Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1088 K.2025/4091

🏛️ 3. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1088 📋 K. 2025/4091 📅 17.09.2025

3. Hukuk Dairesi         2025/1088 E.  ,  2025/4091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1911 E., 2024/2712 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/646 E., 2021/724 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Hazineye ait taşınmaz üzerinde bulunan ve davalı Bakanlığa tahsis edilen ek binanın tamamının davacı şirket tarafından onarıldığını, inşaat ve mekanik tesisatların ikmal edildiğini, ... Kaymakamlığının 08.12.2006 tarihli ve 2006/25 sayılı dosya kapsamında davacı şirket hakkında 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca tecavüzün önlenmesi kararı verildiğini, kararın iptali için idari yargıda açılan davanın reddine dair kararın, itiraz üzerine Bölge İdare Mahkemesince işlemin iptaline karar verildiğini, binaya yapılan masrafların mahkeme aracılığıyla yapılan tespit ile 1.959.080,00 TL olarak belirlendiğini, davalının masraf bedelinin 16.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; iddia olunan alacağın takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, tespit dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, resmi kurum olan okulun onarımının İdare tarafından ihalesiz yapılamayacağını, okul müdürü ya da diğer idarecilerin böyle bir yetkisinin bulunmadığını, komisyon kararı olmadan yapılan işlerin kabul edilmediğini, bu meblağdaki bir işin ihale ve sözleşme dışında yaptırılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; okul aile birliği tarafından, tekstil bölümü öğrencilerinin atölye ihtiyacına bağlı olarak okulun atıl durumda olan ek binasının bodrum katında bulunan 3.400 metrekarelik 2 ayrı bölümünün, okulun rayiç değerinde kiraya verilmesi yönünde karar alındığı ve taraflar arasında 05.05.2006 tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından sözleşme konusu yerde birtakım yapım, tamirat ve tadilat işlemlerinin yapıldığı, Beykoz Kaymakamlığının 08.12.2006 tarihli kararıyla davacının okuldan tahliye edildiği, 05.05.2006 tarihli sözleşmenin özel şartlar bölümünün 2. maddesine göre kiracının kiralananda sözleşmenin ekindeki projeye uygun şekilde ve hafif malzeme kullanarak kiralananda yenilik ve değişiklikler yapabileceğinin kabul edildiği, davacının 16.07.2020 tarihli bilirkişi kök raporunda belirlenen faydalı ve zorunlu masraf bedelini talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak 1.154.980,00 TL ile 749.566,20 TL faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağa %20 icra inkar tazminatı uygulanmasına karar verilmiş; karar, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mükerrer alacak talebi itirazının Mahkemece değerlendirildiği, her kat için yapılan tadilat ve imalatların davacının kiralananda kısa süre kalması nedeniyle yıpranma payı düşülmeksizin belirlendiği, davacının başlangıçta atıl vaziyette olduğu sözleşme ve yazışmalardan anlaşılan taşınmaza yaptığı faydalı ve zorunlu masrafları isteyebileceği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu, alacağın likit bulunduğu ve kabul-red oranına gör yargılama giderine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; davalı İdare harçtan muaf olmasına rağmen, peşin ödenen 15.564,39 TL harcın davacıya iadesi yönünde hüküm kurulmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; itirazın iptali davası için öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, 2006 yılı öncesinde yapıldığı ileri sürülen tadilatlar için alacağın zamanaşımına uğradığını, tespit dosyasını kabul etmediklerini, davacının mükerrer hesaplama yaparak talepte bulunduğunu, ihale olmadan kimseye tadilat yaptırılmayacağını, ek raporun itirazlarını karşılamadığını, dava sürerken davacının kiracılık için eylemlerde bulunduğunu, bu durumda eldeki davanın konusuz kalacağını, yıpranma payı düşülmemesinin hatalı olduğunu, işlerin benimsendiğinin söylenemeyeceğini, zira taşınmazın üçüncü kişiye ihale edildiğini, sökülüp götürülebilenlerin de hesaplamaya dahil edildiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi ve lehlerine kötüniyet tazminatı ile reddedilen tutar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masrafların tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, kiracı tarafından kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masrafların bedelinin vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında talep edilebileceği dikkate alınarak, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğinin anlaşılmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) m. 67/2 maddesi gereğince; icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur.
Somut olayda; davacının talep edebileceği alacağın tespiti yargılamayı gerektirmekle, likit ve belli olduğu söylenemez. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince; icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca; davalı harçtan muaf olduğundan, peşin ödenen harcın istem halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, bu yönde hüküm kurulmaması, ayrıca davalıdan harç alınmaması gerekirken, bakiye harcın tahsili yönünde hüküm kurulması da usul ve kanuna aykırıdır.
4. Dava, icra takibine konu edilen 1.959.080,00 TL asıl alacak üzerinden harçlandırılmış ve İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna göre Mahkemece, haklılık oranı dikkate alınarak yargılama giderine hükmedilmesi ve taraflar lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı aleyhine olacak şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "3- Takibe konu alacak miktarı üzerinden % 20 icra inkar tazminatı uygulanmasına," ibaresi çıkartılarak yerine "3- İcra inkar tazminatı talebinin reddine" ibaresinin, "4-Harçlar tarifesi uyarınca davanın kabul ve red oranına göre alınması gereken 130.099,55 TL harcın peşin alınan 15.564,39 TL harçtan mahsubu bakiye 114.535,16 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına," ibaresi çıkartılarak yerine "4- Davalı harçtan muaf olduğundan peşin alınan 15.564,39 TL harcın istek halinde davacıya iadesine" ibaresinin, "5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul ve red oranına göre AAÜT gereğince hesaplanan 98.106,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresi çıkartılarak yerine "5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul ve red oranına göre AAÜT gereğince hesaplanan 73.224,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin, "6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince davanın kabul ve red oranına göre taktir olunan 9.889,39,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresi çıkartılarak yerine "6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince davanın kabul ve red oranına göre taktir olunan 57.255,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin ve "7-Davacı tarafından yapılan 18.587,79 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 18.07037 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresi çıkartılarak yerine "7-Davacı tarafından yapılan 18.587,79 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 10.966,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.