Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1218 K.2025/4661

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1218 📋 K. 2025/4661 📅 08.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1218 E.  ,  2025/4661 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/854 E., 2025/72 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Ankara 13. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/185 E., 2024/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; kalp krizi nedeniyle vefat eden davacılar murisi ile davalı Banka arasında 82.500,00 TL, 150.000,00 TL ve 536.000,00 TL bedelli kredi sözleşmeleri düzenlendiğini ve kredi sözleşmelerinin teminatı olarak davacıların murisi ile davalı ... arasında hayat sigortası sözleşmeleri akdedildiğini, davalı ... tarafından tazminat ödenmeyeceğinin bildirildiğini, lehtar bankadan muvafakat alınmasına ihtiyaç olmadığını ileri sürerek; davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespitine, ödenmek zorunda kalınan kredi taksitlerinin şimdilik 10,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Bankadan tahsiline, hayat sigortaları kapsamında davalı Bankaya bakiye kredi borçlarının ödenmesinden sonra davacılara ödenmesi gereken miktardan şimdilik 10,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Banka vekili; husumet itirazı ile zamanaşımı def'inde bulunduktan sonra, murisin sağlık beyanında yer alan hususlara eksik, yanıltıcı ya da yanlış cevap vermesi durumunda sigorta bedelinin ödenmeyeceğini, sağlık beyan formunda yer alan hastalıkların teminat kapsamının dışı bırakıldığını, kasten beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığı ortada olduğundan sigorta bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğu olduğunu, dain-i mürtehin için diğer davalı Bankanın muvafakatinin gerektiğini, sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının sigorta teminatı kapsamı dışında bırakıldığını, sigortalının sigorta öncesinden gelen kanser hastalığını kendisine soru sorulmasına rağmen bildirimde bulunmayarak beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul raporları uyarınca, hastaya 2009 tarihinde KLL (Kronik Lenfositik Lösemi) tanısı konduğu, bu tarihte ve 2019 tarihinde 2 kez kemoterapi uygulandığı, 03.04.2019 tarihinde patoloji kaydının raporlandığı, hastaya bu dönemde rıtuksimab, fludarabin, siklofosfamid ve IVIG tedavisi verildiği, sigorta poliçelerinin düzenlenmesi aşamasında murisin sağlık beyanı formları içeriğinde hastalık ve tedavilere ilişkin soruları "Hayır" olarak yanıtlandığı, poliçe tarihinde hastalığının devam ettiği, vefat ile hastalığı arasında illiyet bağı bulunduğu, bu kapsamda davacı mirasçıların davalılardan talepte bulunmayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların murisinin sözleşme öncesi var olan hastalığı ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği ve beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; yapılan işlemlerin kanser hastalığı ile ilgili olmadığını, bu konuda yeniden rapor alınması gerektiğini, tek taraflı olarak dayatılan hayat sigortası poliçesinin içeriği ve şartlarının tüketici ile müzakere edilmediğini, sözleşme ve sözleşme öncesi bilgi formunun matbu olarak düzenlendiğini ve banka görevlisi tarafından doldurularak sadece imza kısmının murise imzalattırıldığını, haksız şart niteliğinde olan sigorta sözlesmesi öncesi doldurulan başvuru formundaki hususların kesin olarak hükümsüz olduğunu, müzakere edildiğini ispat yükünün davalıya ait olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, sigorta ve kredi sözleşmelerinden kaynaklı menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, murisin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, ölümü ile sigorta poliçesi düzenlenme tarihinde beyan etmediği hastalığı arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.