Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/672 K.2025/4098
3. Hukuk Dairesi 2025/672 E. , 2025/4098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1060 E., 2024/1964 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/178 E., 2023/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Antalya ili ... ilçesi ... Mah. 1918 ada, 2 parselde kayıtlı 451 m² yüzölçümündeki taşınmazın zilyedliğini rayiç değeri ödeyip davalının akdi halefi olarak 07.08.2015 tarihli muvafakatname ile devraldığını, davalının taşınmazın 2B vasfında olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin tapu alabileceği düşüncesiyle taşınmazı devraldığını ancak devir işlemi bittikten sonra başvurusu üzerine söz konusu taşınmazın mülkiyetinin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu uygulama imar planında mevzuatın nüfus ile orantılı olarak oluşturulması zorunlu donatı alanlarında kullanılmak üzere düzenleme ortaklık payına (DOP) terk edildiğinden devrinin yapılamayacağını öğrendiğini belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak, taşınmazın rayiç değerinin şimdilik 1.000,00 TL'den tazminini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 473.550,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde 2B şerhi bulunduğunu, ancak tapu kayıtları arşive kaldırıldığından örneği alamadıklarını, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün (TKGM) 1993 yılında yapmış olduğu yeniden tespit çalışmalarında taşınmazın "tarla" olarak kayıt gördüğünü, geldisi ormandan ayrılan 2B vasfındaki bir taşınmazın tarla olarak kayıt görmesinin yasal dayanağının bulunmadığını, bu durumun müvekkilinin iradesi dışında gerçekleştiğini, davaya hasım olarak TKGM'yi izafeten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın dahil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 07.08.2015 tarihinde Antalya 19. Noterliğince düzenlenen muvafakatnamede dava konusu edilen Hazineye ait taşınmazın davacı tarafından satın alınmasına davalı tarafın muvafakat ettiği ve bu itibarla 2B vasfında olduğu taraflarca kabul edilen taşınmazın davalı tarafından davacının akdi halef olarak satın almasına izin verildiği, tapu kayıtlarından 24.09.1998 tarihinde yapılan tescille imar uygulamasının oluştuğu ve Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, Hazine adına kayıtlı iken 21.12.2018 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediyesine devredildiği, düzenlenen bilirkişi raporlarında taşınmazın 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkartılan alanlardan olmadığının belirlendiği ve dava dışı kurumlara yapılan devirler dikkate alındığında uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde devir yönünden ifa imkansızlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının ifanın imkansızlığını öğrendiği 01.04.2019 tarihi itibariyle taşınmaz değeri olan 473.550,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemece ifanın imkansız hale geldiği 01.04.2019 tarihi itibariyle değerinin davacıya verilmesi yönünde hüküm kurulmuş ise de taşınmazın davalı tarafından 07.08.2015 tarihli muvafakatnameyle devredildiği, bu tarih itibariyle taşınmazın 2B vasfında Hazine arazisi mahiyetinde olduğu, davalının edimini yerine getirdiği, 2018 tarihinde yapılan belediye imar çalışmasının davalı tarafından devir tarihi olan 2015 yılında bildiğini ve kötü niyetli olarak söz konusu taşınmazı davacıya devrettiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, Hazine tarafından belediyeye yapılan tahsis işleminin yasal mevzuata uygun olup olmadığı ve bu konuda bu işlemin iptaline yönelik davanın açılıp açılmama hususunun davalının devir işlemini etkilemeyeceği, işlemin geçersiz olduğu anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; taşınmazın devir öncesinden itibaren 2B vasfında olmaması sebebiyle devir yönünden ifa imkansızlığı bulunduğunu, bu nedenle bedelin tazmini gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, zilyetlik devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davalı tarafından davacıya satışı yapılan arazinin satış tarihi (muvafakatname) itibariyle 2/B vasfında Hazine arazisi olup mevzuat hükümlerine göre davacıya devredilmediği ve davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.