol ve ihale gereğince davacı şirket tarafından davalı Belediyeye 150.000.000,00 TL'nin üzerinde ödeme yapıldığını, ancak davalı Belediyenin arsa satışından yıllar sonra tek yanlı olarak aldığı encümen kararı ile 129.000.000,00 TL'ye ihale ettiği arsa bedelini 250.000.000,00 TL'ye çıkardığını, bu duruma davacı şirketin karşı çıkması üzerine davalı Belediyenin İdari Yargıda kendi avukatına açtırdığı davayı kabul ettiğini, İdare Mahkemesinin de Belediyenin kabulü nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verdiğini, bu kararı gerekçe yapan Asliye Hukuk Mahkemesinin de tapunun iptaline ve davacı şirketin haklarının saklı tutulmasına karar verdiğini, sonuç olarak bedelini ödeyip satın aldıkları arsanın tapusunun davalı ... adına tescil edildiğini, saklı tutulan haklara ilişkin açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen kararın kesinleştiğini, Belediye Başkanı aleyhine açtıkları davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle, davacı şirket tarafından bina değeri daha yüksek olduğu için açtıkları ifrazen tescil davasının da esastan reddine karar verildiğini, davacı şirketin arsa bedeli karşılığında ödediği paranın iadesinin gerektiğini, davalı .. Mak. Tic. Ltd. Şti. nin alacağına karşılık davalı Belediyeden davacı şirketin çeklerini alan şirket olduğunu ve davalı ... ile işbirliği içerisinde hareket ettiğini, diğer davalı ...'ün ise davalı Belediyenin arsa bedeli karşılığında davacı şirketten aldığı senetlerden 20.04.1997 vade tarihli senedi ciro ederek verdiği şahıs olduğunu ileri sürerek; dava konusu taşınmazın rayiç değeri üzerinden alacaklarının hüküm altına alınmasını, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla arsa bedeli olarak ödenen bedelin tespit edilerek, denkleştirici adalet kuralları gereğince hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiş, 16.04.2022 tarihli dilekçe ile talebini 11.355.274,55 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davada yetkili mahkemenin .. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça yapılan yanlış işlemlerden dolayı davalı Belediyenin 50.000.000,00 TL'nin üstünde bir maddi zararının söz konusu olduğunu, davacı tarafça tamamen kötü niyetle eldeki davanın açıldığını, benzer konularda davalar açıldığı için derdestlik itirazında bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; müvekkilinin davalı Belediyeye oto lastik teklifi verdiğini, teklifin uygun görülmesi üzerine davalı ... tarafından müvekkiline borçlusu davacı şirket olarak düzenlenmiş ve davalı ... tarafından ciro edilmiş olan 719.440.000,00 TL bedelli senet verildiğini, senet tahsil edildikten sonra müvekkilinin davalı Belediyeye lastikleri teslim ettiğini, davalı ... yetkililerinin ve davacı şirketin daha sonra müvekkiline ..'da birlikte yaptıkları tatil kentinden bir daire sattıklarını, müvekkilinin burada 2012 yılına kadar tatil yaptığını ancak dairenin tapusunu alamadığını, tapuyu alamayınca açtığı dava ile daire için ödediği parayı 2015 yılında geri aldığını, müvekkilinin dava ile ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli kararıyla; davacı şirket yetkilisinin 04.09.2020 tarihli dilekçesi ile davalı şirket hakkında açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirdiği, her ne kadar davalı Belediyece dava konusu alacağa ilişkin zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, davalı Belediyenin cevap dilekçesini süresi dışında verdiği, zamanaşımı def'inin ilk itirazlardan olup cevap dilekçesi ile verilmesi gerektiği, ancak bahsedildiği üzere davalı Belediyenin cevap dilekçesini süresinde vermemesi nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunamayacağı, ayrıca davacının bu dava tarihine kadar davalı Belediyeden, dava konusu taşınmazın davalı ... adına tescilinden sonra zamanaşımını kesecek bir çok kez zararının karşılanması için talepte bulunmuş olması karşısında bu alacağından vazgeçmiş sayılmayacağı, bu nedenle de davacının alacağının zamanaşımına uğramadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dava açıldığı tarihte zamanaşımının kesildiği, bu nedenle davalı ... vekilinin bedel arttırım dilekçesi ile arttırılan miktara yönelik zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, alacak miktarının güncellenmesi yönünden alınan 27.02.