Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1337 K.2025/4608
3. Hukuk Dairesi 2025/1337 E. , 2025/4608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/172 E., 2023/403 K.
Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın düzeltilerek onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin emekli olmasıyla birlikte eczanesini Nisan 2010 tarihinde kapatarak faaliyetine son verdiğini, davalı Kurumun 16.09.2014 tarihli yazısı ile 2009 yılı Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (6.3.3.) ve (6.3.10.) maddelerini dayanak göstererek hakkında toplam 115.423,85 TL cezai şart uygulanacağının ve kurum zararı olarak da aynı protokolün (4.3.6.) maddesi uyarınca 12.508,90 TL'nin tahsil edileceğini bildirdiğini, reçete muhteviyatı ilaçların tamamının hasta veya hasta yakınına teslim edildiğini, Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurum işleminin iptali ile cezai şart ve reçete bedeli kesintisi toplamı olan 128.229,75 TL’den davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu Kurum işleminin mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.05.2016 tarihli kararıyla; davacının eczanesini 2010 yılında kapatmış olması nedeniyle hakkında 2012 yılı değil 2009 yılı Eczane Protokolünün uygulanması gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının 3.668,45 TL cezai şart ile 2.621,71 TL reçete bedeli kesintisinden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarihli ilamıyla; davalı idarenin uygulamış olduğu cezai işleme dayanak oluşturan soruşturma raporundaki tespitler yönünden Mahkeme tarafından bir değerlendirme yapılmadığı, aynı soruşturma sırasında beyanı alınan hasta yakınlarının Mahkemece dinlenmediği, Mahkemece cezai işleme dayanak teşkil eden soruşturma raporunda hasta ya da hasta yakınına teslim edilmediği bildirilen reçetelere ilişkin olarak hasta yakınlarının tanık olarak dinlenilmesi, gerek görülmesi halinde tüm dosya kapsamı gözetilerek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması ve ayrıca 2012 yılı Protokolü de değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 15.03.2021 tarihli kararla; 16.02.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak, davalı Kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının toplam 115.423,85 TL cezai şart ve 12.805,90 TL reçete bedelinden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Dairemizin 12.10.2021 tarihli ilamıyla; davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, Mahkemece hakimin davayı aydınlatma ödevi gözetilerek, teftiş sırasında dinlenen tüm hastaların tanık sıfatıyla ilgili protokol maddeleri kapsamında beyanının alınması, reçete arkasındaki imzanın kendilerine ya da yakınlarına ait olup olmadığının, reçeteye konu ilaçları alıp almadıklarının sorulması, 2012 yılı Eczane Protokol hükümlerinin yeniden değerlendirilen, denetime elverişli yeniden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Kurum teftişi esnasında dinlenen tüm hastalardan büyük bir kısmının Mahkemede alınan tanık beyanlarının "...reçeteye konu ilaçları almadıkları, ... Eczanesini bilmedikleri, reçetelerin düzenlendiği ...Doktorlar Tıp Merkezi ve/veya ... .. Tıp Merkezlerine gitmedikleri...’’ şeklinde ortak ifadelerin olduğu, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda Yargıtay'ın 2009 yılı protokolü hükümleri gereğinin 2012 yılı protokol hükümleri karşılığı gelen maddeler esas alınarak değerlendirme yapılması kararı da gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda, 2012 yılı Eczane Protokolünün (5.3.2), (5.3.5), (6.17) hükümleri kapsamında davacı eczaneye toplamda uygulanması gereken cezai şart bedelinin 118.734,80 TL, aynı Protokolün (4.3.6) maddesi hükmü gereği davalı Kurumun davacıya yapılan tespitlere konu yersiz ödenen toplamda 40 adet reçete bedelinin 12.805,90 TL olduğu, bilirkişi raporuna göre işlemlerin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
Dairenin 30.10.2024 tarihli ilamıyla; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddedilerek, davacı vekilinin dava dilekçesinde; "2009 yılı Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (6.3.3.), (6.3.10.) maddelerini dayanak göstererek hakkında 115.423,85 TL cezai şart ve protokolün (4.3.6.) maddesi uyarınca 12.508,90 TL reçete bedeli toplamı 128.229,75 TL nedeniyle borçlu olmadığının tespitini" talep ettiği, ancak Mahkemece davalı idare yerine geçilerek davacı eczaneye toplamda uygulanması gereken cezai şart bedelinin 118.734,80 TL olduğu gerekçesiyle talep aşılarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru bulunan Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; borcu kabul etmemekle birlikte Dairenin lehe olan protokol hükümlerinin uygulanması yönünde kararlarının olduğunu, 2009, 2012 eczane protokollerinde yer alan cezai şartlara yönelik, 20 16... eczane protokollerinin dava açılması sebebiyle talebe baglı olmaksızın uygulanabileceğine yönelik kararların dikkate alınması gerektiğini, müvekkil hakkında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmanın yer olmadığına dair verilen kararın dikkate alınmadığını, tanık beyanlarının açık ve net olmadığını, bilirkişi raporunda bağımsız ve tarafsız değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 2009 yılı Protokolün (6.3.3) ve (6.3.10) maddeleri uyarınca uygulanan cezai işlemin iptali istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine dava şartlarına, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olmasına, Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesine, düzelterek onama kararında açıklanan ilkeler ve gerekçelere ve ayrıca Dairemizin 30.09.2024 tarihli daire kurul toplantısında alınan ilke kararında "Bozma ilamında bir protokolün uygulanması gerektiğine işaret edilmiş ise, bozma ilamına uyularak verilen kararın temyiz incelemesinin bu protokolün lehe olan hükümleri ile sınırlı olarak yapılmasına, bozma ilamından sonra yürürlüğe giren protokol hükümlerinin ise taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle dikkate alınmamasına" şeklinde karar verildiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme taleplerinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının düzeltme isteyene yükletilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.