Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1145 K.2025/4612

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1145 📋 K. 2025/4612 📅 07.10.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1145 E.  ,  2025/4612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/426 E., 2022/480 K.
Mahkeme kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin eczacı olup, .. İlinde bulunan .. .. Eczanesini işlettiğini, davalı Kurumun 24.02.2011 tarihli ve 0372.311.224 sayılı yazısıyla, aralarında imzalanan ilaç teminine ilişkin protokolün (6.3.3), (6.3.10) ve (6.3.19.) maddelerine aykırılık nedeniyle sözleşmenin 2 yıl süreyle feshine ve belirtilen miktarlarda cezai şart bedelinin hakedişlerinden kesilmesine karar verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshine ve cezai şart uygulanmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; işlemin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.05.2016 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli ilamıyla; "....Şu durumda Mahkemenin kararının gerekçesi, yalnızca hasta .. .. hakkında düzenlenen reçete nedeniyle uygulanan cezaya ilişkin olup, davalının (6.3.3), (6.3.10) ve (6.3.19.) maddelerine istinaden uyguladığı diğer cezai şart konusu fiil, kupür, reçeteleri kapsamadığı açıktır. Hal böyle olunca Mahkemece, ceza mahkemesi beraat kararlarının hukuk mahkemesini bağlamayacağı da göz önünde tutularak, medeni yargı ispat kuralları çerçevesinde davalının cezai şart uygulanmasına karar verdiği tüm fiiller ile reçete, fiyat kupürü ve benzerlerinin incelenerek uygulanan cezanın ilgili protokol ve kanun hükümlerine aykırı olup olmadığının tespiti için bu konuda uzman bir bilirkişiden veya bilirkişi heyetinden her ceza konusunun davalının işlem gerekçe ve delilleri de gözetilmek suretiyle ayrı ayrı değerlendirildiği, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak tarafların varsa itirazları da karşılandıktan sonra uygun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, 2009 yılı İlaç Temin Protokolünün (6.3.19.) maddesi hükmü gereğince davacıya ceza verilebilmesi için sahtecilik eyleminde davacı ve çalışanlarının kastı ve olaylara dahlinin açık bir şekilde olaya çıkartılması gerektiği, davacı ve çalışanlarının dahli, kastı ve varsa reçeteleri düzenleyen 3. kişilerle el ve işbirliği içinde hareket ettiğinin ispatı halinde madde hükümlerinin uygulanabileceği anlaşıldığından (6.3.19.) madde gereğince verilen 3.518,89 TL reçete bedeli, reçete bedelinin 10 katı cezai şart, 35.188,90 TL cezai şart ve 2 yıl süre ile sözleşmenin feshi ile yersiz ödenen reçete bedeli 7.842,52 TL ile 78.425,20 TL'lik cezai şart bedelinin tahsili ile 2 yıl süreyle sözleşmenin feshi işlemlerinin yerinde olmadığı, 2009 İlaç Temin Protokolünün (6.3.3.) ve (6.3.10.) maddelerine göre verilen cezaların ise soruşturma raporunda ve alınan hasta, hasta yakını ile davacı ve davacı çalışanlarının ifadeleriyle ve dosya muhteviyatında yer alan tüm bilgi ve belgelerle yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
Dairenin 30.10.2024 tarihli ilamıyla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre; davacı eczacının üçüncü kişilerin suç teşkil eden sahtecilik eylemleri ile hazırlanmış olan reçetelerin bedelini bu eylemlerden sorumlu olmayan davalı Kurumdan tahsil etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle Mahkemece; Protokolün (4.3.6) maddesi uyarınca tesis edilen reçete bedelinin tahsiline dair işlem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
1. Davacı mirasçıları vekili; 11 adet reçetenin hasta veya yakınlarına teslim edilmediği iddiası ile ilgili olarak Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, dosya kapsamındaki ifade tutanakları dikkate alınarak hazırlandığını, hasta veya yakınının beyanlarına, doktor ve eczacı ile eczane çalışanlarının beyanlar ve hastane raporlarına göre üstünlük tanınması için de geçerli bir neden bulunmadığını, eczacı ve eczane çalışanının ilaçların hasta yakınına teslim edildiğini beyan ettikleri, ilaçların hasta ya da yakınlarına teslim edilmediği kesin olarak söylenemeyeceğinden 2009 yılı Protokolünün (6.3.10) maddesinde düzenlenen cezai şartın uygulanmasının dayanağı bulunmadığını, Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/58 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, iddia olunan reçetelerin sahteciliği hususunda kesin ve somut deliller bulunmadığından murisin beraatine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 29.01.2015 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiğini, ceza dosyasındaki müvekkili lehine yapılan tespitlerin bu dosyada da bağlayıcı olduğunu, .. Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3141 soruşturma sayılı dosyasında da takipsizlik kararı verildiğini ve bu kararın da kesinleştiğini, Mahkemece 2009 yılı protokolünün (6.3.3) maddesi uyarınca uygulanan cezai şartın yerinde olduğuna karar verildiği, ancak bilirkişi raporunda her bir reçete üzerinden ayrı ayrı somut bir değerlendirme yapılmadığını, bu nedene 2009 yılı Protokolünün (6.3.3) maddesine göre verilen para cezasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3141 Soruşturma numarası üzerinden dava açılmışsa bu davanın sonucunun sahtecilik konusunda bekletici mesele yapılması gerektiği görüş olarak ortaya konulmasına rağmen, SUT'un (6.3.19.) maddesine göre cezai şart uygulanabilmesi için sahtecilik eylemine eczacı veya çalışanlarının kasdı ve dahlinin açık bir şekilde ortaya dökülmesi halinde, madde hükmünün uygulama alanı bulacağı, delil yetersizliğinden verilen beraat kararı gerekçe gösterilerek SUT'un (6.3.19.) maddesine göre cezai şart ve fesih işleminin yerinde olmadığı şeklinde yapılan tespit ve değerlendirmenin, hem kendi içerisinde çelişkili hem de dosya kapsamına aykırı olduğunu, kesin delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi halinde bu nitelikteki kararın hukuk hakimini bağlamayacağını, bu davada araştırılması gereken hususun, eczacı veya çalışanlarının kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edip etmedikleri olduğunu, eczacının, eczane çalışanları ile eczanede yapılan her türlü eylemden dolayı doğrudan sorumlu bulunduğunu, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan 15.02.2011 tarihli ve 1815 sayılı raporda, davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu eczanenin muvazaalı işletilmesi nedeni ile 6197 sayılı Eczaneler ve Eczacılar Hakkında Kanun ve Sağlık Bakanlığının 19.12.2005 tarihli ve 62056 sayılı Genelgesi uyarınca eczane ruhsatının iptal edildiğini, davacının bu işleme karşı Batman İdare Mahkemesinin 2012/188 E. sayılı dosyada açtığını, iptal davasında Sağlık Bakanlığı işleminin mevzuata uygun olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiğini ve kararın Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacının eczaneyi fiilen işletmediğini, eczanenin muvazalı olarak .. . tarafından işletildiği, eczaneyi fiilen işleten kişinin, birlikte hareket ettiği .. .. .. Hastanesinin doktor ve çalışanlarının yardımını alarak, hazırlanan sahte reçeteleri Kuruma fatura ettiğinin sabit olduğunu, Kurum Müfettişi tarafından düzenlenen 16.09.2010 tarihli ve 02 sayılı soruşturma raporunda; hak sahiplerinin bu reçetelerde yazılı olan ilaçları almadıklarını ve kullanmadıklarını beyan etmeleri, reçete arkasında yer alan ilaçların alındığına dair atılan imzaların, telefon ve adreslerin hak sahiplerine ait olmaması, bu imza, telefon ve adreslerin eczanede tamamlanmış olması, reçetelerde adları yer alan doktorların reçeteleri reddetmesi, Medula kayıtlarında ve ilgili hastane kayıtlarında hastalara omnipaque ilacı kullanılarak tomografi filmi çekildiğine dair bir bilginin olmaması, .. Hastanesinde zaten bu ilaçtan bulunuyor olması ve kontrastlı film çekilmesi gerektiğinde bu kontrast maddesinin (..) hastaneden temin edilmesi ve hastalara dışarıdan aldırılmaması, hastane uygulamalarına aykırı olarak .. reçetelerine poliklinikte çalışan branş doktorlarının adlarının yer aldığı barkodların yapıştırılması, reçetelerde yer alan protokol kayıtlarının sahte olması, reçete eklerindeki evraklara kişilerin kilolarının rastgele yazılması, reçetelerin yetkili bir doktor tarafından usulüne uygun yazılmamış olması, hastane yetkililerinin de bu reçeteleri reddetmesi, eczane sahibi ve çalışanlarının bu reçetelerin sorunlu/sahte reçeteler olduğunu dolaylı veya dolaysız kabul etmeleri, söz konusu “omnipaque” reçetelerinin sahte olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, her ne kadar .. Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/3141 hazırlık sayılı dosyada yütülen soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilse de bu kararın hukuk mahkemesi hakimini bağlamayacağını, sahte reçetelerde yazı, imza ve rakam örnekleri bulunan, eczacı, eczacı çalışanı, hastane çalışanı ve doktorların yazı ve imza ve rakam örneklerinin ve ifadelerinin alınması için her birinin mernis adreslerine talimat yazılması ve ifade ve imza, yazı, rakam örnekleri alındıktan sonra ise öncelikle bu imzalar ile sahte reçeteler üzerindeki yazı, rakam ve imzaların karşılaştırılarak kriminal imza raporu alınması için dosyanın ehil bir bilirkişiye verilmesi talep edilmesine rağmen, Mahkemece bu taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bozma kararında belirtilen açıklanan ilkeler ve gerekçelere göre taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezalarının düzeltme isteyenlere yükletilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.