Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/3484 K.2025/3749
3. Hukuk Dairesi 2024/3484 E. , 2025/3749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/359 E., 2024/320 K.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılardan ... Petrol A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... Petrolcülük A.Ş. tarafından davalı ... Petrolcülük A.Ş.ye kiraya verilen tesisin 19.01.1998 tarihli alt kira sözleşmesi ile müvekkiline kiraya verildiğini, davacının tesise büyük çaplı yatırımlar yaptığını, malik ... Petrolcülük AŞ ile kiraya veren ... Petrolcülük A.Ş.nin birleşerek ... (...) adını aldığını, taşınmazın 03.11.2006 tarihinde ... tarafından davalı ... AŞ (...)’ne satıldığını, yeni malik ile yapılan görüşmelerde, tesise yapılan ilave yatırımların bedelinin ödeneceği kabul edilerek bu kapsamda 28.12.2006 tarihli protokolün imzalandığını, protokol çerçevesinde tesisin, ilave yatırımlar ile birlikte yeni malik ... A.Ş.ne teslim edildiğini ancak protokol kapsamında ödenmesi gereken teçhizat ve ekipman bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, 924.294,50 USD' nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; taşınmazın mülkiyetinin şirkete ait olmadığını, taşınmazı 31.12.1999 tarihinde ... Petrol AŞ’ye (...) sattıklarını, satış tarihinden sonra taşınmazın diğer davalı ...'e satışına kadar geçen süreçte kira bedellerinin davacı tarafından ...'ya ödendiğini, bu sebeple husumetin kendilerine değil ...'ya yöneltilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin sözleşmenin ekinde yer alan yatırımlar listesine uygun olmadığını, sözleşmenin (15/c) maddesi uyarınca yatırım bedellerinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; kiralananın üzerindeki menkul ve gayrimenkul dahil olmak üzere bütün ekleriyle birlikte dava dışı ...'dan 03.11.2006 tarihinde satın aldığını, taşınmazın iyi niyetli maliki olduklarını, eski malik tarafından kiracıya ait olduğu bildirilen iki adet katık tankı ve iki adet katık pompası dışında her hangi bir bilgi verilmediğini, davacının 28.12.2006 tarihli protokole ilişkin iddialarının doğru olmadığını, tesisteki demirbaşların bedelinin davacıya ödeneceğine ilişkin taahhütte bulunmadıklarını, sözleşmede de bunların talep edilebileceğine dair hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen 26.06.2012 tarihli kararla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 113.650,50 TL'nin tahsiline, davalı ... hakkındaki davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 28.05.2013 tarihli ilamıyla; davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; 19.02.1998 tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralanan tesisin 31.12.1999 tarihinde dava dışı ...'ya, 03.11.2006 tarihinde ise davalı ...'e satıldığı, ... ile kiracı arasında düzenenen 16.06.2006 tarihli fesih protokolünde kiralananın en geç 31.12.2006 tarihinde tahliye ve teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, bu doğrultuda kiracının tesisi yeni malik ...'e teslim ettiği, kira sözleşmesinin “ilave yatırımlar” başlıklı (8.) maddesinde kiracının tesise yönelik bir takım yatırımlar yapması konusunda tarafların mutabık oldukları, sözleşme ekindeki listede belirtilen bu yatırımların bedelinin taraflarca yarı yarıya karşılanacağının fakat iyileştirme ve kapasite artırımına ilişkin kiracının yapacağı ilave yatırımların 100.000 USD’yi aşması durumunda önceden kiraya verenin yazılı onayının alınması gerektiğinin, “kiranın sona ermesi” başlıklı (15/C) maddesinde ise kira akdinin fesih veya her hangi bir nedenle sona ermesi halinde kiracının kiralananı olağan aşınma ve yıpranma hariç sözleşmeye uygun olarak yapılan tadilat ve tevsilere tabi olarak sözleşme başlangıcında olduğu gibi aynı durumda iade edeceği, normal kullanım dışındaki hasar ve zararların kiracı tarafından giderileceğinin kararlaştırıldığı, buna göre sözleşmede öngörülen yatırım planı doğrultusunda gerçekleştirilen yatırımların yarısının davalıdan istenebileceği, sözleşmenin (8.) maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gerçekleştirilen yatırımların 1.fıkra hükmünden ayrık olarak genel hükümler dairesinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı kiraya verenden istenebileceği, bunların maddenin birinci fıkrasında belirtilen yatırımlardan ayrık düşünülerek, satış tarihi de nazara alınmak suretiyle genel hükümler dairesinde davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporundaki gibi yarı bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalı ... yönünden ise somut olayın gelişimi itibariyle davalının 28.12.2006 tarihli protokol ile davacının talep ettiği yatırım bedelini ödemeyi taahhüt ettiği sonucuna varılamayacağına yönelik Mahkeme gerekçesi ve varılan sonuç esas itibari ile doğru ise de, davaya konu iki adet katık tankı ve iki adet katık pompası yönünden bu davalının kabulü bulunmakla bunlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 16.02.2016 tarihli kararla; davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin (8/1) maddesi gereğince 113.650,50 TL ve sözleşmenin (8/2) maddesi gereğince 191.010 USD' nin davalı ... 55.000 USD'nin davalı ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
