Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4308 K.2025/4822

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4308 📋 K. 2025/4822 📅 14.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2024/4308 E.  ,  2025/4822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1037 E., 2024/1344 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/858 E., 2021/37 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili tarafından duruşma istemsiz, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ve Avukat .. .. ile asıl ve birleşen davada davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat .., diğer davalı İçtaş İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ..'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili; 06.12.2004 tarihinde dava dışı .. .. Ür. San. ve Tic. A.Ş. ile davalılar arasında 4 sayfadan ve "V" ana maddeden ibaret simsarlık sözleşmesi imzalandığını, 09.01.2009 tarihinde imzalanan ek bir sözleşme ile aracı konumundaki dava dışı .. Ür. San. ve Tic. A.Ş.'nin sözleşmeden doğan bütün hak ve yükümlülüklerini müvekkiline devir ve temlik ettiğini, davalıların bu ek sözleşmeye katıldığını, davalıların 06.12.2004 tarihinde imzalanan sözleşme gereği sözleşmenin 2.ana maddesi ile 4.ana maddesinde işin sürekliliğine paralel olarak bu sözleşme ve/veya sözleşmelerde alıcının sahip olduğu payının %2'sini aracıya iş bu anlaşma çerçevesinde komisyon olarak belirtilen şekilde ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, 09.07.2009 tarihinde, davalıların beyanları uyarınca bilinen hakediş bedelleri üzerinden komisyon ücreti ödemeye başladıklarını, davalıların işveren idare ile imzaladıkları sözleşme üzerine idareden hakediş bedeli almalarına rağmen 30.04.2012 tarihinden sonra müvekkiline hiç bir komisyon ödemesi yapmadıklarını, 30.04.2012 tarihinden sonra davalıların almış oldukları hak ediş bedellerinin yanı sıra işin devamı sırasında ortaya çıkan ve çoğu ihalede bir defaya mahsus olmak üzere ödenen keşif artışına yönelik hakediş bedelini de işveren idareden aldıklarını, bu hak ediş bedelinin miktarının bilindiği kadarı ile yüzde kırk oranında bir artış bedeli olduğunu, davalıların bu artışa yönelik hak ediş bedeli üzerinden komisyon ödemediklerini, müvekkiline 30.04.2012 tarihinden önce ödemesi yapılan komisyon tutarlarının da tamamen davalıların beyanlarına göre belirlendiğini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların 06.12.2004'ten bu güne kadar ..'den ..-.. demiryolu hattı rehabilitasyon projesi, ..-.. arası (Kesim 1) ve ..-.. arası (Kesim 2) yapım işleri ihalesi nedeni ile almış oldukları bütün hakediş ve %40 keşif artış bedelleri de dahil her türlü nam altında almış oldukları bedellerin sorulmak sureti ile tespitine, bu hakediş bedelleri üzerinden simsarlık sözleşmesi uyarınca hesaplanacak ve dava tarihi itibari ile belirsiz olan müvekkiline ait simsarlık komisyon ücreti alacağının tespitine, miktar belirlendiğinde arttırılmak üzere şimdilik 10.000 USD'nin idarenin davalılara ödeme yaptığı tarihlerden itibaren ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise; müvekkili ile davalılar arasında imzalanan simsarlık sözleşmesi gereği 28.01.2013 tarihinden itibaren hakediş bedellerinin anılan kurumdan sorulmak sureti ile tespitine, bu hakediş bedelleri üzerinden simsarlık sözleşmesi uyarınca hesaplanacak dava tarihi itibari ile belirsiz olan müvekkilinin simsarlık ücretinin tespitini ve fazlaya ilişkin bütün haklar saklı kalmak üzere şimdilik 15.000 USD 'nin ve bu ücretlere idarenin davalılara ödeme yaptığı tarihlerden itibaren uygulanacak yasal ticari faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 23.01.2020 tarihli dilekçesi ile asıl ve birleşen davadaki toplam dava değerini 10.505.241,86 USD'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş vekili; borcun sözleşmeye göre davacıya ödendiğini, sözleşmenin hiçbir maddesinde komisyon ödeme borcunun ve .. ile akdedilen sözleşmenin sona ermesine ve/veya işin geçici ve/veya kesin kabulüne bağlı tutulmadığını, sözleşmenin imzalandığı anda keşif artışının öngörülmediğini, aksi halde davalıların .. 