Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1252 K.2025/4306

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1252 📋 K. 2025/4306 📅 24.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1252 E.  ,  2025/4306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3041 E., 2024/3642 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi- Karasu 1. Asliye Hukuk
SAYISI : 2019/338 E., 2024/177 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı ... vekili, asıl davada davalı ... vekili ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili; 18.01.2014 tarihinde 9 yaşında olan müvekkili ...'ın tapuda davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde yapımı devam eden inşaata arkadaşı ile birlikte oyun oynamak amacıyla girdiğini, teras katında inşaatla bitişik halde bulunan elektrik tellerine sopayla dokunması neticesinde elektrik akımına kapılarak ağır şekilde yaralandığını, dava konusu kaza ile ilgili taksirle yaralama suçundan dolayı ilgililer hakkında soruşturma başlatıldığını, inşaat ve yapı ruhsatı sahibi olan davalı ...'nin, inşaat işiyle ilgilenen eşi davalı ...'un ve elektrik direğinin yerini yapılan uyarılara ve müracaatlara rağmen değiştirmeyen davalı ... 'ın ...'ın yaralanmasında ağır kusurları bulunduğunu, birden fazla operasyon sonrasında tedavisinin devam ettiğini ileri sürerek; beden gücü kaybına uğrayan davacı ... için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi uyarınca uğradığı maddi zararın hesaplanarak belirlenecek tutara karşılık 1.000,00 TL'nin ve 400.000,00 TL manevi tazminatın; babası ... için ise 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 24.10.2017 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat miktarını 296.321,22 TL'ye artırmıştır.
2. Birleşen 2014/130 E. sayılı davada davacı vekili; davacı ...'ın oğlu olan ...'ın dava konusu kaza nedeniyle bedeninin tamamında yanıklar oluştuğunu ileri sürerek; 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen 2022/23 E. sayılı davada davacı ... vekili; dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru, ihmali olan ve yine kusursuz sorumluluğu bulunanlar hakkında devam eden ceza yargılaması ve asıl dava dosyasında kusura ilişkin birden fazla bilirkişi raporu düzenlendiğini, beden gücü kaybı oranının %32,3 olarak belirlendiğini, kusur durumu ve maluliyete göre özel rapor alındığını, bir kısım davalılar aleyhine asıl davada maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğunu, kusurlu bulunan davalılara karşı ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000.000,00 TL maddi tazminat ile olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 400.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; tarihsiz dilekçe ile davalılardan ... ile davacı ...'ın sulh olduklarını, sulh sözleşmesinin davalının olaydaki %30 kusuru dikkate alınarak yapıldığını, diğer davalıların sulhe konu yapılmadığını, davalı ... yönünden davadan vazgeçtiklerini, diğer davalılar yönünden davalarının ve taleplerinin devam ettiğini bildirmiş; 17.01.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; bakıcı gideri talebi bulunmadığını, maddi tazminat talebinin sürekli ve geçiçi işgöremezlikten oluştuğunu, davalı ... ve ebeveynlerin kusuru dışlanarak hesap bilirkişi raporuna göre kalan kusur oranları dikkate alınarak 2.410.000,00 TL'nin davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar ... ve ... vekili; savcılık dosyasında düzenlenen kusur raporundaki oranların kabul edilemeyeceğini, 19.11.2012 tarihinde davalı ... ...'tan direğin yerinin değiştirilmesinin talep edildiğini, ancak kaza anına kadar yerinin değiştirilmemesi nedeniyle bu davalının asli kusurlu olduğunu, kusur ve tazminat miktarının hesaplanması bakımından alanında uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Asıl davada davalı ... vekili; kaza yerindeki elektrik iletim hattının dava dışı ... tarafından yaklaşık 25 yıl önce Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğindeki emniyet mesafelerine uygun olarak tesis edildiğini, bundan sonra Yönetmelikte düzenlenmiş mesafeler ve İmar Kanunu ihlal edilmek suretiyle davalı ... tarafından başlanan inşaata, inşaatın kontrolü ve denetimi yapılmadan Yönetmelik ve İmar Kanunu'na aykırı olarak dava dışı Karasu Belediyesi tarafından ruhsat verildiğini, müvekkilinin kusursuz sorumluluğu halinde dahi illiyet bağının kesildiğini, sebep gösterilmeksizin direklerin kaldırılması talebini içeren 19.11.2012 tarihli dilekçe tarihinden sonra 06.02.2013 tarihinde inşaatın ruhsatlandırıldığını, başvuru tarihinde inşaatın bulunmadığını, inşaatta güvenlik tedbirlerinin alındığını gösteren herhangi bir işaret, tabela vs. bulunmadığından, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Birleşen 2022/23 E. sayılı davada davalı ... vekili; davacıların talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın husumetten reddini istemiştir.
4. Birleşen 2022/23 E. sayılı davada davalı ... vekili; kaza tarihi ile müvekkilinin tazminat yükümlüsü olduğunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık kısa zamanaşımının dolduğunu, kazanın ebeveynlerin kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin yokluğunda alınan raporları kabul etmediğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
5. Birleşen 2022/23 E. sayılı davada davalı ... vekili; müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın husumetten reddini istemiştir.
