Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/631 K.2025/4101

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/631 📋 K. 2025/4101 📅 17.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/631 E.  ,  2025/4101 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/247 E., 2024/468 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirket ile 31.12.2007 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi imzaladıklarını, ancak davalılardan ...'in baskıları sonucu beş yıllık sözleşme feshedilip yerine bir yıllık sözleşme yapmayı kabul ettiği halde sözleşme feshedilmesine rağmen bir yıllık sözleşmenin imzalanmadığını, kiralananı kullanımının engellenmesi üzerine Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/99 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, düzenlenen rapor ile kiralananda bulunan malzemelerin değerinin belirlendiğini ve mülk sahibi ...'e yediemin olarak teslim edildiğini, fakat bu malzemelerin davalılarca 3. kişilere satıldığını öğrendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, malzemelerin bedeli, mahrum kaldığı ve uğradığı zararların tazmini için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ticari faiziyle birlikte, ayrıca davalıların tutum ve davranışları nedeni ile kişilik hakları ve ticari itibarı ağır zedelendiği için yasal faizi ile birlikte 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, 24.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 32.481,00 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili; 31.12.2007 tarihli sözleşmenin 11.07.2008 tarihinde karşılıklı olarak fesih edildiğini, davalı ...'in söz konusu kira sözleşmesinin feshedilmesi konusunda davacıya herhangi bir baskı uygulamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 25.04.2012 tarihli kararla; taraflar arasında imzalanan 31.12.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği ve davacının kiracılık ilişkisinin sona erdiği, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacı tarafın işlettiği fırın içerisinde bulunan malzemelerin değerinin 32.481,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle; davacının ıslah talebi de dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kabulüne, şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 28.02.2023 tarihli ilamla; taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, kira sözleşmesinde kiraya veren sıfatına sahip olmayan davalı ... aleyhine kira sözleşmesine dayalı talepte bulunulamayacağından, bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği; bir kısım eşyaların halen mevcut ve kullanılabilir durumda olmasına karşın, davacının aynen iade talebinde bulunmadan doğrudan bedellerinin tahsilini talep ettiği, bu durumda Mahkemece bu eşyalar yönünden davanın reddine karar karar verilmesi gerektiği, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile mahallinde keşif yapılarak davacı tarafça kiralanana yapılan ve kiraya verence de benimsenen faydalı ve zorunlu imalatların nelerden ibaret olduğu ayrıntılı ve tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenerek, faydalı ve zorunlu masrafların imalat tarihi tespit edilemiyor ise kira başlangıç tarihi itibariyle belirlenecek değerinden varsa yıpranma payı düşüldükten sonra tespit edilecek bedelin kalan kira süresinin toplam kira süresine oranına isabet eden kısmı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, hüküm bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 25.11.2024 tarihli kararla; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 11.910,15 TL tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava, 10.910,15 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davacının manevi tazminat ile sair taleplerinin şartları oluşmadığından reddine, davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; manevi tazminat talebine ilişkin davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu belirtilerek sunulan tavzih isteminin 18.03.2025 tarihli ek kararla reddine karar verilmiş; karar ve ek karar davacı vekilince, karar davalılar vekilince süresi içinde temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; 23.05.2013 tarihli beyan dilekçesindeki delillerin toplanmadığını, Çerkezköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/51 E. sayılı dosyasının incelenmediğini, tanıkların dinlenilmediğini, manevi tazminat bakımından hükmedilen vekalet ücreti miktarının hatalı olduğunu, müvekkili lehine hükmedilen bedelin çok düşük kaldığını, davalılar tarafından kiralananın çalıştırılmasına engel olunduğu hususunun ve kiralanandaki sabit tesisin değerinin araştırılmadığını, maddi zarar miktarının eksik hesaplandığını, mahrum kalınan gelir ve uğranılan zarara ilişkin talebin incelenmediğini, kiralanandan sökülüp götürülebilen mütemmim cüz niteliğinde olmayan malları aynen iade etmeyi kabul ettiği hususunun dosya kapsamına aykırı olduğunu, aynen iade talebi hakkında davanın tümden ıslahı dahil her türlü hakkı saklı tuttuğunu, hakkın kullanılmak istenildiği halde bu hususta tarafına süre verilmemesinin hak arama özgürlüğüne aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen ekmek teşhir rafları, satış tezgahı ile sıcak ekmek tezgahının teçhizat olmadığını, imalat malzemeleri olduğunu, bu hususta ek bilirkişi raporu alınmadığını, bilirkişiler konusunda uzman olmadıklarından bedelini de tam olarak bilemeyeceklerini, 07.09.2009 tarihli bilirkişi heyeti raporunda bedelin doğru olarak belirlendiğini, raporların çelişkili olduğunu, yıpranma payının hatalı hesaplandığını, manevi tazminat yönünden tanıkların dinlenilmediğini, dosya kapsamına göre manevi tazminat koşullarının oluştuğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili; davacının davasını ispat edemediğini, devir bedelinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kiralananın ileride fırın olarak kullanılmayacağını, tezyinat niteliğindeki hususların talep edilemeyeceğini, malzemelerin davacı yana ait olduğuna ve söz konusu tadilatların davacı tarafından yapıldığına ilişkin hiçbir kanıt, yazılı delil ve tanık beyanı bulunmadığını, bilirkişi raporunda belirtilmeyen malzemeler nedeni ile müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, raporun eksik ve hatalı olduğunu, kusur yönünden değerlendirme yapılmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin fesihle sona ermesine rağmen kiracıya teslim edilmeyen eşyalar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının; uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince verilmiş olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunmasına, bozma kararına uyulmakla ortaya çıkan hukuki durumun davanın menkul eşyalar yönünden aynen iadesi talebi ile tamamen ıslahı suretiyle ortadan kaldırılamayacağının anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. 03.10.2024 tarihli ve 32681 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Manevi Tazminat Davalarında Ücret" başlıklı 10/3 maddesinde " Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.", "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesi uyarınca; (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. " düzenlemeleri mevcut olup, davacının davasında, manevi tazminat miktarı 10.000,00 TL olmakla, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti bu miktarı geçemez.
Buna göre, Mahkemece; ...'.nin 10 ve 13. maddeleri gözetilmeksizin davalılar lehine fazla miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/7 maddesi uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (10) numaralı bendi çıkartılarak yerine "10. Manevi tazminat talebi yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan ... uyarınca takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.