Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3480 K.2025/4611
3. Hukuk Dairesi 2025/3480 E. , 2025/4611 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/25 E., 2023/886 K.
DAVA TARİHİ : 15.09.2014
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 18.03.2014 tarihinde işyerinde düzenlenen tutanağa istinaden kaçak elektrik kullandığından bahisle müvekkili hakkında 64.979,12 TL kaçak tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, sayacının değiştirilerek yeni sayaç takıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, elektriğin kesilmesi tehdidi altında 17.293,12 TL’yi ödediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 64.979,12 TL’lik kaçak tahakkuk bedelinden ve işleyecek faizler yönünden borçlu olmadığının tespiti ve bu borcun taksitlendirilmesi kapsamında ödenen 17.293,12 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, mahallinde yapılan kontrollerde sayacın tetkik amacı ile sökülerek, laboratuvara gönderildiğini, muayene sonunda sayaca müdahale edilerek eksik tüketim yapar hale getirildiğinin tespit edildiğini, bu rapora istinaden tutanak düzenlendiğini, muayeneyi yapan laboratuvarın Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına ait bağımsız bir kurum olduğunu, tahakkuk ettirilen tutarında tarife ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.05.2016 tarihli kararıyla; davanın ..'a karşı açılması gerekirken davalı .. .. ..’a açılmasının doğru olmadığı, taraf sıfatındaki hatanın basit bir işlemle giderilebilecek maddi bir hatadan da kaynaklanmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairenin 28.05.2018 tarihli sayılı ilamıyla; davacıya tahakkuk ettirilen tüketim faturalarının davalı şirket tarafından tahakkuk ettirildiği ve davalı şirket ile dava dışı .. ..’ın adreslerinin de aynı olduğu da nazara alındığında, davacının söz konusu bedelleri davalıdan isteme hakkının bulunduğu ve davalı ile dava dışı .. .. arasındaki anlaşmaların ise yalnızca bu iki şirket arasındaki iç ilişkide sonuç doğuracağı ve davacı yönünden bir bağlayıcılığının bulunmayacağı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin 15.06.2021 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 44.945,32 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin ve istirdat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Dairenin 04.11.2021 tarihli ilamıyla; Mahkemece alınan 30.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda; kaçak tespit tarihi olan 18.03.2014 tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği yerine 08.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre hesaplama yapıldığı, ek raporda da hesaplamanın Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde belirtilen şekilde yapılmadığı, bu nedenle Mahkemece; dosyanın önceki bilirkişi dışında başka bir uzman bilirkişiye verilerek talep edilen kaçak elektrik bedelinin tutanağın düzenlendiği tarihteki yönetmelik ve 622 sayılı kurul kararlarında açıklanan yöntemle hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Mahkeme kararı bozulmuştur.
4. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kaçak elektrik kullandığı, davalının davacıya 63.469,80 TL borç yüklediği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının borcunun 4.222,6 TL olması gerektiği, davacının 17.293,12 TL ödeme yaptığı, 4.222,6 TL yi aşan kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine, 3.070,52 TL'nin ödeme tarihi olan 19.08.2014 tarihinden, 10.000,00 TL'nin 27.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, 19.01.2024 tarihli ek karar ile de; Mahkeme kararında 4.222,60 TL' yi aşan kısmın 60.756,52 TL olduğu, kısa karar bu yönü ile eksik olduğundan; hükme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesi gereğince "47.686,00-TL'nin 11/01/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin eklenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; alınan bilirkişi raporunun hatalı, müvekkili şirket tarafından yapılan hesaplamanın ise doğru olduğunu, ticarethanelerde aylık çalışma saatinin 250 saat olarak kabul edilmesinin hatalı hesaplama yapılmasına sebebiyet verdiğini, davalının hesaplama yönteminin yönetmeliğe uygun bulmadığını, kaçak elektrik kullanmadığını iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, öte yandan kendisi adına yapıldığı iddia edilen ödemelerin ihtirazi kayıt konulmadan yapıldığını, kabul edilen miktar yönünden ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik tespit tutanağından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bu borç nedeniyle davalı tarafa ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
1.Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda kararın verilmiş olmasına, bozmaya uymakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Mahkemece verilen 19.12.2023 tarihli asıl kararda, davacı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak dosya arasında bulunan 30.05.2023 havale tarihli davalı şirket yazısında; 418,70 TL'nin 04.10.2016 tarihinde, 63.469,80 TL'nin ise 11.01.2017 tarihinde ödendiği belirtilmiş olup, bu tarihler esas alınmak suretiyle iadesine karar verilen tutarların faiz başlangıcının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Mahkemenin 19.12.2023 tarihli hüküm fıkrasının (1.) numaralı bendinde yer alan "3.070,52 TL'nin ödeme tarihi olan 19.08.2014 tarihinden 10.000,00 TL'nin 27.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine, "418,70 TL'nin 04.10.2016 tarihinden, 12.651,82 TL'nin 11.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.