Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/62 K.2025/5035
3. Hukuk Dairesi 2025/62 E. , 2025/5035 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/352 E., 2024/2119 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/259 E., 2022/504 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı/birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile davalı/birleşen davada davacı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya belge düzenleyerek aralıklarla borç para verildiğini, belgenin davalı tarafından imzalandığını, borcu ödemesi için İzmir 20 İcra Dairesinin 2015/4611 E. sayılı dosyasında takip başlattığını, davalının borcu ödemediğini, takibe itiraz ettiğini, takibin durması nedeniyle icra dosyasında itirazın iptali ile takibin devamına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili; davalıya borç verdiğini iddia ederek, asıl davada dayanılan borç belgesinin sahteliğinin tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili; icra dosyası içerisinde takip açılırken hiçbir evrak sunulmadığını, belge aslının davacı tarafından sunulması gerektiği, davacı asilin isticvap edilerek alacağın neye dayandığının açıklattırılmasını, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili; derdestlik nedeniyle davanın usul yönünden reddi gerektiğini, davanın açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında davalının imzası bulunan çeşitli tarihlerde yapılan ...'dan alınan borç ibareli toplam 1.040.000,00 TL bedelli yazılı belge bulunduğu, davalının imzaları inkar etmediği ve isticvap deliline dayandığı, davacının isticvabı ile davacının davalıya belirtilen miktarlarda borç verdiğinin delille sabit olduğu, davalının isticvabında imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, borç ödeme durumunda belgenin davalıda olması gerektiği, belgenin davacı tarafta olması nazara alındığında davacının davalıya borç verdiği, basiretli birinin aksi durumda belgeyi kendisinde tutması gerektiği, belgenin sahteliğinin ispatlanamadığı, bu suretle borç para verildiğinin ispatlandığı anlaşıldığından asıl davada davanın kabulü ile davalı borçlunun İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2015/4611 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden %20 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dosyada davanın reddine
karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı / birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalıya belirtilen miktarlarda borç verdiğinin delille sabit olduğu, davalının isticvabında imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, belgenin sahteliğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı- birleşen dosya davacısının asıl ve birleşen davaya yönelik tüm istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı- birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen davada davacı vekili, asıl ve birleşen davada delillerinin tam incelenmediğini, icra takibinde dayanılan belgenin gösterilmediğini, belgenin sonradan doldurulduğu iddiasının Adli Tıp tarafından incelenmediğini, belgelerin ödeme tarihi sıralamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, faiz itirazı hakkında bir karar verilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık asıl davada borç olarak verilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen davada ise asıl davada borcun dayanağı olarak gösterilen belgenin sahteliğinin tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı- birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
2. Asıl davada dava konusu icra takibi hakkında verilen Mahkeme kararında, icra takibindeki toplam alacağa (asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı), takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmişse de, işlemiş faize faiz işletilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönüyle bozulması gerekmektedir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı- birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1. bendinin 3. satırındaki "takibe takip tarihinden itibaren" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, ''asıl alacağa takip tarihinden itibaren'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacı/birleşen davalıdan alınıp, davalı/birleşen davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.