Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1784 K.2025/3895
3. Hukuk Dairesi 2025/1784 E. , 2025/3895 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2109 E., 2025/103 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/514 E., 2024/322 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili, davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmayan davalı ... vekili tarafından karar, davacıların temyiz talebine katılma yoluyla temyiz edilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesinin davalı ... yönünden verdiği husumetten ret kararının davacılar vekili tarafından temyize konu edilmediği bu nedenle de davalı Belediyenin hükmü katılma yoluyla temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildikten sonra,
Davacıların adli yardım talebi ile davacılar vekilinin ve davalı şirket vekilinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davalılar arasında "... " sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin inşaat yapım işinde kullanmak üzere Gaziantep ilinde bulunan işletmeden "Rögar Kapakları" siparişi verdiğini, siparişlerin teslim edilmek üzere davacı ... tarafından 22.07.2020 tarihinde iş alanına getirildiğini, davalı şirket çalışanları tarafından siparişlerin boşaltıldığı esnada rögar kapaklarından birinin davacı ...’nin üzerine düşerek ağır yaralanmasına sebep olduğunu ileri sürerek; şimdilik 250,00 TL sürekli iş görememezlik tazminatı, 250,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 500,00 TL maddi tazminatın ve davacı ... için 500.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL. ... için 100.000,00 TL ve ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiş, 23.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 1.416.773,31 TL, bakıcı giderini 1.810,10 TL artırmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnşaat Enerji Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili; iş mahkemesinin görevli olduğunu, davacı ... ile davalı şirket arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından kazanın sonuçlarından da davalının sorumlu tutulmasını gerektirecek bir illiyet bağının bulunmadığını, davalı şirkete yöneltilen davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, ürünlerin boşaltılması aşamasında davalı şirketin şantiye sahasında her türlü önlemi aldığını, olayın meydana gelmesinde davacının ağır ve tam kusurlu olduğunu, davacı şirket çalışanı olmadığından davalıya kusur yüklenemeyeceğini, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; iş mahkemesinin görevli olduğunu, davalının ortaya çıktığı iddia edilen zarardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ve davacılar arasında herhangi bir iş akdinin bulunmadığını, illiyet bağının olmadığını, bu nedenle davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, Belediyenin ihale makamı olduğunu, diğer davalı ile aralarında asıl işveren alt iş veren ilişkisinin bulunmadığını, zamanaşımı süresinin doldğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı haline getirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; rögar kapakları siparişinin davalı tarafından inşaat sahasında teslimi sırasında ve yük boşaltılması esnasında rögar kapağının davacı ...'nin üzerine düşerek yaralanmasına sebebiyet verdiği, kazanın davalı şirketin sahasında ve yine davalı şirketin talebi üzerine mal sevkiyatı esnasında olduğu, davacı ...'nin kendi nam ve hesabına iş yaptığı, davacının, davalı şirket veya davalı ... çalışanı olmadığı, davalı Belediyenin ihale makamı olup, işveren sıfatının olmadığı, davacılardan ..., davacı kazazede ...'nin eşi, diğer davacılar ise çocukları olduğu, İstanbul ATK raporu ile davacı ...'nin kaza nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %46 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 12 ay olduğu, kazanın meydana gelmesinde şantiye sahasında güvenli bir alan oluşturarak ağır malzemelerin güvenli bir şekilde indirilmesine yönelik olarak uygun bir iş organizasyonunun tesis edilmemesi, tehlikeli alanlara giriş çıkışların engellenmemesi, ağır malzemelerin indirilmesi işinin ehil bir kişinin denetim ve gözetiminde yapılmaması nedenleriyle davalı ... İnş. En. Tur. San. ve Tic. AŞ'nin yerine getirmediği yükümlülüklerin kaza olayının meydana gelmesinde %70 oranında, ağır malzemelerin indirildiği alana girerek tehlikeli davranış göstermesi, kendi can sağlığını koruma ve kollama konusunda yeterli dikkat ve özeni göstermemesi nedenleriyle kazazede ...'ın yerine getirmediği yükümlülüklerinin kaza olayının meydana gelmesinde %30 oranında etken olduğu, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının 1.417.024,31 TL olduğu ve davacıya SGK tarafından İlk PSD gelirli ödeme yapılmadığı, geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 2.060,10 TL olduğunun tespit edildiği, olayın oluş şekline, tarafların kusur oranlarına, meydana gelen elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın kaza tarihindeki alım gücüne, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, hak ve nesafet kurallarına, davacının meydana gelen iş kazasında % 46 oranında malul kalıp hareket kabiliyetini önemli ölçüde yitirmesine ve başkalarının bakım ve yardımına muhtaç hale geldiği grekeçesiyle davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, diğer davacıların her biri için 15.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle davalı ... AŞ.'den alınarak davacılara ödenmesine, 1.417.024,31 TL sürekli maluliyet, 2.060,10 TL geçici maluliyet dönemi bakıcı tazminatının kaza tarihi olan 22.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle davalı ... AŞ.'den alınarak davacı ...'ye ödenmesine ve fazla talebin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; manevi tazminat tutarının hakkaniyet ilkesi göre az olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, diğer davacıların her biri için 30.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle davalı ... AŞ.'den alınarak davacılara ödenmesine, 1.417.024,31 TL sürekli maluliyet, 2.060,10 TL geçici maluliyet dönemi bakıcı tazminatının kaza tarihi olan 22.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle davalı ... AŞ.'den alınarak davacı ...'ye ödenmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili, davalı şirket vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılması nedeniyle bölge adliye mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesine göre manevi tazminata ilişkin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ... AŞ'nin kusur raporuna itiraz etmediğini, kazanın meydana gelmesinde kazazedenin kusurunun bulunmadığını maluliyet oranın az ve eksik olduğunu, maddi tazminata ilişkin hesaplamada da indirim ve mahsupların hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili; husumetin yanlış yöneltildiğine, davacı ile davalı arasında herhangi bir ilişki bulunmadığına, davacı ...'in kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğuna, kazanın meydana geldiği yerin davalının şantiye sahasının yakını olduğuna, davalıya yüklenebilecek kusur bulunmadığına, davacının ağır kusuru nedeni ile illiyet bağının kesildiğine, peşin sermaye değeri gelirli ödemenin yapılıp yapılmadığının SGK'dan sorulmadığını, hesaplamada TRH-2010 tablosunun kullanılmasının hatalı olduğuna, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, ıslahın usulüne uygun olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
3. Katılma yolu ile davalı ... vekili; lehlerine tek vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı şirket çalışanın kusuru sebebi ile meydana gelen kaza nedeni ile uğranılan sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen karara esas alınan bilirkişi raporu ve ATK raporunda; tarafların kusur oranlarının ve davacı ...'nin maluliyet oranın doğru olarak belirlendiği, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 20.05.2024 tarihli yazısında iş kazası bildirimi yapılmadığından peşin sermaye değeri yönünden işlem yapılmadığının bildirildiği, davalı şirketin, çalışanın kusuru sebebi ile meydana gelen kazada nedeniyle oluşan zarardan adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı şirket vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş, buna karşılık manevi tazminat istemleri yönünden davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilirken İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınmıştır. Oysa manevi tazminat istemleri yönünden Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gözetilerek davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesinin karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmiş olması, doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine
2.Davalı şirket vekilinin tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine,
3. Davacılar vekilinin manevi tazminat istemleri yönünden vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının B/4 bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Karar tarihinde yürürlülükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ye, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'a, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'a, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'e, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'a, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'a ödenmek üzere davalı ... AŞ'den tahsiline," yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalı şirkete yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı Belediyeye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.