Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2845 K.2025/4085
3. Hukuk Dairesi 2024/2845 E. , 2025/4085 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/936 E., 2024/1163 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/85 E., 2022/517 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; birtakım tıbbi malzemelerin mevzuata uygun fatura edilmediği gerekçesiyle davacı Üniversiteye bağlı hastanenin 2021 yılı Ekim ayı ikinci ilave global bütçe ödemesinden 18.10.2021 tarihinde 931.635,16 TL anapara ve 1.141.603,20 TL faiz olmak üzere toplamda 2.073.238,36 TL kesildiğini, kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2021 yılı Ekim ayı ikinci ilave global bütçe ödemesinden yapılan 2.073.238,36 TL kesintiden şimdilik 1.000,00 TL'sinin kesinti tarihi olan 18.10.2021 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 2.073.238,36 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; söz konusu tıbbi malzemelerin tıbben kullanılabilmesi için uygun olmayan işlem kodları altında kuruma fatura edildiğini, bazı malzemelerin kod eşleştirmelerinin bazılarının ise işlemlerle eşleştirmelerinin Sağlık Uygulama Tebliğine (SUT) uygun olmadığının belirlendiğini, bu malzemelere ilişkin ödemelerin yersiz ödeme teşkil ettiğini, kesintinin mevzuata uygun yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan uzman bilirkişi heyeti raporu ile davalı tarafından 2011-2017 yılları arasında 10 adet hasta adına yapılan 2.073.238,36 TL kesintinin haksız olduğunun ve dava tarihi itibarı ile davalı Kurum tarafından davacıya iadesi gerektiğinin belirlendiği, raporun dosya kapsamı ile uyumlu, ayrıntılı değerlendirmeye dayalı olduğu gerekesiyle; davanın kabulüne, 18.10.2021 tarihinde yapılan 2.073.238,36 TL'lik kesintinin haksız olduğunun tespiti ile 2.073.238,36 TL'nin kesinti tarihi olan 18.10.2021'den itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının talep ettiği miktarın tümü için dava açmak zorunda olmadığı, alacağının belli bir bölümü için kısmi dava açabileceği, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun denetime elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; kısmi dava açılamayacağını, kesinti tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, kesinti tarihinde itibaren faiz işletilemeyeceğini, bir kısmı 2011 yılına ait olan alacağın zamanaşımına uğradığını, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini malzeme bedellerinin ödenmesinin yersiz olduğunu ve bilim komisyonunca tespit edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, davalı Kurumun, davacının bütçe ödemesinden yaptığı kesintinin haksız olduğu iddiasıyla kesintinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, davanın kısmi dava olarak açılabilmesine, kesinti tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olmasına, dava konusunun kesinti konusu bedelin tahsili olması nedeniyle 18.10.2021 tarihli kesintiye dayalı alacak talebinin zamanaşımına uğramadığının ve özellikle kesintiye konu tıbbi malzemeler bakımından ehil bilirkişi heyeti tarafından yapılan hasta ve tedavi bazında yapılan inceleme neticesinde hazırlanan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına, söz konusu raporla kesinti konusu tıbbi malzemelerin bedelinin ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine davalı Kurumun zarara uğratıldığının ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.