6. Birleşen 2022/23 E. sayılı davada davalı ... vekili; idari yargı yerinin görevli olduğunu, müvekkiline yüklenebilecek kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; haksız fiilin meydana gelişinde kusur durumlarının tespiti için 28.07.2022 tarihli kusur raporunda tüm davalılar yönünden değerlendirme yapılması, diğer kusur raporları arasındaki çelişkileri giderici olması, usulüne uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alındığı, inşaat maliki ...'nin ve işlerini yürüten ...'un haksız fiilden kusursuz sorumlu oldukları, olay nedeniyle davacı ...'ın sürekli maluliyet (çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı) oranının %32,3 olarak belirlendiği, 08.03.2024 tarihli ek hesap bilirkişisi raporunda, güncel asgari ücret değişikliklerine göre hesaplama yapıldığından usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu, kaza tarihinde 9 yaşında olan ...'ın gelir getiren bir işte çalışmadığını, bu nedenle mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmaması nedeniyle geçici işgöremezlik zararı bulunmadığı, davacının talep edebileceği net tazminat miktarından davalı ...'ın kusur oranına göre hesaplanan tutar, ebeveynlere ait kusur oranı, davalı ... tarafından ön ödeme tutarı 40.000,00 TL maddi tazminat miktarından düşülerek bulunan 2.369.269,86 TL olduğu gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davacı ...'ın 2.369.269,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 59.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kendi kusur durumu dikkate alınarak reddine; davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına; davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; birleşen Karasu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/130 esas sayılı dosyasında davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kendi kusur durumu dikkate alınarak reddine karar verilmiş; karara karşı, asıl davada davacılar vekili, birleşen davada davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... yönünden İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu, yapılan geçici ödeme ile ilgili olarak kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı ... yönünden uygun miktarda bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile manevi tazminat isteminin tümden reddedilmesinin ve birleşen davada davalı ... yönünden yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle 6100 sayılı Kanunun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekirken, esasa girilerek karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 2.369.269,86 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine; manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 59.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ..., ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... Belediyesi hakkındaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davada davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kendi kusur durumu dikkate alınarak reddine karar verilmiş; karar, asıl ve birleşen davada davacı ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili asıl ve birleşen davada; davalı ... yönünden verilen kararın doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili birleşen davada; birleşen dava bakımından zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini, müvekkiline atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, olayda suç oluşumuna sebebiyet verecek herhangi bir eylemi olmayan müvekkili hakkında herhangi bir soruşturma ve kovuşturmanın yapılmadığı da dikkate alındığında, ceza zamanaşımının uygulanmasının da mümkün olmadığını, ebeveynlerin denetim ve gözetim görevlerini ihmal etmeleri nedeniyle meydana gelen kazada illiyet bağının kesildiğini, inşaatın yapı ruhsatını düzenleyen belediyenin kusurlu bulunduğunu, zira ruhsat çerçevesinde müvekkilinin üzerine düşen işi yerine getirdiğini, yapı denetim firmasının 22.11.2013 tarihinde sözleşmesinin feshinden sonra gerçekleşen olay nedeniyle müvekkiline kusur yüklenemeyeceğinden davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini, kusur oranının kabul edilemeyeceğini, gerekli güvenlik önlemleri alındığı halde davacının merdiven dayamak suretiyle terasa çıktığını, müvekkilinin yokluğunda keşfin yapıldığını, davacının motorkuryelik yaptığını, ebeveynlere verilen kusur oranının da doğru bulunmadığını, davalı ... ile yapılan mutabakat sonucunda müteselsil sorumluluğu ortadan kaldıracak şekilde kurulan hükmün doğru olmadığını, iç ilişkideki anlaşmanın dış ilişkide müvekkilini bağlamayacağını, müvekkiline yüklenen kusura göre müştereken ve müteselsilen tahsile dair hüküm kurulmasının da doğru olmadığını, yargılama sırasındaki itirazları dikkate alınmayarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili asıl davada; ebeveynlerin asli kusurunun olayın meydana gelmesindeki illiyet bağını ortadan kaldırdığını, elektrik hattının emniyet mesafelerine uygun tesis edildiğini, babanın davacı ...'ın bakım ve gözetiminden sorumlu olduğunu, bunu yerine getirmediğinden manevi tazminat talebinin kabulünün doğru olmadığını, hesaplanan tazminattan geçici ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz ile birlikte indirim yapılması gerektiğini, inşaat sahibi tarafından müvekkiline direğin kaldırılması bakımından bir başvuru yapılmadığını, inşaatın çatı katının kaçak olarak inşa edildiğini, matbu formda bir gerekçeye de yer verilmediğini, inşaatın başlamasına yakın zamanda ya da başlamasından sonra bir başvuru bulunmadığını, hat tesisinden yıllar sonra yönetmelikte düzenlenen mesafeleri ve İmar Kanunu'nu ihlal etmek suretiyle davalı ... tarafından inşaata başlandığını, Karasu Belediyesi ve inşaatın denetimini üstlenen yapı denetim firması tarafından da inşaatın denetimi ve kontrolü yapılmadan mevzuata aykırı olarak ruhsat verildiğini, somut olayda müvekkilinin kusursuz sorumluluğu bulunduğundan dahi bahsedilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucunda meydana gelen bedensel zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, olayın meydana gelmesinde davalı ... şirketinin tehlike sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumlu bulunmasına, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 67. maddesi uyarınca, davalının enerji nakil hatlarını belirli sürelerde denetleyerek iletkenler arasındaki uzaklığı kontrol etmesi gerekirken, bakım ve kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle aynı zamanda munzam (ek) kusurlu olmasına, hükme esas alınan kusur raporunda taraflara atfedilen kusur oranının somut olayın özelliklerine göre makul ve yerinde bulunmasına, davacı ...'ın uğradığı bedensel zararın niteliğini ve kapsamını alınan adli tıp ve hesap raporları ile öğrenmesine, öğrenme tarihi ile ıslah dilekçesinin verildiği tarih arasında iki yıllık kısa zamanaşımı süresinin dolmamasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.