Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/554 K.2025/4301

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/554 📋 K. 2025/4301 📅 24.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/554 E.  ,  2025/4301 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1064 E., 2024/1972 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/240 E., 2023/136 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli ve davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin duruşma talebinin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı tarafından 20.09.2018 tarihinde ihalesi yapılarak satışa sunulan ...Projesi içerisinde yer alan Antalya İli, ... Mah., 12672 Ada, 6 Parselde kayıtlı ... nolu zemin kat dükkan niteliğindeki işyerini satın alıp bedelini ödediğini, ancak projenin öngörülen sürede tamamlanamaması nedeniyle taşınmazın müvekkiline fiilen teslim edilmediğini, yüklenici ile imzalanan sözleşme gereği inşaatın bitiş tarihi olan 24.05.2018'de bitirilememesi nedeniyle müvekkilinin taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunamadığı süreye ilişkin kira ve gelir kaybına uğradığını ileri sürerek; şimdilik 10.000,00 TL kira ve gelir kaybı tazminatının her bir kira alacağı yönünden hakkın doğum tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13.02.2023 tarihli dilekçe ile dava değerini 469.623,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; sözleşmede, davaya konu taşınmazın yer tesliminin, geçici kabulü takip eden 15 gün içerisinde yapılacağının kararlaştırıldığını ancak inşaatın geçici kabulünün henüz yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının henüz geçici kabul tutanağı düzenlenmeden iş bu davayı açtığı, sözleşmeye göre dava tarihi itibariyle davalının edim yükümlülüğü başlamadığından davacının yer teslimi yapılmadığından bahisle kira ve gelir kaybına uğradığını iddia etmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın geçici kabulünün 05.07.2021 tarihinde yapıldığı, dava tarihinin ise 23.03.2021 olup, şartnamenin 12. maddesinde; yer tesliminin, geçici kabulü takip eden 15 gün içerisinde yapılacağının belirtildiği, sözleşmede ve şartnamede başka bir teslim tarihi bulunmadığından henüz teslim tarihi gelmeden dava açıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak dava, tazminat davası niteliğinde olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; satış şartnamesinde bedelin ödenmesi ile taşınmazın fiilen teslim edilmesi gerektiğinin kararlaştırıldığını, davalı ile dava dışı yüklenici arasındaki sözleşmede inşaatın bitiş tarihi 24.05.2018 olarak belirlendiğini, taşınmazın dava tarihi itibariyle de müvekkiline teslim edilmediğini, davalının alt yüklenicilerle imzaladığı inşaat ve yapım işine ait sözleşmede işin ne kadar sürede tamamlanacağına, ne zaman teslim edileceğine dair açık hükümler bulunduğunu, davalı idarenin kendi hazırladığı ve alt yüklenicilerle imzaladığı yapım sözleşmesinde belirlenen tarihlere riayet etmesi, bu tarihler içerisinde inşaatı tamamlaması ve gereken tedbirleri alması, bunun için üzerine düşen azami yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini, aksi düşünce ile sözleşmede teslim için süre belirtilmediği, davalının edim yükümlülüğünün başlamadığı ve sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki gerekçenin ise davalı idarenin teslim konusunda gösterdiği ihmal ve kusurun hukuki himaye görmesini sağlayacağını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili; vekalet ücretinin nispi miktarda olması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, gayrimenkul satış sözleşmesinden kaynaklı, geç teslim iddiasına dayalı kira tazminatı istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı özellikle şartname hükümlerine göre değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla, davacının tüm temyiz itirazlarının, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince davalı yararına karar tarihinde yürürlükte olan tarife esas alınarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının (3) nolu hüküm fıkrasının hükümden çıkartılarak yerine;
"3- Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden, AAÜT gereği hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.