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda hesaplanan 11.355.274,55 TL'lik güncellenmiş bedelin yerinde görüldüğü, bu miktar kadar davacının davalı Belediyeden alacaklı olduğu, davalı şirket yönünden feragat nedeniyle davanın reddi gerektiği, davalı ... yönünden ise borç-alacak ilişkisinin davacı ile davalı ... arasında olması; davalı ...'ün dava konusu alacak ile ilgisinin olmaması nedeniyle bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle; davanın davalı ... yönünden kabulüne, 11.355.274,55 TL güncellenmiş bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı şirkete karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılardan Belediye vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli kararıyla; eldeki davada, dava dilekçesinin davalı Belediyeye 18.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesi dikkate alındığında, cevap verme süresinin son gününün 30.06.2020 olduğu, dosya içeriği ve UYAP sisteminin incelenmesinde davalı ... vekilinin elektronik imzalı cevap dilekçesinin detaylı evrak işlem kütüğü bilgilerinde “Döküman oluşturma (sisteme ilk kayıt)” işlem zamanının 30.06.20 20... :44 olduğunun görüldüğü, bu tarihin cevap dilekçesinin ibraz süresi olarak kabulünün gerektiği, bu bağlamda davalı vekili tarafından elektronik ortamda gönderilen cevap dilekçesinin ve böylece cevap dilekçesinde bildirilen zamanaşımı def'inin süresinde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisine dayandığından uygulanacak olan zamanaşımı süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146. maddesinde düzenlenen on yıllık zamanaşımı süresi olduğu, aynı Kanunun 149. maddesinde zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla birlikte işlemeye başlayacağının düzenlendiği, buna göre; dava konusu taşınmazın davacı şirket adına kayıtlı tapusunun iptali ve davalı ... adına tesciline ilişkin hükmün kesinleştiği tarih olan 25.02.2004 tarihinde, davacının ödediği bedele ilişkin sebepsiz zenginleşme olgusu gerçekleştiğinden bu tarihten itibaren 10 yıl içinde ödenen bedele ilişkin talepte bulunulması gerektiği, davacı şirketin hukuk mahkemesinde 2013/493 E. ile açtığı temliken tescil istemli davada dava konusu taşınmazın adına tescili talebinde bulunmuş olup, terditli olarak dahi alacağın tahsili isteminde bulunmadığından 6098 sayılı Kanunun 154. maddesinin ikinci fıkrasında bahsedilen zamanaşımının kesilmesi halinin varlığında da bahsedilmeyeceği, bu bağlamda davacının ödenen bedelin tahsiline ilişkin olarak on yıl içinde davacıdan talepte bulunmadığı, eldeki davanın zamanaşımı süresinin dolduğu 25.02.2014 tarihinden sonra 09.03.2020 tarihinde açıldığı, diğer davalılar yönünden verilen kararlarla ilgili; tarafların istinaf itirazlarının bulunmaması nedeniyle inceleme yapılmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılacak olması nedeniyle; İlk Derce Mahkemesinin davacı tarafça itiraza uğramayan gerekçesi doğrultusunda, davalı şirket ve davalı ... yönünden veriken hüküm ve bu davalılar ile ilgili yargılama giderlerinin aynen kabul edildiği gerekçesiyle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davalı ... aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirkete karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine, oy çokluğu ile karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairenin 14.02.2024 tarihli ilamıyla; eldeki davanın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceği, davacının ödediğini iddia edip de ispat edebildiği bedelin tümünü denkleştirici adalet ilkesi uyarınca davalı Belediyeden talep edebileceği, hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; davalı Belediyenin zamanaşımına yönelik istinaf sebebinin reddi ile diğer istinaf sebeplerinin incelenmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eldeki davada İlk Derece Mahkemesince davacı tarafça yapılan tüm ödemelere ilişkin belgelerin dosyaya ibrazı sağlanarak; bilirkişiden denkleştirici adalet ilkesi nazara alınarak rapor tanzim etmesinin talep edildiği, 27.02.2022 tarihli Yİ- ÜFE, TÜFE, USD, EURO, altın, asgari ücret ve memur maaş kat sayıları nazara alınarak düzenlenen rapordaki "davacının 28.12.1995-16.08.1998 tarihleri arasında yaptığı toplam ödeme miktarı olan 85.137,02 TL nin güncellenmiş değerinin 11.355.274,55 TL" olduğuna yönelik tespiti uygun bulunmakla, davacı tarafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 11.135.274,55 TL'yi davalı Belediyeden tahsilini talep hakkı bulunduğu, her ne kadar davacı tarafça ... hakkında davalı