Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/291 K.2025/5027
3. Hukuk Dairesi 2025/291 E. , 2025/5027 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2160 E., 2024/1608 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/155 E., 2021/348 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ...'un sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... arasında gayrimenkul alımı/satımı, inşaat yapımı hususunda adi ortaklık kurulduğunu, adi ortaklığa müvekkilinin emek ve mesleğini, davalının ise sermayesini koyduğunu, faaliyetlerden elde edilecek kardan %30 müvekkilinin kâr payı alacağı olduğu konusunda anlaşıldığını, ortaklığın taşınmaz alımı ve inşaat işi gerçekleştirdiğini, inşaat işleri sebebiyle müvekkilinin ayrıca 1.528.208,00 TL harcama yaptığını, yapılan harcamalar ve kâr payına yönelik talebin davalı tarafından yerine getirilmediğini, ortaklığın devamının ise imkansız olduğunu ileri sürerek; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile kâr payı ve yaptığı giderlerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunmadığını, sunulan belgelerin sadece davacı imzasını içerdiğini, bu sebeple müvekkilini bağlamayacağı gibi adi ortaklık ilişkisini de ispata yeterli olmadığını, davacının müvekkilinin iyiniyetinden istifade ederek haksız menfaat elde etme çabasında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, davalının yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; adi ortaklık ilişkisinin varlığına ilişkin ispat yükünün davacıda olduğu, bu kapsamda sunulan yazılı delillerden, üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olan davalı ... imzalı: "110 ada, 2,3,4 nolu parsel 9 milyon TL'ye satılmasını kabul ediyorum" yazılı evrakın, yalnızca davalı tarafından düzenlenmiş bir evrak olduğu, iddia olunan adi ortaklığın varlığına dair herhangi bir bilgi içermediği, delil başlangıcı mahiyetinde bir delil olarak kabulünün de mümkün olmadığı, ... ismi yazılmak suretiyle imzalanan diğer evrakların asıllarının ise dosyaya sunulmadığından imza incelemesi yapılamadığı, bu sebeple bu evraklardaki imzanın davalıya ait olduğu hususunun da davacı tarafça ispatlanamadığı, taahhüt eden ... imzalı 'Protokoldür' başlıklı evrakta davalı ...'ın imzasının bulunmadığı, burada taahhüt eden olarak görülen ...'a da davanın yöneltilmediği, davacı tarafa dayanmış olduğu yemin delilinin de hatırlatıldığı, dosyaya sunulan delil ve belgelerin, emlak alımı ve satımı konusunda adi ortaklık kurulduğunu ispata yeter nitelikte olmadığı gerekçesiyle; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin dosya kapsamıyla ispatlanmış olduğunu, adi ortaklığın üstlendiği işlere ilişkin sözleşmelere dayanılarak yapılan işlemlere ilişkin yaklaşık 200 adete yakın belgenin delil olarak sunulduğunu, alınan bilirkişi raporuyla sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğunun belirlendiğini, taraflarca imzalanan sözleşmelerde, müvekkilinin davalı ve davalının murisleri adına gayrimenkul araştırıp satın alacağı, yine bu gayrimenkulleri davalıların talebi ile satıp, gayrimenkuller üzerine bina yapacağı, karşılığında ise %30 pay alacağının kararlaştırıldığını, buna istinaden birçok satış işleminin gerçekleştirildiğini, tanık dinlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, sunulan belgelerin adi ortaklığı ispata yeterli kabul edilmemesi halinde, yazılı delil başlangıcı kabul edilerek, tanıkların dinlenmesi ve varsa diğer delillerin toplanarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinin tespiti ile fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelerle, davacı tarafından adi ortaklık kurulduğuna ilişkin delil olarak sunulan suret belgelerin bir kısmında davalı imzasının bulunmadığı, davalının imzası bulunan belgelerin ise imza inkarına uğradığı, belge asılları sunulmadığından imza incelemesi yapılamadığı, imza incelemesi yapılarak atılan imzanın davalıya ait olduğu tespit edilen belgenin ise adi ortaklığın ispatına yarar nitelikte delil veya delil başlangıcı niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla adi ortaklık sözleşmesinin kurulduğunun ispatı için tanık dinlenemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye karar temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.