Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3859 K.2023/5532

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3859 📋 K. 2023/5532 📅 16.10.2023

1. Hukuk Dairesi         2023/3859 E.  ,  2023/5532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/820 E., 2021/387 K.
DAVA TARİHİ : 09.04.2014
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/733 E., 2019/533 K.
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ... ili, Merkez, ... köyünde kadastro çalışmalarında tapulama harici bırakılan yaklaşık 31.453,117 m2'lik yerin 30-35 yıldan beri kullanıldığını, zilyetliğinin nizasız ve fasılasız olduğunu ileri sürerek dava konusu yerin adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Hazinesi; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tapulama harici yerler içerisinde kaldığını, bu yerin dağ yamacından açılma ve eğimli olduğunu, davalı kısımda yer yer sürülmeyen kısımların bulunduğunu belirterek davanın reddi ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... ve ... vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2017 tarihli ve 2014/321 Esas, 2017/306 Karar sayılı kararıyla; dava konusu yerin ekonomik yarar sağlayacak yerlerden olmadığı, eğimin %20-25 civarlarında olduğu, eğim durumundan dolayı çoraklaşma ve erozyon riski nedeniyle makineli tarıma elverişli olmadığı ve taşınmazda ekonomik alamda bir tarımsal üretimin yapılamayacağı, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken alanlardan bulunduğu belirlenerek davacının davasının reddine, davalı Hazine vekilinin tescil talebinin ise şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Kaldırma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/435 Esas, 2017/426 Karar sayılı kararıyla; davanın çözümü için esaslı deliller toplanıp değerlendirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... Hazinesinin tescil talebi yönünden bir karar verildiği görüldüğünden, Hazine vekilinin "tescil talepleri yönünden karar verilmediği" gerekçesiyle yaptığı istinaf başvurusunun reddi ile Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2019 tarihli ve 2017/733 Esas, 2019/533 Karar sayılı kararıyla; taşınmaza ilişkin krokide (A) harfi ile gösterilen yer üzerinde imar-ihya çalışmalarının yapıldığı ve tamamlandığı bilirkişi raporları ile belirlendiği ve (A) harfi ile gösterilen yerde zilyetliğin 20 yılı aşkın süredir devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişilerinin 19.10.2018 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 32.862,86 m² taşınmazın meyvelik vasfı ile yeni bir parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, Maliye Hazinesinin tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
Ç. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D. İstinaf Nedenleri
1.Davalı ... Hazinesi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediğini, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, toprak doldurma suretiyle yapılan işlemlerin imar-ihya sayılamayacağını, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup sınırında kamulaştırma yapıldığını, bu nedenle kamulaştırma haritalarının celp edilerek zemine uygulanması ve DSİ'nin davaya dahil edilmesi gerektiğini, 20 yıllık zilyetlik şartının gerçekleşmediğini, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra davanın açılması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu kendilerine husumet düşmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
E. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2021 tarihli ve 2019/820 Esas, 2021/387 Karar sayılı kararıyla; davanın niteliği gereği ... Büyükşehir Belediyesinin yasal hasım olarak husumetinin bulunduğu, tespit harici bırakılan yerlere ilişkin açılan tescil davalarının Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı, dava konusu taşınmazın sınırlarında herhangi bir kamulaştırma işlemi bulunmadığı, mera, orman gibi yerlerle ilgisi bulunmayan ve herhangi bir imar planı kapsamında kalmayan dava konusu (A) harfiyle gösterilen 32.862,86 m2 yüz ölçümündeki dava konusu taşınmaza uygulanan 1985 ve 1999 yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmazın imar-ihya edildiğinin tespit edildiği, zirai bilirkişi raporunda da taşınmazın 3 üncü ve 4 üncü sınıf kuru tarım arazisi olduğunun, 1985 yılında imar-ihyanın tamamlandığının, taşınmaz üzerinde 30-35 yaş Antep fıstığı ağaçları ile 20-25 yaş Badem ağaçlarının dikili bulunduğunun belirlendiği, dolayısıyla (A) harfiyle gösterilen dava konusu taşınmaz yönünden, imar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacı lehine gerçekleştiği, Mahkeme tarafından kaldırma kararındaki eksikler ikmal edilerek usulüne uygun olarak keşif uygulamasının yapıldığı, alınan rapor ve beyanlar ile imar-ihya ve zilyetlik durumlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edildiği, bilirkişi raporlarının denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu belirlenerek davalılar Maliye Hazinesi, ... Belediyesi ve ... Büyükşehir Belediyesinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurularını tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.... ili, ... ilçesi, Büyükalanlı Mahallesinde yer alan davaya konu yer 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık olduğu belirlenerek tescil harici bırakılmış; sonrasında dava konusu yerde kadastro yenileme çalışmaları yapılmış olup dava konusu yerin 119 ada 114 ve 129 nolu parsellere ve kısmen yol olarak bırakılan yerlere denk geldiği,119 ada 114 nolu parselin alanının 1954,45 m2 ve 129 nolu parselin alanın ise 25.986,47 m2 olduğu anlaşılmıştır.
