Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3696 K.2025/4626
3. Hukuk Dairesi 2024/3696 E. , 2025/4626 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/891 E., 2024/977 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/136 E., 2023/43 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... .. .. ile davalı asil ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalıya ait bulunan tarla vasıflı taşınmazın müvekkilleri tarafından parsellenerek, hobi bahçesi olarak satışa hazır hale getirilmesi amacıyla anlaşma imzalandığını, yapılan anlaşma gereği müvekkilleri üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirerek taşınmaza birçok masraf yaptığını, ancak davalının sözleşmeyi haksız olarak tek taraflı feshettiğini ileri sürerek; öncelikle imzalanan sözleşmeler gereği davalıya ait bulunan taşınmazın tamamının 152 pay kabul edilerek kararlaştırıldığı şekilde 28'er payın müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tescil edilmesine, davalıya teminat olarak verilen toplam 1.000.000,00 TL teminatın ve bonoların iptaline karar verilmesini talep etmiş, bunun mümkün olmaması halinde ise imzalanan 03.06.2016 tarihli sözleşmenin, taraflar arasında adi ortaklık kurulması amacıyla hazırlanmış olması nedeniyle, dava konusu taşınmazda müvekkillerinin hissesine düşecek 28 parsel bedelinin dikkate alınarak oluşan zararlarının tespiti ile işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu taşınmazı hobi bahçesi olarak değerlendirmek amacıyla satın aldığını, bu konuda tecrübeli olduklarını beyan eden davacılar ile görüşmesi sonucunda 03.08.2016 tarihli emlak alım satım sözleşmesi adıyla bir sözleşme imzaladıklarını, ancak davacıların üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediğini, sözleşmenin ifa olanağının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu iptal ve tescil davalarında husumetin tapu malikine yöneltilmesi gerektiği, teminat olarak verilen bonoların iptaline ilişkin talep yönünden ise; verilen süreye rağmen davacı tarafça harcın yatırılmadığı, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talebine yönelik ise, taraflar arasında “ortaklık” konusunda tanzim edilmiş yazılı bir sözleşme bulunmadığı, ancak davacıların davalıya ait parselde gerçekleştirilecek hobi bahçesi satışından elde edilecek gelirlerden ortak olacağı algısı yaratılmak suretiyle ödeme ve masrafta bulunduğu, bu nedenle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği davacıların alacağının alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği gerekçesiyle; tapu iptal ve tescil talebinin pasif husumet yokluğundan reddine, bonoların iptali talebine yönelik davanın açılmamış sayılmasına, alacak isteminin kısmen kabulü ile 6.025,01 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; talebinin adi ortaklıktan kaynaklı pay alacağı olduğunu, taraflar arasında kurulan adi ortaklığın ise imza inkarına uğramayan sözleşme ile ispat edildiğini, adi ortaklık hukuku konusunda ve hobi bahçesi işini bilen uzman bilirkişilerden tasfiye konusunda rapor alınmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkilleri tarafından dava konusu taşınmaza yapılan masrafların dosya kapsamıyla sabit bulunduğunu, adi ortaklığın amacını gerçekleştirmek için kooperatif kurulduğunu ancak davalının tapu devri yapmayarak fiilen ortaklığı devam ettirmeyeceğini gösterdiğini, müvekkilleri tarafından taşınmaza birçok masraf yapıldığını, yapılan bu masrafların dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davalının kötü niyetli olup taşınmaza yol, su, elektrik alındıktan sonra sözleşmenin feshedilerek taşınmazın başkalarına devir edildiğini, müvekkillerinin uğramış oldukları zararların güncel değerlerinin ticari faizi ile birlikte tahsili gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesi kurulduğu iddiasıyla tapu iptal ve tescil, mümkün olmaması halinde tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, dava konusu edilen taşınmazın dava tarihi itibariyle davalı adına kayıtlı olmamasına, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporu davacıların alacağının belirlendiğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.