Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4153 K.2025/4617
3. Hukuk Dairesi 2024/4153 E. , 2025/4617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3368 E., 2024/1982 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/247 E., 2021/738 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ..'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait, ressam .. .. tarafından yapılmış iki adet tuval üzeri akrilik boyalı tablonun 200.000,00 USD karşılığında davalılara 25.12.2014 tarihinde düzenlenen yazılı sözleşme ile satıldığını, satış bedeline karşılık 25.12.2014 tanzim, 05.02.2015 vade tarihli 200.000,00 USD bedelli senet düzenlendiğini, bedele mahsuben davalılar tarafından bir kısım ödemeler yapılarak ödemelerin senet arkasına şerh edildiğini ve bakiye borcun 110.000,00 USD olduğunun gösterildiğini, bakiye bedel ödenmeyince davalılar aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2019/35042 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalıların bedelin ödendiği iddiasıyla borca itiraz ettiklerini ancak itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; döviz üzerinden işlem yapılmasının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile engellendiğini, davacının böyle bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıların, takibe itiraz dilekçesinde borcun çok önce ödendiğini beyan etmeleri nedeniyle borcu ikrar ettikleri ve ispat yükünün davalılara geçtiği, ancak davalıların ödeme olgusunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesi uyarınca senetle ispat edemediği, tanık dinletme talebine davacı tarafın muvafakat etmediğini, ayrıca yemin deliline de dayanmadıkları gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına ve %20 icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; itirazın iptali davasında ispat yükünün, kural olarak davacı alacaklıda olduğu; davalıların takibe itiraz dilekçesinde borcun çok önce ödendiğini beyan ederek alacağın varlığını ikrar ettiği, böylece ispat yükünün davalılara geçtiği, ancak ödeme olgusunu HMK'nın 200. maddesi uyarınca senetle ispat edemedikleri gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; davacının sanat eserleri ile bir ilgisi olmayıp müvekkillerinden böyle bir alacağı olmadığını, tefecilikle uğraşan bir hukukçu tarafından joker olarak kullanılan bir çalışan olduğunu, delillerinin toplanmadığını, takibe dayanak senedin zamanaşımına uğradığını, bu bononun tek delil olarak kabul edilerek karar verilemeyeceğini, evrak asıllarının sunulması gerektiğini, yemin konusunda değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme kararında belirtilen gerekçeye, takip dosyasında yalnızca bonoya değil satış sözleşmesine de dayanıldığının, davalıların takibe itiraz dilekçesinde borcun önceden ödendiğini beyan ederek ispat yükünü üzerine aldıklarının ancak HMK'nın 200.vd maddeleri uyarınca borcun ödendiğinin ispat edilemediğinin, ayrıca ve açıkça yemin deliline da dayanmadıklarının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.