Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/946 K.2025/4814
3. Hukuk Dairesi 2025/946 E. , 2025/4814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2901 E., 2024/2518 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/202 E., 2019/284 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ile arasında 19.11.2008 tarihinde .. ve Hizmetlerinden Faydalanma Sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından aylık faturalara yapılan zammı uygun bulmadığını ifade ederek, faturaların sadece kabul ettiği tutarlarını ödediğini, bu nedenle bakiye borç miktarları hakkında icra takipleri başlatıldığını, itirazı üzerine takiplerin durduğunu, İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/80 E. sayılı dosyası ile görülen davada davanın kısmen kabulüne, işbu Mahkemede görülen 2013/151 E. sayılı dosyasında ise davanın kabulüne karar verildiğini, birbirine aykırı iki hüküm bulunduğunu, tesis edilen ikinci hüküm nedeniyle, birinci hüküm lehine olan müvekkilinin zarar gördüğünü, kesinleşmiş mahkeme kararlarının farklı hükümler ihtiva ettiğini, bu farklı hükümler nedeniyle kendisinden fazladan para tahsil edilmiş olduğunu belirtilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375. maddesinin (ı) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkememizde açılan dava ile İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın aynı sözleşmenin farklı dönemlerine ilişkin kesilen faturalara dayalı olduğu, bu dönemlere ilişkin kesilen faturaların farklı icra takiplerine konu edildiği anlaşıldığından, her iki dava aynı sebepten yani aynı sözleşmeden doğmuş olsa bile; faturalar farklı takiplere konu edilmiş ve bu takiplerde farklı davalara sebebiyet vermiş olup, itirazın iptali niteliğinde olan bu her iki davanın konuları ve sonuçları farklı olduğu anlaşıldığından, yargılamanın yenilenmesi şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda her iki davaya sebebiyet veren icra takiplerinin farklı olduğu, icra takiplerine konu edilen faturaların farklı dönemi kapsadığı dolayısıyla davalar aynı sebepten doğmuş olsa da konularının farklı olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; her iki mahkeme kararının da kesinleştiğini, her iki davada farklı hesaplamalar yapılması nedeniyle kendisinden fazladan para tahsil edilmiş olduğunu, yargılamanın iadesi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, HMK'nın 375. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, ileri sürülen nedenlere, ayrıca her iki davaya sebebiyet veren icra takiplerinin farklı olması, icra takiplerine konu edilen faturaların farklı dönemi kapsadığı, davalar aynı sebepten doğmuş olsa bile konularının farklı olmasına göre yargılamanın iadesi sebeplerinin var olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.