Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2631 K.2025/4131

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2631 📋 K. 2025/4131 📅 18.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/2631 E.  ,  2025/4131 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/289 E., 2025/468 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/188 E., 2023/490 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 06... numaralı plakanın 01.08.2009, 01.02.2013, 01.02.2014 tarihli sözleşmelerle müvekkili tarafından davalıya kiralandığını, C plakanın kiralanmasının yasak olması nedeniyle aralarındaki güvene dayanarak plakanın ücretinin müvekkili tarafından ödendiğini ancak plakanın davalı adına alındığını, ticari plaka kiralamalarında bu yolun teamül olduğunu, davalının kirayı 2014 tarihine kadar banka kanalıyla sonrasında ise elden ödediğini, davalının plakayı iade etmek ya da bedelini ödemekten kaçındığını, davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattıklarını ancak davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini, tarafların arasında inançlı işlem olduğunu, müvekkilinin ihtarlarına ve icra takibine rağmen davalının plakayı iade etmekten kaçındığını ve bedelini ödemediğini, ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 06... sayılı plakanın mülkiyetinin tespiti ile davalı adına olan tescil kaydının iptaline ve müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde 200.000,00 TL’nin takip tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının iddialarının doğru olmadığını, söz konusu plakanın müvekkili tarafından 13.12.2012 tarihinde 313.762,00 TL bedel karşılığında ... Genel Müdürlüğünden alındığını, fatura bedelinin ise C plaka tahsisi için düzenlenen ihaleden önce 16.11.2012 tarihinde yatırıldığını, bedelin müvekkili tarafından kredi çekilmek suretiyle ödendiğini, daha sonra plakanın araçla birlikte 28.02.2013 tarihinde 353.300,00 TL bedelle dava dışı 3.kişi ...’e satıldığını, müvekkilinin kayıtlarına göre belirtilen tarihlerde şirket yetkilisi tarafından imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, sözleşme ve diğer belgeler tarafına tebliğ edilmediği için bu belgeler sunulduktan sonra cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, sözleşmelerden 2009 tarihli olanda davacının imzasının bulunmadığı, 2014 tarihinde ... adlı kişinin müvekkili şirketini yemsile yetkili olmadığını, bu belgelerin inançlı işlemi ispat etmediğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan uzman bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli nitelikte olduğu, plaka bedelinin 28.12.2013 tarihi itibari ile taraf defter ve kayıtlarının tespiti sonucu 319.793,22 TL olarak gösterildiği, plaka bedelinin ibraz edilen faturaya göre 265.900,00 TL + KDV olmak üzere toplam 319.793,22 TL olduğu, ... genel müdürlüğüne ait 13.12.2012 tarihli fatura ile davalı şirket tarafından düzenlenen 28/02/2013 tarihli faturaya dayalı olarak davalı şirket adına tescil gördüğü, ilk tescil kaydının 18.12.2012 tarihinde ... plaka tahsisli olarak 06... plakalı araca ilişkin olarak davalı şirket adına yapıldığı, bilahare dava dışı ... tarafından satış ve devir işlemi sonucu temlik alındığı, 28.12.2013 tarihinde 2013 model ... marka araca aktarma işleminin yapıldığı, dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı tarafça sunulan sözleşmelerin 06... plakaya ait olduğunu ispata elverişli nitelikli olmadığı, faturanın davalı adına düzenlendiği, davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, 2012 yılı ve sonrasında davalı şirket tarafından davacıya yapılan ödemelerin dava konusu C plaka kira bedeli olduğu hususunu ispat edici mahiyette bir delilin ibraz edilmemiş olduğu, inançlı işlemin yazılı delil ile ispatının gerektiği, ibraz edilen belgelerin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından dosyaya sunulan “plaka kiralık mukavelesi” başlıklı 05.08.2008 tarihli sözleşmenin, “plaka sahibi” bölümünde, davacı ismi ve imzasının, “kiralayan” bölümünde davalı şirket kaşesi ve ... ismi ile imzasının, “şahit” bölümünde ise ... ve ... ismi ve imzasının; 01.08.2009 tarihli sözleşmenin, “plaka sahibi” bölümünde, herhangi bir yazının bulunmadığı “kiralayan” bölümünde, davalı şirket kaşesi ve isimsiz imzanın, “şahit” bölümünde ise ... ismi ve imzasının; 01.08.2011 tarihli sözleşmenin, “plaka sahibi” bölümününde herhangi bir yazının bulunmadığı, “kiralayan” bölümünde davalı şirket kaşesi ve isimsiz imzanın, “şahit” bölümünde ise ... ve ... ismi ve imzasının; 01.02.2013 tarihli sözleşmenin, “plaka sahibi” bölümünde davacının ismi ve imzasının, “kiralayan” bölümünde davalı şirket kaşesi ve ... ismi ile imzasının, “şahit” bölümünde ise ... ismi ve imzasının ve 01/02/2014 tarihli sözleşmenin ise “plaka sahibi” bölümünde davacı ismi ve imzasının, “kiralayan” bölümünde, davalı şirket kaşesi ve isimsiz imzanın, “şahit” bölümünde de ... ismi ve imzasının yer aldığı, öte yandan, dosyada mevcut olan davacıya ait banka kayıtlarından da, davalı şirket tarafından davacı adına açıklama içermeyen düzenli ödemeler yapıldığı, yine dosyada mevcut olan 01.02.2013 tarihli “plaka kiralık mukavelesi” başlıklı sözleşmede, dava konusu plaka için ayırıcı şekilde tespit yapıldığı ve aynı sözleşmede davacının plaka sahibi, davalının ise kiralayan olarak gösterildiği, Mahkece adı geçen sözleşmenin, davacının iddiasına ilişkin belge niteliğinde olduğunun dikkate alınmaması isabetli olmadığını, her ne kadar diğer “plaka kiralık mukavelesi” başlıklı sözleşmelerde, plaka için ayırıcı bir tespit söz konusu değil ise de, bu sözlemelerin de içerikleri itibariyle yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, buna göre gerek davalı şirket tarafından, davacının banka hesabına yapılan periyodik ve düzenli ödemelerin, söz konusu sözleşmeler ile uyumlu olması, gerekse 01/02/2013 tarihli kesin delil niteliğindeki sözleşme ve (diğer sözleşmelerin de yazılı delil başlangıcı niteliğinde olması nedeniyle) dinlenen davacı tanığının sözleşmeler ve içeriklerini doğrulayıcı beyanda bulunması karşısında, dava konusu plakanın davacıya ait olduğunun kabulü gerektiği, gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne 06... numaralı plakanın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, karar verilmiş, karar davalı vekilince süresi içinde temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacının plaka bedelinin kendisi tarafından ödendiğine ilişkin hiçbir delil sunamadığını, mahkemece delillerin sunulması için verilen süre bittikten sonra ibraz edilen hesap dökümlerinin değerlendirmeye alınamayacağını, banka dekontları incelendiğinde yapılan ödemelerin hem tarih hem de miktar itibariyle sözleşmelerle uyuşmadığını, sözleşmelerde kiralananın plakasının ve cinsinin yazılı olmadığını, sözleşmelerin başka bir şeyin kiralanmasına ilişkin olabileceğini, davacının davasını ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inançlı işlem iddiasıyla 06... sayılı araç plakasının mülkiyetinin tespiti olmazsa 200.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
1. Dosya kapsamından, taraflar arasında imzalanan 01.02.2013 tarihli "Plaka Kiralık Mukavelesi" başlıklı adi yazılı sözleşme ile 06... sayılı plakanın plaka sahibi olarak belirtilen ...'dan davalı şirket tarafından kiralanmış olmasına, tanık beyanlarına ve aylık periyotlarla davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığının anlaşılmasına göre Bölge Adliye Mahkemesinin tarafların arasında inançlı işlem olduğu yönündeki kabulü yerinde olduğundan davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 369/1 hükmü kapsamında yapılan inceleme sonucunda, dosyadaki Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre dava konusu plaka mülkiyeti dava tarihinden önce dava dışı üçüncü kişi adına devredilmiş olup, mülkiyetin davacıya aidiyeti yönünde tespit hükmü kurulamayacağı anlaşılmıştır.
Buna göre Mahkemece davacının terditli taleplerinden ikincisi olan tazminat talebi yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 371/1. maddesi gereği BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2025. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.