Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3066 K.2025/4281

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3066 📋 K. 2025/4281 📅 24.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/3066 E.  ,  2025/4281 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/39 E., 2023/15 K.
Bozmaya uyan mahkemece verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... adına kayıtlı ... plakalı 2010 model ... model aracı 27.08.2014 tarihinde 54.000,00 TL bedelle satın aldığını, aracın ilanı, satışı, pazarlanması ve devir işlemleri dahil tüm işlemlerinin eşi olan davalı ... tarafından yürütüldüğünü, aracın lokal boyaları haricinde herhangi bir hasar ya da darbesinin bulunmadığının belirtildiğini, davacının aracı Ankara'ya ulaştığı gün götürdüğü yetkili ... servisinde aracın ağır hasarlı bir kaza geçirdiğinin, birçok yerinin boyalı olduğunun ve hava yastıklarının açılmış olduğunun tespit edildiğini, ödenen satış bedelinin hasarsız bir aracın piyasa değerine göre belirlendiğini, yetkili servisin tespitine göre araçta 28.622,00 TL'lik bir onarım ihtiyacı olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ayıplı mal teslimi nedeniyle satış sözleşmesinin feshi ile ödenen 54.000,00 TL araç bedelinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ya da uygun görülmesi halinde araçta oluşan 24.000,00 TL bedel kaybının araç müvekkilimde kalmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar aleyhine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talep sonucunu, araçta oluşan 24.000,00 TL bedel kaybının, araç satış tarihi olan 27.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve davalılar aleyhine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; yetki ve görev itirazında bulunduktan sonra sözleşmenin tarafı olmayan davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, aracın inceleme yaptırması için davacıya teslim edildiğini, birlikte ekspertiz incelemesi yaptırılmak üzere gidilen otokontrol ekspertiz noktasında yapılan inceleme sonucunda 27.08.2014 tarihli ekspertiz raporunun düzenlendiğini, davacının da bu raporu gördüğünü, incelediğini ve uzmanlardan bilgi alarak imzaladığını, satıcıyı temsilen ... tarafından aracın başka bir ekspertiz noktasına veya ... servisine inceletebileceğinin davacı tarafa bildirilmiş olmasına rağmen davacının alınan ekspertiz raporunu ve araç ile ilgili bilgileri yeterli görerek ... servisine veya başka bir servise gitmek istemediğini, bunun üzerine aracın satışının .... noterliğinde yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, 25.03.2016 tarihli kararla davanın reddine karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 26.11.2019 tarihli ilamla; davacının aracın ayıplı olduğu hususunu önceden bilmediği, aracın ayıbını öğrenir öğrenmez eldeki davayı açtığı, davacının satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğünce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, ... kayıtlarını inceleme, Tramer'e SMS atarak bilgi edinme yükümlülüğü bulunmadığı, aracı davalı akidinden alırken ayıplı olduğunu bilmeyerek daha yüksek meblağ ödeyerek satın alan davacının aradaki farkı akidinden isteyebileceği, davalıların satıştan önce davacının aracın ağır hasarlı olduğu konusunda bilgilendirildiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispat edemediği, ayıba karşı tekeffül maddeleri hükümlerine göre davacının tazminat isteminin haklı olduğu, yargılama sırasında dava konusu aracın dava dışı üçüncü kişiye satılmasının sonuca etkili olmadığı ve Mahkemece, davacının talep edebileceği tazminat tutarının belirlenmesi konusunda alınan bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazlar da karşılandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, 16.0.2022 tarihli bilirkişi raporuyla davacının 24.000,00 TL tutarında maddi zarara uğradığı, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı ve şartları oluşmadığından manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 24.000,00 TL maddi tazminatın araç satış tarihi olan 27.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili, aracın ağır hasarlı olduğunu bilmediğinden bu yönde bir bilgilendirme yapılmasının da mümkün olmadığını, davacının yetkili servise ücret ödememek için aracı yetkili bir servise veya daha donanımlı bir özel servise göstermekten imtina ettiğini ve aracı kar ederek sattığını, zarara uğramadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, belirlenen bedelin davacının zararı olmayıp aracın yeniden onarılması veya bazı parçalarının yenilenmesi halinde ortaya çıkacak maliyete ilişkin olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, satılan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı sözleşmenin iptali yahut tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olmasına, Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmesine ve özellikle bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Kanunun 439. maddesince ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.