Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4352 K.2025/3737
3. Hukuk Dairesi 2024/4352 E. , 2025/3737 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1356 E., 2019/375 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/259 E., 2018/179 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; asıl davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 34.106,69 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı/karşı davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı/karşı davacı vekilinin, karşı dava yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, incelemenin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen olmadığı, işin daha derinlemesine incelenmesi ve bu konuda bir araştırma yapılması gerektiği heyetçi zorunlu görüldüğünden, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddeleri uyarınca görüşmenin bırakıldığı 01.07.2025 tarihinde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Karşı davada davacı kiracı vekili; müvekkilinin kiralananı uzun yıllar eğitim kurumu olarak kullandığını, 2015 yılı ortalarında davalı kiraya verenin, kiralananın tahliye edilmesini veya kira bedelinin fahiş miktarda arttırılmasını istediğini, müvekkilinin bu isteği kabul etmemesi, bunun üzerine davalı kiraya verenin 2015 yılı Haziran ayı sonlarında yerel bir gazeteye kendisinin marka ismini de belirtmek suretiyle kiralık ilanı verdiğini, ilanın 2 ay süreyle aynı gazetede ve her gün yayınlandığını, bu ilanlar nedeniyle kurumunun kapatılacağının düşünüldüğünü, birçok velinin bu nedenle çocuklarını göndermekten vazgeçtiklerini beyan ettiğini, davalının ortaya çıkardığı ve yaydığı olumsuz söylentiler, kira sözleşmesinin devam ettiğini bile bile sırf müvekkiline zarar vermek amacıyla yaklaşık 2 ay boyunca günlük olarak sürdürdüğü gazete ilanları nedeniyle müvekkilinin kontenjanının ancak %10-15’i oranında öğrenci kaydedebildiğini, müvekkilinin maddi zararı dışında ayrıca ticari itibarının sarsılması nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek; 100.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Karşı davalı kiraya veren vekili; davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; karşı davalının kendisine ait kiralanan hakkında kiralıktır ilanlarını yaptırmasının tek başına karşı davacının ticari itibarını zedelemeyeceği, zira ilanlar içeriğinde karşı davacı şirketi kötüleyen, haklarına saldırıda bulunan söylemlerin bulunmadığı gibi kira sözleşmesinde kiraya verenin bu yönde bir olumsuz ediminin de bulunmadığı, kiraya verenin kira sözleşmesi gereğince kiralananın kullanım amacına uygun olarak tahsis edilmesi gibi diğer edimlerini yerine getirdiği, bu sebeplerle karşı davalının eylemlerinin sözleşmeye aykırı davranış olarak değerlendirilemeyeceği, yalnızca kiralanan hakkında kiralıktır ilanının yapılmış olması durumu ile kiracı şirketinin kapatılacağının düşünülmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu itibarla kiraya verenin eylemleri ile kiracının iddia etmiş olduğu zararı arasında illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; karşı davacı kiracının, kontenjanının çok az kısmını doldurabildiğini beyan ederek zarara uğradığını öne sürmüş ise de karşı davalı kiraya verenin gazete ilanı vermesinin öğrenci sayısının istenen seviyede olmaması ile uygun illiyet bağının bulunduğunun, velilerin bu yerin kapanacağını düşünerek öğrenci kaydı yapmaktan kaçındıklarının ispat edilemediğini, karşı davalı kiraya verenin gazete ilanı vermesinin kiracının kişilik haklarını zedeleyici nitelikte bulunmadığı, karşı davacı kiracının iddia ettiği olayların kişilik hakkını nasıl ihlal ettiği hususunun ispatlanamadığı, bu nedenle karşı davanın reddine ilişkin Mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Karşı davacı kiracı vekili; zarar ile ilanlar arasında çok açık bir şekilde uygun illiyet bağı bulunduğunu, ilanların yayınlanma döneminin öğrenci kaydının yapılacağı bir dönem olduğunu, dinlenen tanıkların ilanlar nedeniyle yapılan kayıt iptallerini açıkça belirttiklerini, davacı şirket ve şirketin yetkili organlarının sırf bu ilanlar nedeniyle asıl işini bırakıp bu ilanlar nedeniyle hakkında çıkan iddialarla uğraştığını, yıllardır eğitim kurumu olarak yer aldığı binadan çıkarılacağı yönünde söylentiler ile bu asılsız ilan ve iddialar nedeniyle müvekkilin ticari itibarı zedelendiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine istemine ilişkindir.
1.Dairece verilen 17.03.2020 tarihli kararla; istinaf incelemesi sonucunda verilen hükmün davalı/karşı davacı vekiline 25.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise iki haftalık yasal süre geçirildikten sonra 11.04.2019 tarihinde verildiği gerekçesiyle temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
2.Karara karşı, davalı/karşı davacı vekili tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 04.10.2023 tarihli kararı ile başvurucu vekilinin UYAP'tan 08.04.2019 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu ancak Mahkeme personelince dilekçenin UYAP işlemlerinin 11.04.2019 tarihinde yapıldığı, temyiz dilekçesinin başvurucu tarafından usulüne uygun olarak UYAP sisteme kaydedildiği tarih yerine, anılan dilekçenin Mahkemece işleme konulduğu daha ileriki bir tarihin esas alınarak temyiz başvurusunun süresinde olamadığı değerlendirmesinin kanun yolunu kullanma imkânını ortadan kaldırdığı, başvurucu üzerinde ağır bir yüke sebep olduğu, bu suretle başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçlarla orantısız olduğu, dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna ulaşıldığı belirtilerek adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Anayasa Mahkemesi kararı üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, karşı davacının ilanlar nedeniyle zarara uğradığını ispatlayamadığı, kiralık ilanlarının kişilik haklarını zedeleyici nitelikte olmadığı anlaşılmakla, manevi zarar şartları oluşmadığından karşı davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı/karşı davacı vekilinin, asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE,
2. Karşı davacı tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca karşı dava yönünden ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.