3.Dairece verilen 17.01.2017 tarihli ilamla; davalı ... ile davacının tüm, davalı ...'ın sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; bozma ilamına uyulmasına rağmen gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, sözleşmenin “yatırım planı” kapsamında gerçekleştirecek imalatlar hakkındaki “ilave yatırımlar” başlıklı (8.) maddesinin ilk fıkrası hükmü uyarınca gerçekleştirilen yatırımlar ile ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı faydalı masrafların hesaplanması gerektiği belirtilmesine rağmen bu hususta ek rapor alınmadan karar verildiği, hükme esas alınan 29.03.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda yatırım planı dikkate alınmadan 1998 ve 1999 yıllarında davacı tarafından yapılan tüm faydalı yatırımların birlikte hesaplandığı, sözleşmenin (8.) maddesinin ilk fıkrası çerçevesinde, yatırım planı kapsamında yapılan ve davalı ... tarafından ödenmeyen faydalı masrafların, yapıldıkları tarih itibariyle ve yıpranma payları düşülmüş değerinin 1/2'sine, yatırım planı kapsamı dışında kalan faydalı masrafların ise tamamına hükmedilmesi gerekirken aynı faydalı masrafların hem USD cinsinden değerine hem TL cinsinden 1/2 sinin değerine hükmedilerek eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle karar bozulmuştur.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile sözleşmenin (8/1) maddesi kapsamında 97.542 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca USD cinsi mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte; sözleşmenin (8/2) maddesi kapsamında 100.000 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca USD cinsi mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; bozma sonrası alınan bilirkişi raporları arasında büyük farklar olmasına rağmen çelişkilerin giderilmediğinin, Mahkemece de gerekçelendirme yapılmadığını, rayicin altında hesaplama yapıldığını, davalı ...'ın sorumululuğunun sadece malik olduğu dönemle sınırlı olmadığını, davaya konu bedelin tamamından sorumlu olduğunu, ihbar olunan ...'nın davalı ... ile aynı holding bünyesinde olduğunu, ...'ın ödeme yükümülüğünden kurtulamayacağını, vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili; sözleşmenin (8/1) maddesi kapsamındaki masrafların faydalı olup olmadığının ve yıpranma paylarının tespit edilmediğini, ayrıca (8/2) maddesi kapsamında zorunlu ve faydalı masrafların ne olduğunun ne zaman yapıldığının da tespit edilmediğini, tespitlerin davacının delil olamayacak defterlerine göre yapıldığını, sebepsiz zenginleşme koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmadığını, sebepsiz zenginleşme koşullarının oluşmadığını, davacı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmayıp 2 yıllık zamanaşımı süresi solduğundan talepte bulunulamayacağını, protokole rağmen 18 yıl sonra faydalı mı zorunlu mu bakılmaksızın ve yıpranma düşülmeksizin kısmen de olsa kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, hukuken kesinleşmeyen delil tespiti dosyasının esas alınamayacağını, masraflar için 675.000 USD ödenmişken tekrar tahsil hükmü kurulmasının hatalı olduğunu, ödemenin dikkate alınmadığını, 100.000 USD'yi aşan ve yazılı onay olmayan masrafların istenemeyeceğini, davacının haklarını saklı tutmaksızın fesih protokolü imzaladığını ve ...'yı ibra ederek sözleşmeyi feshettiğini, protokole sözleşmeden kaynaklı alacağı için ihtirazi kayıt koymadığını, bilirkişiye ticari defter inceleme yetkisi vermesine rağmen dosya üzerinden inceleme yapıldığını, hükme esas alınan raporda önceki rapordaki veri, hesaplama ve değerlendirmelere göre tespit yapıldığını, hiç ödeme yapılmamış gibi direkt yatırım miktarının ½’si üzerinden hesaplama yapıldığını, vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, kiralanana yapılan yatırımlar ile masrafların tahsili istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenemeyecek olmasına göre; davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda, lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda mahkeme için zorunluluk doğar .
