Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/526 K.2025/4658
3. Hukuk Dairesi 2025/526 E. , 2025/4658 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1735 E., 2024/2469 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/103 E., 2021/262 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; .. .. .. İntifa Hakkı Karşılığı İnşaat ve İşletme İhalesi işinin 80.000.000,00 TL + KDV bedel karşılığında 30 yıl süre ile yıllık 4.510.000,00 TL + KDV bedelle davalıya verildiğini, taraflar arasında 11.12.2007 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının sözleşme uyarınca 2016, 20 17... yıllarında kira ödemesini eksik yaptığını, eksik ödenen 12.426.986,29 TL asıl alacak ile 702.926,38 TL faiz alacağının tahsili için aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının haksız şekilde fazla kira bedeli tahakkuk ettirdiğini, kira bedeline ek olarak KDV ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, bu konuda kesinleşen mahkeme kararı olmasına rağmen kötüniyetli olarak talepte bulunulduğunu, kira bedellerinin tam olarak ödendiğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan kira sözleşmesinde KDV bedelinin ayrıca kira bedeline ek olarak alınacağına dair bir madde bulunmadığından, KDV dahil edilmeden ve taraflar arasında görülüp kesinleşen Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/113 E., 2016/918 K. sayılı kararı dikkate alınarak, davalının ödediği bedellerin mahsubu ile yapılan hesaplama uyarınca davacının 706.811,04 TL alacağının bulunduğu, alacağın likit olmadığı ve muhakeme ile belirlenebilir olduğu, davacı alacaklının kötüniyetinin ispat edilmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takibin 706.811,04 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli bilirkişi raporu ile davalının takip ve dava tarihi itibariyle borçlu olduğu miktarların tespit edildiği, davalının takipten sonra ancak davadan önce 7.534.351,29 TL ödeme yaptığı, davacının yapılan ödemeye yönelik itirazın iptalini talep etmemesi gerektiği, bu nedenle davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin haklı olduğu, davacının dava açmakta haklı olduğu, mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; hatalı hesaplama yapıldığını, sözleşme de öngörülen kira bedeline KDV'nin dahil olduğunu, şartnamenin imzalanan sözleşmenin hükmü haline geldiğini, kira sözleşmesi dikkate alınmaksızın karar verildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde KDV ve sair vergi, resim, harçların yükleniciye ait olacağının belirtildiğini, yine sözleşmenin eki olan şartnamenin 20. maddesinde, tüm vergi ve harçların KDV dahil istekliye ait olduğunun düzenlendiğini, son teklif tutanağında davalının son teklifinin 4.510.000,00 TL +KDV olduğunun ifade edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; 20 14... yılları ile ilgili kesinleşen ilam olmasına rağmen talepte bulunulması kötüniyetli olduğundan tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davacının KDV talep edemeyeceğini bilmemesinin ve kendi borçlu olduğu dosyalarda haciz ihbarnamesi uyarınca ödeme yapıldığını bilmemesinin mümkün olmadığını, aslında fatura bedelinden KDV düşülerek kira talep edilmesi gerektiğini, haksız takip ve itiraz nedeniyle davalının bankalar nezdinde riskli şirketler arasında görüldüğünü ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, ödenmeyen kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında hesaplama yapılmış olmasına, sözleşmede kira bedeline ek olarak KDV ödeneceğine ilişkin açık hüküm bulunmamasına, icra inkar ve kötüniyet tazminatlarının koşullarının oluşmadığının ve hükmün yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.