Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1056 K.2025/4747

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1056 📋 K. 2025/4747 📅 09.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1056 E.  ,  2025/4747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2062 E., 2024/2202 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/32 E., 2024/133 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan 270.000,00 TL ödünç aldığını, borcunun teminatı olarak yetkilisi olduğu .. .. Ltd. Şti. adına kayıtlı .. ili .. ilçesi 54 42... parselde bulunan 10 nolu bağımsız bölümü, davalının talebi üzerine onun çalışanı ..’nun eşi ..’ya devrettiğini, ayrıca taraflar arasında icradan taşınmaz alımı ve satışı ile elde edilecek kazançtan müvekkiline %15 kar payı ödeneceği konusunda anlaşıldığını, bu anlaşmaya istinaden icradan 2 adet taşınmaz satın alındığını, bunlardan .. ..’da bulunan 1590 parsel sayılı taşınmazın %1 hissesinin kâr payının teminatı olarak müvekkili adına, %99 hissenin davalı adına tescil edildiğini, 19.09.2019 tarihli belge ile davalının söz konusu hissenin kendisine devredilmesi karşılığında .. .. ilçesi 54 42... parselde bulunan 10 nolu bağımsız bölümün müvekkiline geri vereceğini taahhüt ettiğini, ancak davalının hissenin devrini talep etmeksizin ve müvekkilini temerrüde düşürmeksizin ortaklığın giderilmesi davası açtığını ve bu şekilde hissenin düşük bedelle kendi üzerine geçmesini sağlayarak sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin 10 nolu bağımsız bölümün bedelinin kendisine ödenmesi talebini 19.09.2019 tarihli belgedeki şartın gerçekleşmediği gerekçesiyle reddettiğini, davalının taşınmazı devretmediği gibi bedelini de ödemediğini, davalının hisse için müvekkiline yalnızca 92.750,00 TL ödediğini, oysa 10 nolu bağımsız bölümün değerinin yaklaşık 4.000.000,00 TL olduğunu, edimler arasındaki oransızlık nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 28. maddesindeki aşırı yararlanma hükümlerinin uygulanarak edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesi ve farkın müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, edimler arasındaki oransızlığın giderilmesine ve şimdilk 10.000.00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; gabin şartlarının mevcut olmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının Kayseri İcra Dairesi'nin 2022/56051 sayılı dosyasıyla 54 42... parsel sayılı taşınmazın rayiç değerini talep ettiğini, taşınmazın öncesinde davacının yetkilisi olduğu .. .. Ltd. Şti. olduğu belirtildiğine göre davacının davayı açmakta aktif husumetinin bulunmadığını, yine taşınmazın dava dışı 3. kişiye devredilmiş olması sebebiyle müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, davacının aldığı 270.000,00 TL borcu hala ödemediğini, davacının ortaklığın giderilmesi davasında söz konusu belgeyi ileri sürmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın gabin nedeniyle edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi istemine ilişkin olduğu, TBK'nın 28. maddesinde zarar görenin gabin nedeniyle edimler arasındaki oransızlığın giderilmesine ilişkin hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabileceğinin öngörüldüğü, bu süre hak düşürücü süre olup re'sen gözetilmesi gerektiği, somut olayda edimler arasındaki orantısızlığın giderilmesi istenen şeyin; .. ili .. ilçesi, .. mahallesi, 54 42... parsel sayılı 4. Kat 10 nolu bağımsız bölümün devrine ilişkin olduğu, taşınmazın 02.11.2018 tarihinde .. .. Lokanta Şirketi tarafından dava dışı ..'ya devredildiği, taşınmazın davacının davalıdan aldığı borç para nedeni ile teminaten verilip para ödendiğinde iade edileceğinin kararlaştırıldığı iddiasında bulunulduğu, davacının edimler arasındaki orantısızlığı öğrendiği tarihin İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/16 Esas sayılı dosyasına konu ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, zira bu tarihten sonra tarafların dayandığı 19.09.2019 tarihli belgede geçen hususların infaz edilme imkanının kalmadığı, buna karşın işbu davanın açıldığı tarih itibari ile 1 yıllık hak düşürücü süre dolduğu gibi taşınmazın devrinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süresinin de dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi (davacının gabin nedenine dayalı olarak talepte bulunmuş olduğu ve davanın kişinin edimler arasındaki orantısızlığı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde açması gerektiği ancak eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığına yönelik) nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, taraflarca gösterilen delillerin toplanmadan karar verildiğini, Mahkemece edimler arasındaki orantısızlığın öğrenildiği tarih olarak ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı 16.07.2021 tarihinin kabul edilmesinin doğru olmadığını, zira orantısızlığın bu davanın açılmasıyla değil, müvekkilinin Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/399 sayılı dosya üzerinden açılan davasının hisse devri şartının davacı tarafından yerine getirilmediği gerekçesiyle 04.07.2013 tarihinde reddedilmesi üzerine öğrendiğini, bu nedenle davanın TBK m. 28 de yer alan bir yıllık hak düşürücü süre dolmadan açıldığını, 19.09.2019 tarihli belgede %1 lik hissenin ne zaman devredileceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığını, bu nedenle ihtar gerektiğini, davalının söz konusu belgeyi bertaraf etmek amacıyla ortaklığın giderilmesi davası açtığını, müvekkilinin hisse devrini sağlamak amacıyla iyi niyetli olarak davayı kabul ettiğini, hisse davalıya bu şekilde devredildikten sonra belgeye istinaden müvekkilinin 54 43... parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölümün bedelini tahsil etmek amacıyla davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığını (25.11.2022) davalının itirazı üzerine Kayeri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/4 (yeni) Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açtığını, Mahkemenin hisse devri şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verdiğini, müvekkilinin bu kararla birlikte edimler arasında orantısızlık olduğunu ve düşüncesizlik ettiğini fark ettiğini, müvekkilinin davası kabul edilmiş olsaydı edimler arası dengesizliğin de olmayacağını, beş yıllık hak düşürücü sürenin de dolmadığını, müvekkilinin taşınmaz bedelinin kendisine ödenmesi şartıyla aldığı ödünç parayı faiziyle ödemeye hazır olduğunu 09.08.2023 tarihli noter ihtarnamesi ile davalıya bildirdiğini, bu tarihe göre de bir yıl geçmediğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, gabin nedeniyle edimler arasındaki dengesizliğin giderilmesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.