Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1654 K.2025/4728

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1654 📋 K. 2025/4728 📅 09.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1654 E.  ,  2025/4728 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/189 E., 2024/655 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin sağlık alanında ticari faaliyet gösterdiğini, imzaladığı "Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi" uyarınca davalı Kurumun sigortalılarına sağlık hizmeti sunduğunu, davalı Kurum tarafından Ocak 2009–Temmuz 2009 arası döneme ait faturalar üzerinde örnekleme yöntemi ile yapılan incelemeler sonucunda, hakedişlerinden yaklaşık 350.000,00 TL tutarında haksız kesinti yapıldığını, kesinti gerekçelerinin gerçek dışı, kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurum tarafından hakedişlerinden yapılan yaklaşık 350.000,00 TL tutarındaki kesintiden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL'nin mevduata işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 14.12.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 261.958,86 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafından sağlık hizmeti sunulmadığı halde sunulmuş gibi Kuruma faturalandırma yapılması nedeniyle, fatura edilen bedeller yersiz ödeme kapsamında değerlendirilip, yasal mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olarak davaya konu işlemin tesis edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.06.2013 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 16.01.2014 tarihli ilamla; Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Ayrıca davacı şirket yetkilileri hakkında Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/18 Esas sayılı dosyası ile ceza davası bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Öyle olunca mahkemece gerekirse ceza davasının sonuçlanması beklenip ceza dava dosyası ve olayla ilgili müfettiş raporu da incelenmek suretiyle yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu kesintilerin haksız olup olmadığı konusunda açıklamalı, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 17.12.2019 tarihli kararla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine kararın onanmasına karar verilmiş, bilahare davalı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Dairemizin 01.03.2022 tarihli ilamıyla ;" Somut olayda; davalı kurum işlemi ile davacıya ait ilgili dönem faturaları üzerinde örnekleme yöntemi ile yapılan inceleme sonucunda, davacı hastane tarafından sağlık hizmeti sunulmadığı halde sunulmuş gibi gösterilerek kuruma fatura edildiği, davalı kurumun zarara uğratıldığından bahisle, yersiz yapılan ödemelerin istirdadının davacıdan tahsili yoluna gidildiği; eldeki davanın ise kurum işleminin haksız olduğu iddiasına dayalı alacak istemiyle açıldığı görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; davaya konu kurum müfettiş raporu ve örneklemeye esas alınan faturalar üzerinde inceleme yapılmaksızın, tarafların beyanlarına bağlı kalınarak değerlendirme yapılıp, genel ve soyut ifaldelerle, kesinti gerekçesi haklı olarak kabul edilip; buna rağmen tedavi hizmet bedellerinden kesinti yapılamayacağı, ancak davacı hastane hakkında cezai işlem tesis edilebileceği belirtilmiştir. Rapor, kendi içerisinde çelişkili olup, bu haliyle hüküm kurmaya ve denetime de elverişli değildir.
Bununla birlikte; davacı hastane mesul müdürünün " dolandırıcılık " suçundan sanık olarak yargılandığı ceza davasında, davacı hastane tarafından ölü kişiler adına hasta dosyası oluşturularak, sağlık hizmeti sunulmadığı halde sunulmuş gibi gösterilip davalı kuruma faturalandırıldığı maddi vakıa olarak tespit edilip, davacı şirket yetkilisinin cezalandırılmasına karar verildiği, işbu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, ceza yargılamasında maddi vakıaya yönelik yapılan tespitin hukuk hakimini bağlayacığı dikkate alınarak, davaya konu kurum müfettiş raporu celbedilip, önceki bilirkişiler dışında seçilecek, doktor, hastane yöneticisi ve emekli .. denetçisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden, ilgili mevzuat, SUT hükümleri, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi ve davalı kurum müfettiş raporu çerçevesinde, örneklemeye esas faturalardan yapılan kesitilerin yerinde olup olmadığına yönelik hasta bazında tek tek değerlendirme yapılması ve davalının rapora karşı itirazlarının karşılanması suretiyle, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki, Mahkeme kararının bu gerekçeler ile bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu defa yapılan yeniden inceleme sonucu anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda dosyanın bir hastane müdürü, bir sayıştay denetçisi, bir çocuk hastalıkları uzmanı doktor, bir acil tıp uzmanı, bir kadın hastalıkları uzmanı, bir genel cerrahi uzmanı ve bir anestezi uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tevdi edilerek rapor düzenlenmesinin istendiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ön raporda belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla SGK'ya müzekkere yazıldığı ancak netice alınamadığı, bunun üzerine davalı vekiline belgeleri sunması için süre verildiği, ancak belgeler sunulmadığından mevcut haliyle rapor düzenlenmesi amacıyla dosyanın önceki heyete tevdi edilerek alınan raporlarda, örneklemeye esas faturalardan yapılan kesintilerin yerinde olup olmadığına yönelik hasta bazında tek tek değerlendirme yapılmasına esas teşkil edecek belgelerin mevcut olmadığı, yapılan kesintilere neden olan hastalara ait MEDULA çıktıları ve kesinti nedenlerinin dosyaya sunulmadığından hasta bazlı olarak bir değerlendirme yapılamadığı, değerlendirme yapılabilmesi için Yargıtay bozma ilamında belirtilen örnekleme yapılan hastalara ait kesinti gerekçeleri, miktarları ve epikrizlerin dosyaya kazandırılması halinde denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor hazırlanabileceğinin bildirildiği, bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin SGK tarafından giderilmediği, davalı vekiline verilen süre içinde de bilgi ve belgelerin dosyaya kazandırılmadığı, davacı tarafça davalı Kurumun kendisinden yapmış olduğu davaya konu kesintilin haksız kesinti olduğunun iddia edildiği, kesintinin haksız olup olmadığının tespiti açısından davalı kurumca kesintiye ilişkin belgelerin dosyaya sunulması gerektiği, bu belgelerin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; uygulanan işlemlerin yerinde olduğunu, ayrıca evrak, bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmuş olmasına rağmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki SUT hükümlerine aykırılık nedeniyle uygulanan ceza nedeniyle yapılan kesintin istirdadı istemine ilişkindir.
1.Dava, taraflar arasındaki Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı uygulanan cezai işlemin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 01.03.2022 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra devam olunan yargılamada, dosya kül halinde bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, heyet, dosyada medula sistem kayıtlarının ve bazı belgelerin eksik olduğunu, bu şekilde sağlıklı bir görüş bildiremeyeceklerini ifade etmiştir. Mahkemece, yazılan müzekkere sonrasında, davalı kurum tarafından istenilen bilgi ve belgelerin KEP aracılığı ile gönderilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
2. Öte yandan, uyulmasına karar verilen bozma ilamında işaret edilen ceza dosyasında, davacı şirket yetkililerince ölü kişiler hakkında hizmet alınmış gibi gösterilerek belge düzenlendiği hususu sabit olup ceza dosyasındaki kararın maddi vakıaya ilişkin tespitleri ve ceza dosyasındaki bilirkişi raporundaki dayanak ve tespitler de değerlendirilmemiştir. Hal böyle olunca Mahkemece; yukarıda zikredilen hususlar ile dijital ortamdan gönderilen evraklar da incelenerek konusunda uzman bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun gerekçe ile bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.