Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/840 K.2025/4802
3. Hukuk Dairesi 2025/840 E. , 2025/4802 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/73 E., 2023/207 K.
Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin taşınmazını, davalı bankadan konut kredisi kullanan ....'ye 21.04.2006 tarihinde sattığını, davalı banka tarafından kredinin bir sonraki mesai günü 24.04.2006 tarihinde müvekkiline ödeneceğinin bildirildiğini, ancak sonrasında kredide bir sorun olduğunu söyleyerek kredi bedelini müvekkilinin hesabına ödemediklerini ileri sürerek; 150.000,00 TL'nin 21.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dışı ..'ye 150.000,00 TL tutarında konut kredisi kullandırıldığını, masraflar düşüldükten sonra geriye kalan 148.000,00 TL'nin ...'nin talimatı üzerine 24.04.2006 tarihinde konutu satan davacıya ödendiğini, kredi ödeme fişinde davacının imzasının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 17.03.2016 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile, 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairenin 05.06.2018 tarihli ilamıyla; açılan ceza davasının sonuçlanmasının beklenilmesi ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin, 29.09.2022 tarihli kararıyla; davacının bir güven müessesesi olan bankaya ve ticari ilişkisine güvenerek ilgili dekontları imzaladığı ancak ödenmesi gereken günden iki gün sonra da davacının faiz talebi olma ihtimaline rağmen geciktirilerek bedelin ödendiği ancak bunun da davacıya ödenmediği, bu durumun başlı başına dekontların önceden imzalandığını gösterdiği gerekçesiyle; davasının kabulü ile 150.000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 20.12.2022 tarihli ilamıyla; ceza yargılamasında maddi vakıaya yönelik yapılan tespitin hukuk hakimini bağlayacağı, davaya konu kredi bedelinin davalı banka tarafından davacının bilgisi ve rızası dahilinde yeğeni dava dışı ..'ye ödendiği, dolayısıyla davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
3. Bozma uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararına uyularak, ceza yargılamasında maddi vakıaya yönelik yapılan tespitin hukuk hakimini bağlayacağı, davaya konu kredi bedelinin davalı banka tarafından davacının bilgisi ve rızası dahilinde yeğeni dava dışı ..'ye ödendiği, dolayısıyla davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. TEMYİZ
Dairece 21.10.2024 tarihli ilamla; Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece aldırılan üç ayrı bilirkişi raporunda da ödemenin bankanın kendi kuralları doğrultusunda müvekkili hesabına havale edilerek ödenmesi gerektiği halde, böyle bir işlemin yapılmadığını, kredi tutarının müvekkiline ödendiğine ilişkin dosyada herhangi bir veri olmadığını, konut kredisinin kullandırılması fişinde davacının imzasının olmasının ona ödeme olarak değerlendirildiğini, ancak davacının önceden imzaladığını söylediği dekontlar değerlendirmeye alınarak kredinin ödendiğinin kabul edildiğini, bedelin tamamının davacıya iadesinin gerektiğini savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak davanın reddine karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalan hususların ise incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.