Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/675 K.2025/4121

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/675 📋 K. 2025/4121 📅 18.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/675 E.  ,  2025/4121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/936 E., 2024/1929 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/111 E., 2023/116 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin emekli olduğunu ve davalı Bankadan kullandığı tüketici kredisi nedeniyle emekli maaşına bloke konulduğunu, müvekkilinin emekli maaşını alamadığını, bugüne kadar 3.700,00 TL kesinti yapıldığını, tüketici kredisi sözleşmesinde emekli maaşı teminat olarak gösterilse dahi maaşa bloke konulamayacağını, haczinin mümkün olamayacağını ileri sürerek; şu ana kadar yapılmış kesintilerin istirdatını ve maaş üzerindeki blokenin kaldırılmasını talep etmiş, 06.12.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkilinin emekli maaşından yapılan toplam 20.026,00 TL kesintinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Bankanın alacağını tahsil etmek amacıyla davacı tarafından imzalanan sözleşmede kendisine tanınan hak ve yetkiler çerçevesinde hukuka uygun olarak kesintiler yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bloke işleminin bankacılık teamüllerine aykırı olduğu, davalı Bankanın yaptığı işlemin sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin dürüstlük kuralına aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının emekli maaşına konulan blokenin kaldırılmasına, davacının maaşından kesilen toplamda 20.026,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Bankaya davacının varsa borçlarının teminatını teşkil etmek üzere banka nezdindeki açılmış ve açılacak her türlü hesapları üzerinde takas mahsup yetkisinin tanındığı, davalı Bankanın da söz konusu sözleşmedeki tanınan yetkiye istinaden davacının emekli maaşına bloke koyarak ödenmeyen kredi borcunun tahsili amaçlı kesintiler yaptığı, davalı Bankaca yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık olmayıp, davacının sözleşme ile muvafakat vermesine rağmen sonrasında kredi borcunun tahsili amaçlı yapılan kesintilerinin iadesini istemesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp esas hakkında yeniden, davanın reddine oy çokluğu ile karar verilmiş; karara karşı, davacı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin işbu kararına muhalif olan üyesi ...'nun muhalefet şerhinde; İİK'nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragatin geçersiz olduğunu, davacının emekli maaş hesabına bloke konulması ve kredi taksitlerinin blokeye dayalı olarak emekli maaş hesabından tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, karar isabetli olduğundan davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğundan çoğunluk görüşüne katılmadığını belirtmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Banka nezdinde aldığı emekli maaşından virman suretiyle tahsilat yapılmasına muvafakat ettiğini ancak daha sonra ödeme güçlüğüne düştüğünü, davalı Bankanın sözleşmedeki düzenlemeden hareketle emekli maaşına kredi taksitleri tutarınca bloke koyduğunu, İİK'nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragatin geçersiz olduğunu, kredinin alınması sırasında takas ve virman yönünde verilen muvafakatin geçerli sayılmayacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağı sebebiyle emekli maaşı üzerine konulan blokenin kaldırılmasıyla yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
1. 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." hükmü bulunmaktadır.
2. 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesindeki; "82 ve 83. maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'nun 93/1 maddesinde; "... bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepleri, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
3. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi hükmünün 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır.
4.Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı kararında; tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koymasının mümkün olduğuna karar verilmiştir.
5.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafından imzalanan taahhütnamelerle kredilere ilişkin ödemelerin emekli maaşı hesabından virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat edildiğinin, davacı tarafça sözleşmeden dönülmediği gibi borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığının, davalı Bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredileri kullandırdığının, yine kesintilerin kredi sözleşmelerine istinaden yapılmış olup, borcun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın, davacının maaşına bloke konulacağına dair hükme dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı tüketici olup harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.