2.119 ada 114 parsel bağ vasfıyla, 119 ada 129 nolu parsel ise tarla vasfıyla Hazine adına tescil edilmiş ve beyanlar hanesinde ‘‘iş bu parsel üzerindeki fıstık ve zeytin ağaçları Abdullah oğlu ...’e aittir.’’ şerhi olduğu belirlenmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
4.Somut olayda; dosya içerisinde mevcut 03.05.2016 tarihli ziraat ve jeoloji bilirkişinin hazırlamış olduğu ortak raporun sonuç kısmında; %20 ve %25'lik eğim durumundan dolayı taşınmazın tarla bitkileri yetiştiriciliği için elverişli olmadığı, dolayısıyla tarla bitkileri yetiştiriciliği amacıyla kullanılmasına engel teşkil ettiği, eğim durumundan dolayı çoraklaşma ve erozyon riski nedeniyle makineli tarıma elverişli bulunmadığı ve taşınmazda ekonomik anlamda bir tarımsal üretimin yapılamayacağı, Devletin hüküm ve tasaruffu altında olması gerektiği rapor edilmiş; sonradan alınan 01.11.2018 tarihli raporda ise; dava konusu yerin 1985 yılından itibaren tarımsal amaçlı olarak kullanılmaya başlandığı, keşif esnasındaki gözlemle taşınmazların sınırlarının belirgin, toprak işlemenin düzgün bir şekilde yapıldığı, keşif esnasında sürülü olduğu, dava konusu alanların özel mülkiyete konu olabilecek alanlardan olması gerektiği kanısına varıldığı ve dava tarihi itibariyle imar ve ihyanın tamamlandığı rapor edilmiştir. Raporlar arasında çelişki bulunmasına rağmen çelişki giderilmemiş ve taşınmazın güneyinde mera bulunmasına rağmen mera ile ilgili herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilemez.
5. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre çekişmeli taşınmazın tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, uydu fotoğrafları ile memleket haritaları temin edilmeli,yine çekişmeli parseli dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanaklarını oluşturan kayıtlar ile mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis kaydı ve haritası ile eki belgeler getirtilmeli, bundan sonra üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve fen (teknik) bilirkişinin katılımı ile tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazların bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalıdır.
6. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle kime ait oldukları, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildikleri, kamu orta malı (mera) vasfı taşıyıp taşımadıkları, mera ile aralarında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.
7.Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun bir zilyetlik bulunup bulunmadığını, bulunmakta ise zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü, dava konusu taşınmaz ile komşu kadastro parselleri arasında toprak yapısı ve bitki örtüsü bakımından fark bulunup bulunmadığını, taşınmazın mera olup olmadığını, sınırında mera bulunup bulunmadığını, meradan açma olup olmadığını, taşınmazın imar-ihya edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmaz bölümünün farklı yön ve açılardan fotoğrafları çektirilerek bu fotoğraflarda tescili istenen kısmın sınırları işaretlenmelidir.
8. Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasına aldırılan hava fotoğrafları üzerinde streoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarının çekildiği tarihlerdeki niteliğini ve kullanım şeklini açıklayan ayrıntılı rapor düzenlettirilmelidir.
9.Fen bilirkişisine mera tahsis haritası ve dava dosyası kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir rapor ve kroki hazırlatılmalıdır.
10. 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişinin aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 inci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmeli, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgililer davalı ... ve davalı ... Başkanlığına iadesine,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.