'den bu konuyla ilgili her ilave işten pay istemesi durumunun ortaya çıkacağını, bunun da TMK'nın 2.maddesine aykırı olduğunu, 29.03.2011 tarih ve 27889 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış bulunan 2011/1511 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı incelendiğinde taraflarca 2004 yılında imzalanmış bulunan sözleşmede keşif artışının 2011 yılı yatırım programına alınarak gerçekleştirildiğinin görüleceğini, yani davacının 7 sene önce imzalanan bir sözleşme içerisindeki iki kelimeyi gerekçe yaparak, 7 sene sonra Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılmış bulunan keşif artışından hak kazanma gayreti içine girdiğini, imalat başladıktan sonra ortaya çıkan 13 ayrı sebepten dolayı ve .. .. talebiyle .. Kurulu tarafından bu artışın gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen davalı .. .. İnşaat San.ve Tic. A.Ş. vekili; simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacakların on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, 2004 yılında bağıtlanan bir sözleşmeye dayalı olarak açılan davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmeye göre ek bir sözleşme yapılmadıkça davacının sadece sözleşmeden doğan alacağını isteyebileceğini, şirkete ödeme yapılacak süre ve bedelin sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını, bu nedenle başkaca bir alacağın kalmadığını, müvekkili şirketin borcun tamamını ödediğini, bu nedenle sözleşmenin sona erdiğini, keşif artışı gerekçe gösterilerek ek komisyon ücreti istenemeyeceğini, sözleşmede keşif artışına bağlı olarak ek komisyon ücreti ödeneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporlarına göre, davacının ihaledeki %40 keşif artışı öncesine ilişkin hakettiği ancak kendisine ödenmemiş bir alacağının bulunmadığı, taraflar arasında asıl akit kurulmuş olmakla birlikte, ihale sözleşmesinde "keşif artışı olsa bile" simsarlık ücretinin asıl ve birleşen dosya davacısı lehine ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı, keşif artış bedeli, asıl ihale sözleşmesine bağlı iş olmadığından, hukuken yeni ihale sözleşmesi mahiyetindeki iş ve hakediş nedeniyle, davacı tarafından simsarlık ücreti talep edilemeyeceği, taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri dikkate alındığında sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle ihalenin bedeli açık ve belirli olmadığından simsarlık ücretinin ilk kısmının ne suret ile peşin, kalan kısmının ne suretle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, böylece ihale bedeli üzerinden ücret tahakkuku ve ödemenin ne şekilde yapılacağının belirlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin keşif artış tarihi itibariyle yedi (7) yıl önce yapılmış olması ve işin uzun yıllara sari bir nitelik taşıması, yine sözleşme gereği ödemelerin her hakediş yapıldıktan ve akabinde ödeme alındıktan sonra aracılık hizmeti veren şirkete ödeneceği gerçeği karşısında "işin sürekliliği" tabirinin taraflar arasında 2004 yılı itibariyle yapılan, çok uzun süreli sözleşme gereği değişik aşamalarda ödenecek bedellere ilişkin olduğu, bu nedenle "işin sürekliliği" tanımlamasının, keşif artış bedelini içine alamayacağı ve keşif artış bedeli nedeni ile simsarlık ücretinin ödenmesini gerektirmeyeceği, taraflar arasında keşif artışı bedeline ilişkin sözleşme ve çekince olmadığı, bu nedenle keşif artışı bedelinden dolayı ücretin önceden tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmamasına rağmen bu noktada belirli veya belirlenebilir nitelikte bir sözleşme hükmünün bulunmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesinin II. maddesinde yer alan ''... İhalenin alıcılar tarafından kazanılması ve idare ile sözleşmeyi akdetmesi halinde ve işin sürekliliği paralelinde ... '' ifadesinden davacı tarafın, sözleşmenin devamında iş artışından kaynaklı ödenen hak ediş bedelleri üzerinden de davacının komisyon alacağı bulunduğu anlamını çıkarılmaktaysa da bu düzenlemenin ne anlama geldiği konusunda sözleşmenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, sözleşmenin IV. maddesinin 1. kısmındaki '' ... sözleşme çerçevesinde ve işin sürekliliğine paralel olarak bu sözleşme ve /veya sözleşmelerde alıcının sahip olduğu payının %2'sini aracıya komisyon olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder ..." hükmü incelendiğinde; tarafların iradesinin, davalıların dava dışı idare ile imzaladıkları ..