Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/592 K.2025/4109
3. Hukuk Dairesi 2025/592 E. , 2025/4109 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1852 E., 2024/1431 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/309 E., 2022/302 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Ankara İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 47017 Ada 8 nolu parselde inşaat yapılması hususunda dava dışı ... ile müvekkili arasında protokol düzenlenerek ortaklık yapıldığını, bu ortaklığın 07.12.2016 tarihli protokol ile sonlandırıldığını, ortaklığın devamı sırasında dava konusu ... nolu dairenin dava dışı ... tarafından 10.10.2016 tarihinde davalıya satıldığını, satış teminatı olarak alacaklısı davalı, borçlusu dava dışı ... olan ve kefil sıfatı ile müvekkilince imzalanan teminat senedinin davalıya verildiğini, belgenin kefalet yasal şartlarını taşımadığını, davalı tarafından senedin teminat amacıyla verilmesine ve bononun zorunlu koşulları taşımamasına, vade tarihi, düzenleme tarihi ve "Ankara" ibaresi sonradan yazılarak tahrifata uğramış olmasına rağmen Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/3485 E.sayılı dosyası üzerinden senet aslı sunulmadan icra takibi yapıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine müvekkilinin takip konusu borcu davacı yan ile imzaladıkları 14.06.2019 tarihli protokol uyarınca 440.00,00 TL olarak ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, yargılama sonucunda belirlenecek tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında ödeyemeye dair protokolün 14.09.2019 tarihinde imzalandığını, dolayısıyla istirdat davası için bir yıllık süre dolduğundan talebin zamanaşımına uğradığını, davacı yanın dava dışı ... ile arasındaki ortaklık bağını, teminat senedinin varlığını ve tapu devri belirlenen sürede yapılmadığından asıl borcun varlığını dava dilekçesiyle ikrar ettiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında ise; 01.08.2016 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin üçüncü maddesi gereği 01.11.2017 tarihine kadar tapunun teslim edilmediğini, davacı yanın ödediği paranın teslim edilmeyen dairenin değerinden az olduğunu ve aradaki fark kadar maddi zararlarının tazmini gerektiği, müvekkili tarafından ödenen 300.000,00 TL satış bedelinin terditli olarak kabule göre ödeme, ihtar tebliğ tarihi olan 25.02.2019 veya dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, aksi halde ise yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada borçlu olmadığı bedeli ödediğini iddiasını ispat yükü üzerinde davacının bu iddiasını ispat edemediği, karşı davada; 01.08.2016 tarihli gayrımenkul satış sözleşmesi gereği 300.000,00 TL bedelin karşı davacı tarafından nakit ödendiği, taşınmazın 01.11.2017 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, bu sözleşmede satıcı olan karşı davalı ile dava dışı ... arasındaki 07.12.2016 tarihli protokol ile aralarındaki ortaklığın sona erdiği, karşı davalının 18 numaralı bağımsız bölüme ilişkin haklarını dava dışı ...'a devrettiği gerekçesiyle; asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı/karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı/karşı davalı vekili; Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/3485 E. sayılı ilamsız takibinde itiraz süresinin kaçırılmış olması sebebiyle takibin kesinleştiğini, gerek davacıya ait gerekse sahibi ve yetkilisi bulunduğu şirketinin araç ve taşınmazlarına haciz konulduğunu, banka hesaplarının bloke edildiğini, bu sebeple devam eden yüzlerce konutluk inşaat projeleri olan şirketin malî yönden iş göremez hale getirildiğini, müvekkilinin 14.09.2019 tarihli protokolü imzalaması ve ödeme yapmasının hür iradesiyle değil haciz baskısı altında gerçekleştiğini, delilleri toplanmadan karar verildiğini, alınan ödemenin haksız olduğu ve tamamının istirdatının ya da yapılan icra takibi geçerli kabul edilse dahi kanun dışı yapılan fazla ödenen miktarın istirdadının gerektiğini, senet aslının halen Mahkeme kasasında bulunduğunu, senedin üzerinde sahtecilik yapıldığını ancak derece mahkemelerince bu durum değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; asıl davada haciz baskısı altında ödendiği iddia olunan bedelin istirdadı, karşı davada ise gayrimenkul satış sözleşmesi gereğince ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, asıl davada ispat yükünün borçlu olmadığı bedeli ödediğini iddia eden davacıda olmasına, Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2019/3485 E. sayılı dosyasında düzenlenen ilamsız takiplerde ödeme emrinde, borcun sebebi olarak senedin gösterilmemesine, ilgili kısımda yer alan "01.08.2018 tanzim ve 01.08.2017 vade tarihli" ibaresinin davanın tarafları ve dava dışı ... arasında imzalanan gayrimenkul satış mukavelesini işaret etmesine, bunun yanı sıra taraflar arasında imzlanan 14.06.2019 tarihli sulh sözleşmesi gereği asıl davaya konu bedel ödendiğinde tarafların birbirlerini gayri kabili rücu etmesine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.