Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/593 K.2025/4090
3. Hukuk Dairesi 2025/593 E. , 2025/4090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2081 E., 2024/1537 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/237 E., 2022/332 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların ... Noterliğinde noter vekili olan ve 09.01.2007 tarihinde vefat eden ...'in mirasçıları olduğunu, dava dışı ...'in 25.07.2006 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname ile ...'ı vekil tayin ettiğini, ...'in maliki olduğu 4 parsel sayılı taşınmaz hissesinin vekaleten ... tarafından 17.07.2007 tarihinde davacıya satıldığını, ... tarafından davacı aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasında; Mahkemece imzanın sahte olduğu ve ...'e ait olmadığı gerekçesiyle taşınmazın davacı adına kayıtlı tapusunun iptali ile ... adına tesciline dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacının düzenlenen 25.07.2006 tarihli vekaletname nedeniyle zarara uğradığını, davalılar murisinin zarardan kusursuz sorumluğu bulunduğunu ileri sürerek; arsa niteliğindeki taşınmazın 109/2262 hissesinin dava tarihindeki değeri, resmi senedinin düzenlenmesi için yapılan harç ve giderler ile tapu iptal ve tescil davası masrafları toplamından oluşan maddi zararına karşılık, şimdilik 30.000,00 TL tazminatın 13.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, noter vekillerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, maddi tazminat talebinin açıklanması gerektiğini, noterin yaptığı işlemin iğfal kabiliyeti bulunan ve taraflarca ibraz edilen sahte belgeye dayanması halinde üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, tapu iptal ve tescil davasında ...'in kimliğinin de sahte olarak kullanıldığının beyan edildiğini, sahte kimlik ile vekaletname çıkartılması durumunda illiyet bağının kesileceğini, bu iş ve işlemleri davacı, davacının eşi ve ...'ın gerçekleştirdiğini, davacının kendisinin sebebiyet verdiği bir zarar nedeniyle tazminat talep ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; olay tarihinde dava dışı ... ile davacının eşi ...'nin, dava dışı taşınmaz maliki ...'in imzasını taklit edip kimliğini kullanarak davalılar murisinin çalıştığı noterlikte dava dışı ...'ı yetkilendirmiş gibi sahte vekaletname düzenlettirdiği, eşi ... ve ...'ın, düzenlenen bu sahte vekaletname ile ...'e ait taşınmaz hissesini tapuda resmi senet ile 17.07.2007 tarihinde davacıya devrettikleri, tapu devrinde kullanılan vekaletname altındaki imzanın ...'e ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, ... ile davacının eşi ...'nin resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına dair ceza mahkemesi kararının kesinleştiği, bu nedenlerle zarar ile eylem arasındaki illiyet bağının üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylemi ile kesildiği, davacının da aynı ceza davasında yargılandığı, davacının eşinin işlediği resmi belgede sahtecilik suçunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, eşinin işlediği bir suçun sonucundan kendisine yarar sağlamak amacı ile eldeki davayı açmasının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, eşinin işlediği resmi belgede sahtecilik suçunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, zarar ile eylem arasındaki illiyet bağının üçüncü kişinin suç teşkil eden eylemi ile kesildiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davacının beraatine karar verilmesine rağmen ceza almış gibi değerlendirilme yapılmasının hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu, resmi işlem yapma görevini üstlenen noter vekilinin üst düzeyde dikkat ve özen yükümlülüğünün bulunduğunu, kamu hizmetinin gerektirdiği tüm özen ve dikkat gösterilmeden işlem yapılması nedeniyle davacının zararı ile davalılar murisinin fiili arasında uygun illiyet bağının bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, noter vekilinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, somut olayda tapu iptal ve tescil davasına dayanak sahte vekaletname altındaki imzanın taşınmaz malikine ait olmadığının belirlendiği ceza davasında davacının eşinin resmi belgede sahtecilik suçundan aldığı mahkumiyet hükmünün kesinleşmiş bulunmasına, davacının eşinin resmi belgede sahtecilik suçu aracılığıyla adına kaydedilen taşınmazın tapusunun iptali bakımından ortaya çıkan zararından ve noter vekilinin kusursuz sorumluluğundan söz edilemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.