Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2666 K.2025/5005
3. Hukuk Dairesi 2025/2666 E. , 2025/5005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/126 E., 2022/156 K.
Mahkeme kararının davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararının onanmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında 10... tarihinde yapılan toplantıda davalı şirketin Danıştay 6. Dairesindeki 2004/155 Esas sayılı dosya kesinleşinceye kadar davalının aidat ödenmesi gerektiğini kabul ve taahhüt ettiğini, bu aidata ilişkin 01.05.2003 tarihine kadar olan dönem için .. 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, davanın lehlerine sonuçlandığını, eldeki davada ise 01.05.2003- 01.07.2006 yıllarına ait aidat bedelinin talep edildiğini, taraflar arasında aidat payları üzerinde mutabık kalınarak 50.000 TL'nın ödendiğini ileri sürerek şimdilik 144.815,00 TL'nin ilgili olduğu aydan başlamak üzere Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca aylık %10 gecikme cezası ve yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirketin davacı yönetimin temsil ettiği parselde taşınmazı olmadığını, maliki oldukları bölümlerin, ifrazdan sonra başka bir parselde kalması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini, dayanak belge altındaki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.12.2014 tarihli kararıyla; bilirkişi raporu hükme esas alınarak Borçlar Kanunu 120. maddesi gereği; davanın kısmen kabulüyle, 84.762,60 TL asıl alacağın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 01.05.2003 tarihinden dava tarihine kadar aylık aidata (01.05.2003 tarihinden dava tarihi olan 29.12.2006 tarihine kadar ki işlemiş gecikme faizinin 50.406,21 TL olması koşuluyla) gecikme faizi uygulanmasına, dava tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, davacının fazla talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 14.11.2018 tarihli ilamıyla; Mahkemece, Ankara 5. İdare Mahkemesi kararının kesinleşme tarihi tespit edilerek, hükme esas alınan rapordakinden farklı ise gerekirse dosyada rapor veren bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma kararına uygun yapılan inceleme ve hesaplama yapıldığı, dava konusuna ilişkin Ankara 5. İdare Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli ve 2006/921 E., 2006/949 K. sayılı kararının 18.04.2007 tarihinde onandığı, 16.07.2007 tarihinde kesinleştiği, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. ve 120. maddeleri gereğince 95.790,60 TL aidat alacağı ve 51.516,61 TL gecikme faizini talepte haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, 95.790,60 TL aidat alacağının, 51.516,61 TL gecikme faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 95.790,60 TL aidat alacağına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
Dairenin 16.01.2025 tarihli ilamıyla, kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; Mahkeme kararının, davacı ve müvekkili tarafından ayrı ayrı temyiz edildiğini, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapıldığını, davacı vekilinin duruşmaya katılmadığını, müvekkilinin vekil aracılığıyla duruşmada temsil edildiğini, Daire tarafından davacı ve davalının temyiz itirazlarının reddi ile Mahkeme kararının onanmasına karar verildiğini, ancak müvekkili lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek; hükmün HMK'nın 305/A maddesi uyarınca tamamlanmasına ve müvekkili lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme
Dosyanın incelenmesinde; Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edildiği, davalı vekili tarafından incelemenin duruşmalı yapılmasının istenildiği, 18.03.2025 tarihinde Dairece yapılan duruşmaya davalı vekilinin katıldığı, yapılan inceleme neticesinde taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek Mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, dolayısıyla davalı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş olduğundan davalı lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmayıp ileri sürülen karar düzeltme nedenine göre Daire kararı yerinde olduğundan davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harcının ve para cezasının düzeltme isteyene yükletilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.