-..Demiryolu Hattı 2.Etap Hızlı Tren Projesi ..-..(Kesim1) Kesimi için 05/1.36.118 sayılı ve 28.11.2006 tarihli sözleşme ile ..-...Demiryolu Hattı 2.Etap Hızlı Tren Projesi ..-...(Kesim 2) Kesimi için 05/1.36.117 sayılı ve 11.07.2006 tarihli sözleşme kapsamında idareden aldıkları hak ediş bedelleri üzerinden davacıya komisyon ücreti ödenmesi yönünde olduğu, daha sonra 2011 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile mevcut işte yapılan iş artışı üzerinden davalılara idarece ödenecek hak ediş bedelleri üzerinden de davacının komisyon alması yönünde olmadığı kanaatine ulaşıldığı, sözleşmelerde yer alan "...işin sürekliliğine paralel olarak" ibaresinin, hak edişler üzerinden komisyon alacağının ödeneceğini vurgulamak üzere sözleşmeye konulduğu, ancak komisyon bedelinin sözleşmede kararlaştırılan bedel üzerinden sabitlenmesi konusunda "...sözleşme ve /veya sözleşmelerde alıcının sahip olduğu payının %2'si..." ibaresiyle taraf iradelerinin ortaya konulduğu, Mahkemece dava tarihindeki kur üzerinden TL olarak belirlenen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacı ve davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; istinaf incelemesi sırasında İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılamadaki eksiklikler giderilmeden kamu ihale sözleşmeleri alanında uzman bilirkişiden rapor alınmadan hatalı karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde yer alan açıklamaların Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu'nun 24. maddesine aykırı olduğunu, sözleşme kapsamında yapılan %40 iş artışının yeni ve ilave işler olmayıp aynı sözleşme kapsamında iş artışına gidildiğini, bu nedenle ayrı bir sözleşmeden ve işten bahsedilemeyeceğini, davalıların dava dışı idare ile yaptıkları sözleşmenin tabi olduğu 4735 sayılı Kanun hükmüne göre işin Bakanlar Kurulu Kararı ile %40'a kadar artırılabileceği, dava konusu olayda da aynı şekilde %40 oranında keşif artışı yapıldığı, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince emsal olarak alınan karar kabul edildiğinde dava konusu olayda keşif artışı sınırında kaldığı anlaşılan işlerin sözleşme kapsamında olduğunun kabulü gerektiğini, aksi halde keşif artışı %30 kabul edilse bile iş artışının tamamının değil aşan kısmının sözleşme dışı iş olarak kabulü gerektiğini, dava konusu olayın aksine iş eksilmesi olsaydı bu kez simsarlık ücretinin eksilen bedel üzerinden hesaplanacağını, bu nedenle Mahkemenin müvekkilinin alacağı açısından nedensellik ilişkisinin sona erdiği yönündeki kabulünün hatalı olduğunu, sözleşmenin 4. maddesinde ödeme şartları başlığı altında "işin sürekliliğine paralel olarak" komisyon ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu ifadenin neden müvekkili lehine yorumlanmaktan kaçınıldığının anlaşılamadığını, bu ifadenin işin sürekliliği kapsamında oluşacak iş artışlarından başka bir şeyi ifade etmesinin mümkün olmadığını, simsarlık ücretinin belirlenmesinde sözleşme dışı iş nedeniyle ortaya çıkacak bedel üzerinden de ücret ödeneceğine dair sözleşmede düzenleme bulunması gerektiğine ilişkin kabulün hatalı olduğunu, bu kabulün sözleşme dışında iş kısmına dayandığını, oysa keşif artışına ilişkin bedelin sözleşme kapsamında yasal sınırlar içinde yapılmış iş artışı olduğunun dikkate alınması gerektiğini, Mahkemece keşif artışının mücbir sebep olarak değerlendirilerek sözleşmenin imzalandığı tarihte var olmayan ve öngörülemeyen hallerden kabul edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili; İlk Derece Mahkemesince hükmedilen karşı yan vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, İlk Derece Mahkemesince dava tarihindeki kur üzerinden vekalet ücreti hesaplanmış ise de, karar tarihi itibariyle Merkez Bankası kuru üzerinden hesaplanması gerektiğini ileri sürerek; kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede iş artışı halinde ücret ödeneceğine dair düzenleme bulunmadığının ve vekalet ücretinin yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre belirlenmiş olmasının hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı ve davalı ... İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.