Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/259 K.2025/4094
3. Hukuk Dairesi 2025/259 E. , 2025/4094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1481 E., 2024/2379 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/721 E., 2023/199 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı bedeli için Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karara istinaden sigorta şirketine ödeme yapıldığını, sigorta şirketi tarafından 02.04.2021 tarihli karara binaen müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, icra dairesi tarafından ödeme emrinde vekil adının hatalı yazılması sebebiyle bir başka avukata tebligat yapılarak takibin usulsüz şekilde kesinleştiğini, 816,00 TL tutarındaki asıl alacak bakımından ölçüsüz şekilde icra haciz talepleri ile karşılaşıldığını belirterek; müvekkilinin taşınmazlarına, araçlarına, maaşına haciz konulması nedeniyle uğramış olduğu zararlardan dolayı şimdilik 100,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalı İdarenin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini, icra mahkemesinin icra dairelerinin hiyerarşik amiri olması ve icra dairelerinin işlemlerini denetleme yetkisine sahip makam olmaları nedeniyle davacının tetkik merciine başvurarak işlemi iptal ettirme imkanı varken doğrudan zararın tazminini talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra dairesi görevlilerinin kusurundan kaynaklanan davacının bir zararın bulunduğunun kanıtlanamadığı ve illiyet bağının mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takip talebinde borçlu vekili olarak gösterilen avukata icra emrinin gönderildiği, icra müdürlüğünce takip talebinde gösterilen kişilere icra emrinin tebliğ edilmesi gerektiği, icra müdürlüğü işlemleri ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; icra dairesi personelinin kusurunun sabit olduğunu, müvekkilin yapılan işlemlerle manevi zarara uğradığını, zarar kavramının dar çerçevede değerlendirildiğini, müvekkilinin avukat olarak yapılan icra takibi ve maaş haczi ile itibar kaybına uğradığını, yüksek yargı kararlarında haczin manevi zararın doğumu için yeterli olduğunun kabul edildiğini, müvekkilinin yapılan işlemleri gidermek için mesai harcadığını ve masraf yaptığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesine dayalı icra dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Anılan Kanun'un 58. maddesine göre, takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır. Talepte borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri gösterilir. Ödeme emri ise icra dairesince takip talebinde yer alan bilgiler doğrultusunda düzenlenir.
Dosyanın incelenmesinden; İcra Dairesince anılan yasa maddesine uygun olarak takip talebinde gösterilen borçlunun kanuni temsilcisine ödeme emrinin gönderildiği, icra dairesi görevlilerinin kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.