Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/567 K.2025/4096
3. Hukuk Dairesi 2025/567 E. , 2025/4096 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/839 E., 2024/1845 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/588 E., 2023/225 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı tarafın işlettiği özel hastanede kalçasından iğne (dikloron, muscoril) olduğunu, iğne sonrasında müvekkilinde kalıcı maluliyet oluştuğunu, tekrar ameliyat olmak zorunda kaldığını, üç çocuğu ve eşi ile yaşayan müvekkilinin bakmakla yükümlü olduğu kişilere bakamadığı gibi kendisinin bakıma muhtaç hale geldiğini belirterek, 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebi olmak üzere toplam 101.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının bel ağrısı şikayetiyle davalı hastaneye başvurduğunu, davacıya verilen reçeteye göre uygulama yapıldığını, enjeksiyon endikasyonunun varlığı, doğru yer, doğru ilaç ve doğru miktarda uygulandığında gelişebilecek olumsuz bir durum olan sinir zedelenmesinin komplikasyon olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacıya enjeksiyon öncesi onam formu imzalatıldığını ve komplikasyonlar hakkında hastaya bilgi verildiğini, davacının şikayetlerinin sebebinin bel fıtığından kaynaklı olduğunu ve manevi tazminat miktarının çok fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının şikayetleri ile davalı şirket çalışanı tarafından uygulanan enjeksiyon arasında illiyet bağı kurulamadığı, ilgili çalışana ve kuruma herhangi bir kusur atfının söz konusu olmadığı, maddi ve manevi tazminat talep şartları oluşmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin kalçasından enjeksiyon uygulanırken siyatik sinirine müdahale edildiği ve burada zedelenme olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından ve hizmet kusurundan kaynaklanan zararın istemine ilişkindir.
Mahkemece aldırılan ATK ve Üniversite doktorlarından oluşan bilirkişi heyet raporlarında, enjeksiyon uygulaması ile şikayetler arasında mevcut veriler ile illiyet kurulamadığı, mevcut bulgularla hastanın yakınmalarının lomber dejeneratif sorunlarla ilişkili olduğu görülerek iki kez lomber cerrahi uygulandığı, enjeksiyon sırasında verilen ilaçlar ile ilgili sinir çevresi dokularda şimik reaksiyon ihtimali bulunmakla birlikte siyatik sinir nöropatisine dair bulgulara rastlanmadığı
şeklinde görüş bildirilmiş olup, hastanın bilgilendirildiği ve onamının alındığı, bilirkişi raporlarının Yargıtay, taraf ve Mahkeme denetimine açık, denetlenebilir olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.