Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3325 K.2025/4813

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3325 📋 K. 2025/4813 📅 14.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/3325 E.  ,  2025/4813 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1969 E., 2025/323 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/264 E., 2022/92 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361/1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1 maddesinin (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı vekiline 20.05.2025 tarihinde, karşı taraf temyiz dilekçesinin ise 26.05.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup; temyiz dilekçesinin yasal süre geçirildikten sonra 31.07.2025 tarihinde verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya ait 74 90... parsellerdeki hisselerin 1.115.000,00 TL'ye satın alındığını, davalının açtığı dava neticesinde tapu kayıtlarının iptali ile davalı adına tesciline karar verildiğini, taşınmazlar için ödenen bedeller iade edilmediğinden davalının sebepsiz bir şekilde zenginleştiğini, paranın alım gücü ve enflasyon nedeniyle denkleştirici adalet ilkesi ve rayiç değer üzerinden güncellenme yapılarak 1.115.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, tapu iptali tescil davasındaki bozma kararının satış bedelinin iadesine ilişkin kısmının usule ilişkin olduğunu, satış bedeli olarak 320.000,00 TL ödendiğini, davalının parayı teslim aldıktan sonra bankaya yatırdığını, resmi senetteki rakamın belediye tarafından belirlendiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, sunulan havalelerin kendisine yapılmadığını, avans faizi yürütülemeyeceğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece; somut olayda davalının dava konusu parsellerdeki hisselerini 515.000,00 TL + 600.000,00 TL olmak üzere toplamda 1.115.000,00 TL'ye davacıya sattığı ve bedeli tahsil ettiğinin resmi akitlerle sabit olduğu, sahteliği veya aksi ispat edilmedikçe resmi akitlerin kesin delil niteliğinde olduğu, resmi senette gösterilen bedelden daha farklı bir bedel ödendiği iddiasının tanık veya banka kayıtları ile ispatı mümkün olmadığı, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgeler ile aksinin davalı tarafından resmi senetle aynı kuvvetteki yazılı bir delille ispatlanamadığı, her ne kadar davacı tarafından denkleştirici adalet ilkesi gereği ödenen satış bedelinin iadesi talep edilmiş ise de, davacının haklı bir sebebe dayanmadan hile ile davalı adına kayıtlı taşınmazların adına tescilini sağladığı, davalı tarafından davacı sıfatı ile eldeki davada davacı aleyhine hile hukuksal nedenine dayalı Mahkememizde açılan 2017/2 E., 2017/103 K. sayılı davada yapılan yargılama ile bu durumun sabit olduğu, davalının iradesinin davacı tarafından hile fesada uğratıldığının sabit olduğu, bu kapsamda davalının denkleştirici adalet ilkesi gereği değil sadece resmi akitte gösterilen satış bedelin iadesini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.115.000,00 TL'nin 13.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; resmi senette gösterilen bedelden daha farklı bir bedel ödendiği iddiasının aynı kuvvetteki yazılı bir delille ispatlanamadığı, kesinleşmiş tapu iptali tescil kararı kapsamında davacı tarafın davalının iradesini fesada uğratarak tapuyu aldığı, bu itibarla denkleştirici adalet ilkesinin olayda uygulama yeri bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, bu husus hakkında değerlendirme yapılmadığını, tapu iptal tescil davasında 320.000,00 TL'nin iadesine karar verildiğini ve sadece usulden bozma yapıldığını, dava dosyasındaki deliller incelenmeden karar verildiğini, satış bedelinin resmi senette yazan miktar olduğu karinesinin çöktüğünü ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil kararı verilen taşınmazlara ilişkin ödenen satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeye, iade isteminin dayanağı olan davada hile sebebiyle tapu iptal tescil kararı verilmesine, satış bedeli olarak ödenen miktarın resmi senette yazılı olan miktar olmasına, bunun aksinin davacı tarafından resmi senetle aynı kuvvette yazılı delille ispatlanamamasına göre, Mahkeme kararının başlık kısmında her ne kadar davacı Tasfiye Halinde .. Bankası Anonim Şirketi denilmişse de Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF) yazılması gerektiği ve bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilir nitelikte maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,
2. Davalı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.