Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/153 K.2025/5037
3. Hukuk Dairesi 2025/153 E. , 2025/5037 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1672 E., 2024/1701 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/78 E., 2022/408 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının arsasını satması için müvekkiline 18.11.2005 tarihli vekalet verdiğini, müvekkilinin de bu vekalete dayanarak taşınmazı kendi dayısına 14.02.2006 tarihinde 50.000,00 TL rayiç bedel gösterilerek sattığını, davalının kendisi ve dayısı aleyhine açmış olduğu davada söz konusu tapu kaydının iptal edildiğini, bu kararın 10.06.2020 tarihinde kesinleştiğini, bu kesinleşme üzerine söz konusu taşınmazın davalının üzerine geçtiğini, almış olduğu arsa bedelini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince iade etmesi gerektiğini, bu nedenlerle, davalının satış bedeli olarak almış olduğu 182.560 İsviçre Frankını ödemesi için hakkında Erzincan İcra Müdürlüğünün 2021/671 E. sayılı dosyası ile yapmış oldukları takibe davalının itiraz ederek takibin durduğunu, Erzincan İcra Müdürlüğünün 2021/671 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazından dolayı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; vekil olan davacı ile gayrimenkulü satın alan dayısının açıkça müvekkili zarara uğratmak için anlaştıklarını, bunun üzerine müvekkili tarafından açılan davada tapunun iptali ile müvekkil adına tesciline karar verildiğini, davacının takip konusu yaptığı havalelerin tamamının 2008 ve önceki yıllara dayalı ödemeler olduğunu, zamanışımı definde bulunduklarını, banka havalelerinde açıklama yazılmadığını, Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/803 E., 2015/515 K. nolu dosyası içeriğinde de davacının müvekkil hesabına kira paraları tahsil ettiğini, İsviçre Frangına çevirerek müvekkilin hesabına yatırıldığının sabit olduğunu, davanın reddi ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/803 E., 2015/515 K. sayılı dosyasında, davacının vekalet ilişkisinden kaynaklanan muvazaasının, Medeni Kanun'un 3. maddesi anlamında iyi niyetli kabul edilemeyeceği, kendinden kaynaklanan muvazaanın ileri sürülmesinin hakkın ya da görevin kötüye kullanılması niteliği taşıdığı, davacı tarafından icra takibine konu dekontların bir kısmının aylık kira bedeli olduğu, bir kısmının ise biriken kira bedellerine yönelik olup arsa satım bedeli olduğunun ispatlanamadığı hususlarının kesinleştiği, alınan bilirkişi raporunda da, arsa satışı karşılığı olarak gönderildiği ifade edilen bedellere ait dekontlarda arsa satış bedeli/gayrimenkul satış bedeli vb. hiçbir ifadeye rastlanılmadığının tespit edildiği, davacının kendi muvazaasına dayanan arsa satış işlemine ilişkin ödemeleri ispatlayamadığı, alacak talebinde bulunamayacağı, ayrıca davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle kötü niyet tazminatının ve davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/803 E., 2015/515 K. sayılı dosyasında, davacının vekalet ilişkisinden kaynaklanan muvazaasının, Medeni Kanun'un 3. maddesi anlamında iyi niyetli kabul edilemeyeceği, kendinden kaynaklanan muvazaanın ileri sürülmesinin hakkın ya da görevin kötüye kullanılması niteliği taşıdığı, davacı tarafından icra takibine konu dekontların bir kısmının aylık kira bedeli olduğu, bir kısmının ise biriken kira bedellerine yönelik olup arsa satım bedeli olduğunun ispatlanamadığı hususlarının kesinleştiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı vekilinin dava dilekçesinde arsa satış bedeline konu ettiği 04.08.2006 tarihli ve 86,500,00 CHF tutarlı dekontun tapu satışından yaklaşık 6 ay, 06.12.2006 tarihli 74,000,00 CHF tutarlı dekontun ise tapu satışından 10 ay sonrasına ait olduğu, arsa satışı karşılığı olarak gönderildiği ifade edilen bedellere ait dekontlarda arsa satış bedeli/gayrimenkul satış bedeli vb. hiçbir ifadeye rastlanılmadığı, bu haliyle davacının kendi muvazaasına dayanan arsa satış işlemine ilişkin ödemeleri ispatlayamadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişinin hukuki nitelendirme yaptığını, gönderilen paranın ne için gönderildiğini ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının tapu iptal tescil dosyasındaki beyanlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmaz satışına ilişkin banka havalesi yoluyla gönderilen paranın iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı tarafından muvazaa iddiasına dayanarak tapu iptal tescil talebiyle açılan Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/803 E. 2015/515 K. sayılı dava dosyasında, dava konusu dekontlara ilişkin olarak yapılan incelemede kararın gerekçesinde; "...tapu satışından yaklaşık 6 ay kadar sonra 86.560 CHF dekont tarihi olduğu, yine 74.000 CHF devir tarihinden 10 ay sonrasına ait olduğu, bu dekontların bir kısmı kira bedeli olduğu ve biriken kira bedellerine yönelik olup, arsa satım bedeli olduğunun dosya kapsamına göre anlaşılamadığı..." şeklinde belirtilmiş, davanın kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme kararı 10.06.2020 tarihinde kesinleşmiştir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, yukarıda açıklanan mahkeme kararının gerekçesinde dekontların arsa satım bedeline ilişkin olmadığının ve gönderilen paraya ilişkin dekontlarda açıklama yazmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.