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tespit dosyasında hazırlanan bilirkişi raporu ile tespit edilen kalemlerin davacının ticari defterlerinde yer alan kaydi değerleri toplamının KDV hariç 1.288.917,94 TL olduğu ifade edildikten sonra, bunların 1998 ve 1999 yıllarına isabet eden kısmının yıpranma payı düşülmüş değerinin 195.084 USD olduğu belirtilmiş, bu hesaplamaya nasıl ulaşıldığı anlaşılamamış ve davalı ...'ın bu yatırımlar yönünden ödemesi olup olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmamış olup Mahkemece de bu husus gerekçelendirilmemiştir. Yine yatırım planı kapsamında olmayan masraflar yönünden ise; bu yatırımlar, yatırım planı kapsamında olanlar ile birlikte tablo üzerinde gösterilip, yatırım planı kapsamında olmayan masrafların doğrudan "faydalı" masraf olarak ifade edildiği anlaşılmış, her biri yönünden faydalı, zorunlu yahut lüks masraf olup olmadığı hususunda değerlendirmeye yer verilmemiştir. Bunların yanı sıra, yatırım planı kapsamında olup 100.000 USD'yi aşan yatırımlar ile yatırım planında yer almayan diğer masrafların "imalat tarihi" itibari ile belirlenecek değerinden yıpranma payı düşülerek hüküm altına alınması gerekirken davacının talep edebileceği masrafların "dava tarihi" itibariyle toplam değerinin hesaplanması ve taraflar arasındaki sözleşmenin (8.) maddesi uyarınca ödeme anlaşması, yalnız yatırım planı kapsamında kalıp 100.000 USD'yi aşmayan masraflara ilişkin olduğundan maddenin ikinci fırkası kapsamında olan yani; yatırım planı kapsamında olduğu halde 100.000 USD'yi aşan kısım ile yatırım planı kapsamında olmayan masraflar yönünden Türk Lirası cinsinden hesaplama yapılıp hüküm kurulması gerekirken USD cinsinden hesap yapılması ve yanılgılı değerlendirme yapılarak bu masraflara 100.000 USD üst sınır uygulanması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca Mahkemece; bozma ilamları ile taraflar yararına ortaya çıkan usuli kazanılmış haklara riayet edilmek suretiyle; taraflar arasındaki sözleşmenin (8.) maddesi uyarınca alanında uzman yeni bilirkişi heyetinden;
I. Sözleşmede öngörülen yatırım planı kapsamında olup ek listede gösterilen masraflar belirlenip sözleşmenin (8.) maddesinin ilk fıkrasına göre davalı ... tarafından yapılan ödeme olup olmadığı da gözetilerek hesaplama yapılması ve ikinci fıkrasına göre anlaşma 100.000 USD'nin altında kalan kısma ilişkin olduğundan bu kısım bakımından USD cinsinden,
II. Sözleşmenin (8.) maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yatırım planı kapsamında olup masrafların 100.000 USD'yi aşması halinde aşan kısım ile yatırım planı kapsamında olmayan masraflar bakımından ise genel hükümler çerçevesinde değerlendirme yapılarak, hangilerinin faydalı yahut zorunlu hangilerinin lüks masraflar olduğu belirlenip, faydalı ve zorunlu olduğu belirlenenlerin imalat tarihi itibariyle değerinden yıpranma payı düşülmek suretiyle, taraflar arasında yabancı para cinsinden ödemeye ilişkin anlaşmanın bunları kapsamadığı gözetilerek, Türk Lirası cinsinden hesaplama yapılmak üzere rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince taraflar yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.