Belediyeye ödeme olarak verilen 20.04.1997 vade tarihli senedi ciro yoluyla devraldığından bahisle dava açılmış ise de; tüm dosya kapsamından adı geçen davalının senette iyi niyeti üçüncü kişi konumunda olduğu ve bu nedenle davayla bir ilgisi olmadığı gibi; davacının taleplerine ilişkin bir sorumluluğunun da bulunmadığı, davacı şirket yetkilisince verilen 04.09.2020 tarihli dilekçe ile davalı .. Makine Ltd. Şti. aleyhine açılan davadan feragat edildiği gerekçesiyle; davanın ... yönünden kabulüne, dava konusu .. İli .. İlçesi .. Mahallesi 22... parsel ile ilgili davacı tarafından davalı Belediyeye yapılan ödemenin güncellenmiş bedeli olan 11.355.274,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı .. Makina Ltd. Şti.'ne karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalılardan Belediye vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın rayiç değerine hükmedilmesi gerekirken ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenmiş değerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, avans faizi talebinin dikkate alınmadığını, hükmedilen değerin Bölge Adliye Mahkmesinde görülen dava tarihine göre güncellenmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, bozma kararına karşı direnme kararı verilmemesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın ... Makina şirketine karşı açılan davadan feragat etmesi karşısında bu feragatin diğer davalılara sirayet edip etmeyeceğinin kararda tartışılmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, 12.318,143 TL'lik kısım dışında kalan tutar için zamanaşımı dolduğundan 16.04.2022 tarihinde yapılan ıslah talebine konu bedelin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının ödemelerini hangi sermeyesi ile ödediğini şirket kayıtları ile ispat etmesi gerekirken bu yönde somut delil olmadığını, ayrıca bahse konu ödemelerin Belediye kasasına girdiğinin de kurum kayıtları ile de ispat edilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince ara kararla bilirkişi raporu aldırılması kararından dönülmesine ilişkin olarak soyut gerekçe haricinde herhangi bir somut gerekçe sunulmadığını, bilirkişi raporunda ödendiği iddia edilen bedellerin açık delillerle ispat edilmediğini, duruşma zaptında belirtilen 12.318,143 TL'lik ödemenin müvekkili Belediye tarafından davacı şirketin alacağını temlik etmesi nedeniyle yeni alacaklıya ödendiğini, Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.2012 tarihli kararında Belediyeye ödenen satış bedelinin 12.318,143 TL olduğu tespit edilerek bu miktar yönünden davacı yararına hapis hakkı tanınmasına karar verildiğini, sonrasında bu alacağın 02.11.2004 tarihli temlikname ile .. .. .. isimli kişiye devredildiğini, bu şahıs tarafından Belediyeye karşı yapılan icra takibi sonucu ödeme yapılarak dosyanın kapatıldığını, ayrıca icra dosyasında faize itiraz edilmesi üzerine temlik alan tarafından Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/311 E. sayılı dosyasında faiz talep edildiğini ve davanın reddine karar verildiğini, bu dosyada temliknameye ilişkin evrakın incelendiğini, eldeki dava bakımından da delil niteliğinde olduğunu, söz konusu evrakın temini için Konya 8. Noterliğine müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, söz konusu ödeme belgesinin yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğini, aksi halde de söz konusu ödemenin mahsup edilerek yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, alınan raporda ödemelerin ifanın imkansız hale geldiği tarihteki güncel değerinin belirlenmesi gerekirken dava tarihi itibariyle belirlenmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin istinaf taleplerinin hangi gerekçelerle reddine karar verildiğinin açık olmadığını, ayrıca söz konusu kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar ile karşılaştırıldığında Belediyenin aleyhine bir karar olup bu durumun usulü müktesep hak ilkesine aykırı olduğunu, kararda vekalet ücreti yönünden çelişkili hükümler olduğunu, kararın (10) numaralı hükmünde taraflar lehine vekalet ücretine takdirine yer olmadığına karar verilmiş iken (7) numaralı bendinde davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verilmesine, davacının İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmemesine, yine davalı ... tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmamasına, bozmaya uyulmakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.